08.10.2008 10:51
YTÜ eylemlerle açıldı!
(08.10.08) - YTÜ’de akademik yıl açılışı dün gerçekleşti. Öğrencilerin katılmasına izin verilmeyen açılışta, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, YTÜ’nün “saygın” konuğu olarak yerini aldı.
YTÜ’de akademik yıl açılışı devlet erkânı ile birlikte gerçekleştirilirken, törene öğrenciler çağrılmadı. Dahası yönetimin olası bir protesto gösterisini engelleyebilmek adına çeşitli önlemler alma yoluna gittiği gözlendi. Akademik yıl açılışı YTÜ’nün sitesinden duyurulmuş, fakat katılımcıların kim olacağına dair bir açıklama yapılmamıştı. Öğrenebildiğimiz tek şey ise “bir bakanın" törene katılacağı idi. Ancak katılacak bakanın kim olduğu son ana kadar gizlendi. Sonuç olarak, üniversitelerin asli özneleri dışlanmış, üniversiteleri sermayeye peşkeş çekenler bu açılışa davet edilmişti.
YTÜ yeni döneme girerken siyasal gençlik gruplarından yansıyanlar…
YTÜ resmi olarak bu şekliyle açılırken, okuldaki politik öznelere ortak olarak örgütleyebileceğimiz bir çalışma ile bu durumu teşhir etmemiz gerektiğini ifade ettik. Gençlik hareketinin dağınık tablosu ve siyasal öznelerin apolitik yaklaşımlarının bir sonucu olarak yaptığımız öneri yanıtsız kaldı.
Bu konuda “TKP’li Öğrenciler”le ortak bir eylem yapmayı önerdik. Fakat TKP'li Öğrenciler'in eylemi salt AKP karşıtlığı üzerinden örgütlemek istemeleri üzerine ortak bir eylem zemini yaratılamadı. Bunun üzerine TKP’li Öğrenciler tek başlarına hareket ederek açılışın yapılacağı Oditoryum'a girmek istedi. TKP'li Öğrenciler'e izin verilmemesi üzerine Tonoz Kafe önüne dönen TKP'li Öğrenciler, burada olayı teşhir eden bir konuşma yaptılar. Ardından giriş kapısı önüne kadar bir yürüyüş gerçekleştirerek basın açıklaması yaptılar.
“AKP, YÖK, MGK, TÜSİAD… Sermaye defol üniversiteler bizimdir!
Söz, yetki, karar hakkı istiyoruz!”
Üniversitenin asli bileşenlerinden yalıtılmış bir şekilde “akademik yıl açılışı” yapmak isteyenlerin demokrasi söylemlerine karşın, YTÜ’nün nasıl bir tablo ile açıldığını teşhir eden Ekim Gençliği imzalı bir çalışma ile bu durumu protesto ettik.
Üniversitelerin %10 harç zammıyla açılmasının ticarileşen eğitimin en somut göstergelerinden biri olduğu, öğrencilerin yemek, ulaşım ve barınma gibi sorunlarının çözümsüzlüğü, YTÜ’de düşüncelerini ifade etmek isteyen öğrencilerin sistematik bir biçimde soruşturma terörü ile karşı karşıya kaldığı ve bu soruşturmaların öğrencilere ceza olarak geri döndüğü, demokrasiden bahsedenlerin öğrencilere söz hakkı tanımadığı ve üniversite gençliğinin düzen içi taraflaşmanın içine çekilmek istendiği yönünde çeşitli konuları içeren bir duvar gazetesini yaygın olarak kullandık. Gün içerisinde aynı içerikli bildiri dağıtımları gerçekleştirdik.
Açılış etkinliğinde söylenebilecek yalanlara karşı sözümüzü söylemek için Oditoryum'da konuşmak istedik. “AKP, YÖK, MGK, TÜSİAD… Sermaye defol üniversiteler bizimdir! Söz, yetki, karar hakkı istiyoruz!/Ekim Gençliği” şiarlı ozalitimizi açarak ve sloganlarla içeri girmek için Oditoryum önüne geldik.
Daha önce içeride konuşmak için hazırlanan isim listelerine, ismimizi yazdırmamıza rağmen içeri girmemiz engellendi. “İçeride yer yok” yalanıyla içeri sokulmadık. Biz de böyle bir açılışın öğrencilerden bağımsız yapılamayacağını, öğrencilere söz hakkı tanınması gerektiğini, demokrasiden bahseden kesimlerin demokrasi anlayışlarının ne olduğunun bu tablo ile ortaya çıktığını ifade eden bir teşhir konuşması yaptık. YTÜ’nün hangi sorunlarla açıldığını vurguladık. Oditoryum'un önünde konuşamayacağımızı bildiren özel güvenlik ve çevik polisi bizi iterek ve zor kullanarak oradan uzaklaştırmaya çalıştı. Antidemokratik bir uygulama ile içeri alınmamazı protesto etmek için basın açıklamasını Oditoryum önünde okumaya başladık. Fakat çevik polisi zor kullanarak ve kollarımıza girerek bizi Oditoryum'dan uzaklaştırmaya çalıştı. Basın açıklamasını Oditoryum önünde yapmak konusunda ısrar edince fiziki müdahale ile karşılaştık. Polisin uyguladığı terörü Sloganlarla protesto ederek üniversiteleri YÖK’e, gerici taraflaşmalara ve çetelere bırakmayacağımızı ifade ettik.
YTÜ'de bir kez daha antidemokratik uygulamalarından biri sergilendi. Üniversite yönetimi özel güvenlik ve çevik kuvvet polisin devreye sokarak devlet terörünü üzerimize saldı. Ancak, üniversitelerin sahipsiz olmadığını eylemimizle bir kez daha göstermiş olduk.
YTÜ / Ekim Gençliği