06.11.2009 17:17
Gençlik YÖK'e ve YÖK düzenine karşı bir kez daha alanlardaydı!
Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim için YÖK'e hayır!
(06.11.09) - 12 Eylül faşist darbesinin üniversitelerdeki postal izi olan YÖK'ün, kuruluş yıldönümü bugün çeşitli eylemlerle protesto edildi. Eylemlerde eşit, parasız, bilimsel anadilde eğitim talebi ön plana çıkarken, üniversitedeki baskı ve anti-demokratik uygulamalar teşhir edildi. Kardeş Kürt halkının taleplerinin de işlendiği açıklamalarda öğrenciler YÖK karşıtı mücadelelerini sürdüreceklerini ilan ettiler.
YÖK Karşıtı Öğrenciler:
YÖK Karşıtı Öğrenciler, gelecek ve özgürlük talebi ile 6 Kasım’da Beyazıt Meydanı’ndaydı. YÖK’e ve YÖK düzenine karşı seslerini her yerde yükselteceklerini ve mücadelelerini büyüteceklerini haykıran YÖK Karşıtı Öğrenciler, anti-demokratik uygulamalara ve ticarileşen eğitime karşı Beyazıt Meydanı’nda olduklarını ifade ettiler.
Çeşitli üniversitelerden ve liselerden bir araya gelen öğrenciler, Beyazıt Tramvay Durağı’nda toplandıktan sonra saat 12.30'da "YÖK'e rake, zanîng gehê rızgar bıke! / Xwendekaren lı dıji YÖK'e" pankartını açarak Beyazıt Meydanı’na yürüdüler.
Sloganlarla meydana gelen kitleyi "Soruşturmalara ve baskılara son. Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim için YÖK'e hayır! / YÖK Karşıtı Öğrenciler" pankartı ile İÜ Merkez Kampüsü’nden çıkan öğrenciler karşılandı. Burada İstanbul Üniversitesi’nden uzaklaştırma cezaları alan ve Demokrasi Nöbeti’nin 16. gününde olan öğrencilere destek konuşması gerçekleştirildi. Konuşmanın ardından kitle Beyazıt Meydanı’na yürüdü ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
Türkçe ve Kürtçe olarak okunan basın metninde 12 Eylül faşist darbesinin bir ürünü olan YÖK’ün kuruluş amacına vurgu yapıldı. 6 Kasım 1981’de kurulan YÖK ile 28 yıl boyunca üniversitelerde birçok anti-demokratik uygulamanın ve ticarileştirme saldırısının hayata geçirildiği ifade edildi.
Üniversiteleri adım adım sermayenin talanına açan YÖK’ün, saldırıları hayata geçirebilmek için üniversiteleri kışlaya çevirdiği vurgulandı.
Kriziyle debelenen YÖK düzeni saldırılarını yoğunlaştırıyor
Kapitalizmin krizinin öğrenciler üzerindeki etkisinin yakıcı bir biçimde hissedildiğinin belirtildiği açıklamada, çeşitli üniversitelerdeki paralı eğitim uygulamalarından örnekler verildi.
İşçi ve emekçi çocuklarının eğitim hakkının adım adım gaspedildiğine ve gençliği bekleyen geleceksizlik saldırısına işaret edildi.
Mesleklerde yaşanan yeniden yapılandırma süreciyle birlikte üniversite bittikten sonra yetkinlik/uzmanlık, ücretsiz stajyerlik, ücretli formasyon gibi saldırılarla karşı karşıya kalan gençliğin ucuz iş gücü olarak sermayenin kölesi olma ile karşı karşıya bırakıldığı söylendi.
YÖK düzeninin ekonomik saldırılarını hayata geçirebilmek için baskı ve zora başvurduğu ifade edilirken, hak arama mücadelesinin, üniversitelerde süren devrimci faaliyetin soruşturma ve cezalarla bastırılmak istendiği kaydedildi.
Soruşturma terörünün bir baskı aracı olarak kullanıldığının belirtildiği açıklamada, İstanbul Üniversitesi’nde 54 öğrenciye, toplam 14 yıl 9 ay “ceza” verildiği ,ayrıca YTÜ’de araştırma görevlisi Özgür Sevgi Göral’ın katıldığı televizyon programında Kürt sorununa dair düşüncelerini ifade etmesi sonucunda yapılması gereken atamasının yapılmaması ile anti-demokratik uygulamalara bir halka daha eklediği ifade edildi.
“Açılım” eşliğinde Kürt halkına dönük imha ve inkar politikalı sürüyor
“Kürt açılımı”, “demokratik açılım” söylemleriyle Kürt halkına dönük imha ve inkara dayalı politikaların sürdüğünün ifade edildiği açıklamada çoban kızı Ceylan’ın kirli savaşta katledildiği belirtildi ve sorunu bizzat yaratan devletin çözüm sunamayacağı ifade edildi.
Anadil talebi üzerinden de göstermelik adımlarının yetersizliğine dikkat çekilirken bugüne kadar ki kazanımların, atılmaya çalışılan adımların basıncının Kürt halkının yıllardır vermiş olduğu mücadelenin sonucu olduğu söylendi. Çözümün devlette değil Kürt halkının vereceği mücadelede olduğu vurgulandı.
Liseliler gelecek ve özgürlük istiyor!
Kürtçe ve Türkçe okunan basın açıklamalarının ardından liseliler de konuşma yaptılar. Liselerde paralı eğitim, baskıcı uygulamalar ve ÖSS gibi sorunların dillendirildiği açıklamada, Üniversite öğrencileri ile verilecek ortak mücadelenin önemine vurgu yapıldı.
Konuşmaların ardından kitle Beyazıt Marşı’nı söyledi ve sloganlarla araç kapısına yürüdü. Çıkış kapısının önünde Çav Bella Marşı’nın söylenmesinin ardından eylem sona erdi.
Beyazıt Gazetesi, Ekim Gençliği, DGH, DPG, YDGM, DİP'li Öğrenciler, Tüm-İGD’nin örgütlediği eyleme PDG ve Ekmek ve Özgürlük destek verdi.
"Diplomalı işsiz olmayacağız", "Anadilde eğitim istiyoruz", "Soruşturmalar, ve cezalar geri çekilsin", "Herkese parasız eğitim hakkı" ve "Fakülteler arası geçiş yasağına son" dövizlerinin açıldığı eylemde ,"YÖK, polis, medya, bu abluka dağıtılacak!", "YÖK kalkacak, polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek!", "Eşit, parasız, bilimsel anadilde eğitim!", "Sermaye defol üniversiteler bizimdir!", “Yaşasın halkların kardeşliği!”, Bıji bratiya gelan!”, "Müşteri değil öğrenciyiz!", "Yaşasın devrim ve sosyalizm!" sloganları atıldı.
Eğtim-Sen 6 No’lu Şube Beyazıt Meydanı’ndaydı!
Saat 12.00’de ana kapı girişi önünde basın açıklaması gerçekleştiren Eğitim-Sen 6 No’lu Şube ve KESK İstanbul Şubeler Platformu YÖK’ün üniversitelerdeki işlevinin teşhir etti.
Üniversitelerin asli sahibi olan akademik ve idari personelin. öğrencilerin ve onların örgütlerinin söz, yetki ve karar mekanizmalarından dışlandığının ifade edildiği açıklamada, muhalif seslerin baskı ve cezalandırma yöntemleri ile boğulmak istendiği belirtildi.
Üniversitelerde emekçilerin iş güvencesinden yoksun bırakıldığı belirtilirken, taşeron işçiliğin ve sözleşmeli idari personel kullanımının yaygınlaştırıldığı ifade edildi. Araştırma görevlilerine yönelik 50-D saldırısının mücadele ile şimdilik duraksatıldığının söylendiği açıklamada iş güvencesinin, akademik özgürlüğün, özgür ve bilimsel üretim için, demokratik üniversite için şart olduğu ifade edildi.
Eylemde “Yaşasın, bilimsel, demokratik eğitim!”, “Ferman devletin, üniversiteler bizimdir!”, “ Doktoralı işsiz olmayacağız!” sloganları atıldı.
DÖB’ten 6 Kasım protestosu
Eğitim-Sen’in açıklamasının ardından devrimci Öğrenci Birliği Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “İşçi sınıfı, halklar ve tutsaklar özgürleşmeden öğrenci gençlik özgürleşemez / Devrimci Öğrenci Birliği- DÖB” pankartının açıldığı açıklamada müzik ve şiir dinletisinin ardından okunan açıklamada yıkım ve çöküşe karşı sokaklarda devrim mücadelesinin sürdüğü, öğrenci gençliğin devrimci enerjisine vurgu yaptı.
Demokrasi Nöbeti’ne Rektör Yunus Söylet’ten gelen karalamalara yanıt verildi
İstanbul Üniversitesi’nde Demokrasi Nöbeti’ni sürdüren öğrenciler DÖB’ün açıklamasının ardından basın açıklaması gerçekleştirdiler. Açıklamada yarattıkları kamuoyu ile İÜ’deki anti-demokratik uygulamaları teşhir ettiklerini söylediler ve bunun sonucu olarak Yunus Söylet’in verdikleri mücadeleyi karalamaya çalıştığının ifade ettiler. İÜ’nün resmi sitesinden Söylet’in “sayıları 70’i bulmayan mobil profesyonel öğrenciler” olarak kendilerine saldırdığını ifade eden öğrenciler rektörlüğü kınadı.
Üniversite Öğrencileri: “Üniversiteler AKP’ye teslim olmayacak!”
YÖK Karşıtı Öğrenciler’den sonra eylemlerine başlayan "Üniversite Öğrencileri" Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdiler. “Üniversiteler AKP’ye teslim olmayacak! / Üniversite Öğrencileri” ve “AKP = Paralı eğitim + Gericilik - Biz liseliler bu işte YÖK’üz – Üniversite öğrencilerinin yanındayız / Lise öğrencileri" pankartı açıldı. Merkez Kampüs’ten çıkan öğrencilerin de Beyazıt Meydanı’na gelmesi ile basın açıklaması okundu. Açıklamada AKP iktidarı ile hesaplaşmak için Beyazıt Meydanı’nda olunduğu vurgusu yapıldı. AKP iktidarının üniversiteleri kendi arka bahçesine çevirdiği ve paralı eğitim uygulamalarının yaygınlaştığının ifade edildiği açıklamada bilime ve akademik özgürlüğe saldırıldığı söylendi. Gerici kadrolaşmaların yaşandığının belirtildiği açıklamada üniversitelerin bilimin ve aydınlığın kalesi yapılacağı ifade edildi.
Konuşmaların ardından kitle kapı önüne giderek burada sergilenen tiyatro gösterimini izledi. Eylem Gençlik Muhalefeti, Öğrenci Kolektifleri. TKP ve EMEK Gençliği tarafından örgütlendi.
Genç-Sen: “YÖK var oldukça, geleceğimiz için YÖK’e karşı yürümeye devam edeceğiz”
Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilen son YÖK protestosu Genç-Sen, Özgür Eğitim Platformu ve Tüm Öğrenci Velileri Derneği İstanbul Girişimi tarafından örgütlendi. Genç-Sen alanda “Barınamıyoruz, ulaşamıyoruz, okuyamıyoruz, YÖK’e karşı yürüyoruz – 7 Kasım’da Ankara’da miting’deyiz! – Genç-Sen" pankartı ile yer alırken, ÖEB “Düşünüyorum öyleyse YÖK başaramadı / Özgür Gençlik Platformu” pankartını açtı.
Öncelikle İÜ anakapı önünde veliler gerçekleştirdikleri açıklama ile öğrencileri mücadelelerinde yalnız bırakmayacaklarını belirttiler. Ardından Gen-Sen adına yapılan basın açıklamasında, öğrencilere söz hakkı tanınmadığı, öğrencilerin üniversitelerde polislerin, ÖGB’lerin, faşist çetelerin şiddet ve saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı ve bunların da YÖK’ün eseri olduğu ifade edildi.
Paralı eğitim uygulamalarının kıskacında öğrenimini devam ettirmeye çalışan gençliği mezuniyet sonrasında işsizliğin beklediğinin ifade edildiği açıklamada. Bu düzende gelecek olmadığı vurgulandı.
YÖK’e karşı 7 Kasım günü Ankara’da gerçekleşecek eyleme çağrı yapılarak bitirilen açıklamada ÖEP de bir konuşma gerçekleştirdi.
Kızıl Bayrak / İstanbul