08.02.2012
19.11.2009 16:54

Reklamla açığa çıkan korku…

 

 

Korkuları olmaya devam edeceğiz!

R. U. Kurşun

 

Bir reklam yayınlanıyor televizyonlarda... Finansbank’ın yatırım reklamı… Ancak, bu reklamın diğerlerinden bir farkı var. Friedrich Engels’i kullanıyor reklamında, sözde tabuları yıkmak, çağın değiştiğini söylemek için. Ancak sosyalizme ve kurucularına saldırmak işin esası.

Bu çabaları ne ilktir ne de son olacaktır. Lenin’in büstlerini yıkanlar, Che’yi tüm dünyada bir reklam malzemesi olarak kullanmaya çalışanlar, “Marx haklı çıktı” diyerek yapıtının içini boşaltmaya uğraşanlar, Nazım Hikmet’i, Deniz Gezmiş’i sahiplenerek zararsız romantikler haline getirme çabasında olanlar, şimdi de Engels’in peşindeler.

Finansbank’ın reklamının asıl anlamı

Reklamda Engels’in bildiğimiz anlı-şanlı sakalıyla portre çizimi var ve animasyonla beraber Engels traş ediliyor ve saçı-sakalıyla “çağımıza ayak uyduruluyor.” Ve bir söz: Ekonomi çağa ayak uydurdu, yatırım anlayışınız eskide kalmasın!Ve bu reklamla gizlemeye çalıştıkları kendi sömürü sistemleri... Reklamda değiştiği söylenen şey ancak ve ancak bankaların “İşçi-emekçilerin paralarına nasıl el koyarız?” sorusuna verdikleri yanıttır. Yoksa bu paralara ‘yatırım’ olarak el koymalarında bir sorun yoktur. Bizler için bu metodların değişmesinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.

Bankaların sermayenin dolaşımını sağladığı, dahası merkezileşmenin ve tekelleşmenin işçi sınfının bütün birikimine el koymanın bir aracı olduğu, Engels ve takipçisi olan bizler için açıktır. Burada Brecht’in bankalar üzerine söylediği sözü söylemeden geçmeyelim: “Banka kurmanın yanında, banka soymanın lafı bile edilmez!”

Söylenecek söz açıktır: Engels’in sakalını ancak animasyonlarda, reklamlarda kesebilirsiniz. Şimdilik, çizimlerle oyalanın, yarın onu da yapamayacaksınız. Çünkü o figürün arkasında bir düşünce vardır. O düşünce yenilmezdir. Sizler Engels’in saçını, sakalını kesebilirsiniz, ancak bir parçası olduğu yapıtı, asla! Çünkü o yapıt, 1871 Paris barikatlarında ölümsüzleşen 60.000 komünar, 1917 Ekim’inde ayağa kalkan Rus proleteryası tarafından yaşatılmaktadır. Proleteryayı sömürüden kurtaracak olan mücadelelerde tüm dünya proleteryası tarafından sahiplenilecek ve sonsuza dek yaşatılacaktır. Bu reklam da burjuvazinin çaresizliği olarak tarihin çöplüğündeki yerini alacaktır.

Değişen çağ, değişmeyen gerçekler

Reklam çağın değiştiğini söylüyor. “Eskide kaldı” diyor, sosyalizm ve sosyalizme ait olan herşey için. Engels’i karşısına alıp “Senin sistemin öldü, çağa ayak uydur, bugünkü sisteme göre kendini şekillendir” diyor. Babası fabrika sahibi olmasına karşın hayatını kendisi kazanan ve bütün varlığını sosyalizm mücadelesine adamış birisi, bugün olsaydı “Finansbank’a yatırım yapardı” demeye getiriyor.

Reklama göre sosyalizm düşüncesi çağa ayak uyduramıyor. Bir yanıyla doğrudur, sosyalizm ne 150 yıl önce ne de bugün kapitalist sisteme ayak uyduramamaktadır. Bundan sonra da bu düzene yak uydurmayacaktır.

“Pek sayın burjuvalarımız” açısından birçok şey değişmiş, kapitalizmin kimi metodları değişmiş olabilir. Ancak değişmeyen üç şey vardır.

Birincisi, burjuva sınıf egemenliğidir. Çağ değişse de bu düzen yıkılmadığı sürece iktidarın sınıfsal yapısı, artı-değer sömürüsü, emek-sermaye çelişkisi değişmeyecektir.

İkincisi, kapitalizm karşısında sosyalizmin 150 yıl önceki kadar taptaze ve kanlı canlı tek alternatif olmaya devam edişidir. Şu sözler hafızalarımızdan ve savaş bayraklarımızdan silinmeyecektir: “Ya barbarlık içinde çöküş, ya sosyalizm!”

Üçüncüsü, burjuvazinin korkularıdır. Sosyalizm ve komünizm karşısında duydukları sonu gelmez korkularıdır değişmeyen, Komünist Manifesto’da daha 1848’de söylendiği üzere: “Avrupa'da bir heyula kol geziyor — Komünizm heyulası. Köhne Avrupa'nın tüm güçleri; Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisi bu heyulaya karşı kutsal bir sürek avı için aralarında ittifak etmişlerdir.”

Bu ne menem bir sistemdir ki, sözde “tarihin sonu” gelmişken ve kapitalizmin hiçbir alternatifi yokken dahi sosyalizme ve değerlerimize saldırmaktadır. Madem sosyalizm halen güncel değil, neden ona ve kurucularına karşı bir anti-propagandaya girişmektedirler. Cevabı açık: Çünkü, kendi kapitalizmleri çöpe atılmayı beklemektedir. Ve onlar bunun farkındadırlar. Bu sonu değiştirmek içindir tüm beyhude çabaları.

Bilimsel sosyalizmin kurucularından burjuvaziye yanıt

Marx’ın mezarı başında Engels’in yaptığı konuşma, Marx’ın yerine Engels’i koyduğumuzda anlamın hiç değişmediğini göreceğimiz bir yanıttır burjuvaziye:

Çünkü Marx, her şeyden önce bir devrimciydi.

İşte bu yüzden zamanının en sevilmeyen ve en çok karaçalınan adamı oldu. Mutlakiyetçi olduğu kadar cumhuriyetçi hükümetler de kovdular onu; tutucu burjuvalar ile aşırı demokratlar onu karaçalma ve kargışlara boğmakta birbirleri ile yarışıyorlardı. O bütün bunları, hiç aldırmaksızın, örümcek ağları gibi yolunun dışına atıyor ve ancak çok zorunlu durumlarda yanıtlıyordu. Sibirya madenlerinden Kaliforniya'ya değin, Avrupa ve Amerika'nın her yanına dağılmış, tüm dünyanın milyonlarca devrimci militanı tarafından ululanmış, sevilmiş ve aklanmış olarak öldü o. Ve ben çekinmeden söyleyebilirim ki, onun birçok karşı-düşüncede olan hasmı olabilirdi, ama kişisel düşmanı pek o kadar yoktu.

Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!”

 Ekim Gençliği / Sayı: 121 Kasım 2009


YAZICIYA GONDER


Şubat
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4