29.12.2009 17:18
Kapitalizmde çözümsüzleşen barınma sorunu ve Hak İhlalleri Raporu'ndan yansıyanlar
Sosyal Haklar Derneği Nisan-Mayıs-Haziran ayları 2009 Hak İhlalleri Raporu açıklandı. Rapor dernek tarafından son dört yıldır hazırlanmakta ve Çalışma Yaşamında Yaşanan İhlaller, Barınma ve Kentsel Yaşam Hakkı, Sağlık Hakkı, Eğitim Hakkı, Engelli Hakları, Sosyal Politika ve Yardımlar alt başlıklarından oluşmaktadır. Hazırlanan raporlar "Türkiye'de yaşanan sosyal hak ihlallerini kamuoyuna sunmayı ve bu ihlallere dikkat çekmeyi" amaçlamaktadır.
Kapitalizmin krizinin etkilerinin en keskin şekilde hissedildiği 2009 yılında kriz bahanesi ile işten çıkarmaların, ücretsiz izinlerin, ücret ve hak gasplarının artması ile paralel olarak raporda da "Çalışma Yaşamında Yaşanan İhlaller" başlığı öne çıkmaktadır. Raporda öne çıkan bir diğer başlık ise "Barınma ve Kentsel Yaşam Hakkı" başlığıdır. Bu başlık altında konuta erişimde yaşanan sıkıntılarla birlikte çalışma yaşamına ait hak ihlalleri dikkat çekmektedir.
İMO: "TOKİ, 'Yoksullara yardım eden Robin Hood efsanesi" değil, rant alanlarını zenginlere 'akıllı evler' yapmak üzere değerlendiren bir kurum."
Barınma ve Kentsel Yaşam Hakkı başlığı altında TOKİ ile ilgili haberler ilk sırada yer almaktadır. Barınma sorununa sağlıklı ve ucuz çözüm için kurulduğu iddia edilen TOKİ'nin bu soruna çözüm üretmek bir yana mağduriyet yaratmaktan başka bir işlevinin olmadığı açıktır. Sermaye devletinin bir aygıtı olan TOKİ sistemin çıkarları doğrultusunda, yani piyasaya yönelik konut üretmektedir. Raporda yer alan Evrensel Gazetesi'nin 4 Haziran tarihli haberinde TOKİ'nin konut üretme mantığı şöyle özetlenmiştir: "Başbakanlık Toplu Konut idaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) amacı her ne kadar 'yoksullara sağlıklı evler sağlamak' gibi gösterilse de, İnşaat Mühendisleri Odası'nın (İMO) hazırladığı 'TOKI Değerlendirme Raporu' bunun aksini söylüyor. İMO'nun raporuna göre TOKİ, 'yoksullara yardım eden Robin Hood efsanesi' değil, rant alanlarını zenginlere 'akıllı evler' yapmak üzere değerlendiren bir kurum. Raporda, yoksullara ise kalitesiz konutlar verildiğine dikkat çekilerek, TOKİ'nin toplam yatırımlarının yüzde 90'ının AKP'ye yakın 36 firmaya verildiğine işaret ediliyor. TOKİ'nin dar gelirli kişilere sağladığı sınırlı konutların kalitesiz olduğu belirtilen raporda, dar gelirlilere verilen konutların üzerinden iki yıl geçmeden çürümeye başladığı kaydedildi. 2008 yılında TOKİ'nin daha önce sattığı konutlarda iade oranının artmaya başladığı, 2008 yılı içinde satılan 55 bin 338 adet sosyal konuttan yüzde 3.9'unun, yani 2 bin 166 'sının iade edilmek istendiği vurgulanıyor. "
TOKİ ile ilgili diğer haberlerde müteahhit firmaların dolandırıcılık yapması, konutların zamanında teslim edilmeyerek hak sahiplerinin mağdur edilmesi, yerleşime geçmiş toplu konut alanlarında altyapı eksikliğine dayalı mağduriyetlerin yaşanması, toplu konut şantiyelerinde yaşanan iş kazaları görülmektedir. TOKİ ile ilgili haberlerin yanında Barınma ve Kentsel Yaşam Hakkı başlığı altında "evsizlik" ile ilgili haberler öne çıkmaktadır. "Evsizlik" sorunu da kapitalizmin krizine ve giderek artan işsizliğe işaret etmektedir.
Kentsel dönüşüm-yenileme projeleri: Sağlıklılaştırılma, iyileştirme yalanları ile kentsel arazilerin sermayeye peşkeş çekilmesi...
Kentsel dönüşüm adı altında kentsel arazilerin sermayeye peşkeş çekilmesinin, bununla birlikte işçi ve emekçilerin barınma haklarının ellerinden alınmasının etnik kimlikleri nedeni ile tecrit boyutuna varan iki özel örneği olan Sulukule ve Samsun örnekleri de raporda TOKİ ile ilgili haberlerde yerini almıştır. Sulukule'de "Kentsel Yenileme Projesi" adı altında evleri yıkılarak yerlerinden edilen Romanlar'ın mağduriyeti TOKİ konutlarının zamanında teslim edilmemesiyle katmerlenmiştir. Samsun 200 Evler'de ise "Kentsel Dönüşüm Projesi" adı altında TOKİ'nin yaptığı konutlara taşınan Romanlar'a TOKİ tarafından "taksitlerini ödemedikleri" gerekçesiyle "evlerden 15 gün içerisinde çıkın" tebligatları gönderilmiştir. Ayrıca SASKİ tarafından borçların ödenmediği gerekçesiyle 200 Evler Mahallesi'nde bulunan 264 konutun suları kesilmiştir.
Barınma sorununa kalıcı çözüm sosyalizmde!
Hak İhlalleri Raporu'ndan yansıyan haberler barınma sorunun geldiği noktayı çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu soruna çare olduğu iddia edilen kentsel dönüşüm, kentsel yenileme gibi projelerin, ucuz ve nitelikli konut üretme iddiası ile kurulan TOKİ gibi sermaye devletine ait aygıtların işçi ve emekçilerin ihtiyaçlarına cevap vermediği ise açıktır.
Engels, barınma sorunun gerçek çözüm yolunu anlattığı "Konut Sorunu" adlı kitabında Manchester'ın yüzkarası olarak adlandırılan Küçük İrlanda yerleşiminin yaşadığı dönüşüm üzerinden yaptığı değerlendirmede özlü bir biçimde ifade etmektedir:
"Kapitalist üretim biçiminin işçilerimizi her gece içine kapattığı hastalıkların üreme yeri, rezilane delik ve bodrumlar ortadan kaldırılmamıştır; yalnızca başka yere kaydırılmıştır! Onları ilk yerinde yaratmış olan aynı ekonomik zorunluluk daha sonraki yerinde de yaratmaktadır. Kapitalist üretim biçimi var olmaya devam ettiği sürece, konut sorununun, ya da işçilerin yazgısını etkileyen herhangi bir başka toplumsal sorunun tek başına çözümleneceğini ummak budalalıktır. Çözüm, kapitalist üretim biçiminin ortadan kaldırılmasında ve bütün geçim araçlarına ve iş araçlarına bizzat işçi sınıfının el koymasında yatmaktadır."
(Ekim Gençliği, Sayı: 122, Aralık 2009)