08.02.2012
29.12.2009 17:12

Katsayı tartışmalarından dökülen burjuva eğitim sistemidir!

 

Ülkenin gündemine Danıştay, YÖK ve Tayyip Erdoğan arasında bir tartışmaya ve karşılıklı dalaşmaya varan bir katsayı tartışması dayatıldı. Katsayı tartışmasında kendi çıkar hesaplarıyla hareket eden her iki taraf da bizleri kandırmanın ve kendilerini haklı çıkartmanın derdindeler. Ancak tüm tartışmalar bugünkü özel mülkiyete dayalı kapitalist sistemin bize dayattığı burjuva eğitim istemine ucundan bile dokunmuyor.

ÖSS ve AOBP ile dayatılan geleceksizlik

On yıllardır ÖSS sistemi ve AOBP ile burjuva eğitim sisteminin temelinde var olan eşitsizlik, işçi emekçi çocuklarına üniversite kapılarının kapatılmasının birer aracı olarak kullanılmaktadır. Liselerde verilen eğitimin niteliksizliği ve anti-bilimsel oluşu, ezberci bir eğitim alıyor olmamız, daha ilk öğretimden başlayarak, lise ve üniversitelerde sınıfsal farklılıklara göre okulların farklılaşması ile hangi sınıfa mensupsan onun bu sistemdeki geleceği kadar gelecek imkanın olduğu gerçeği yüzümüze vuruluyor. Parası olanın iyi okullara giderek daha "nitelikli" eğitim aldığı bir düzende yaşıyoruz. Üniversiteye girebilmenin dershanelere, özel derslere ne kadar para döküldüğüyle orantılı olarak değiştiği, tamamen ezbere dayalı, bilgi, zekâ veya yetenek değil, paranın ölçüt olduğu bir sınav sistemiyle karşı karşıyayız. Bu sınav sistemi de bozuk eğitim sisteminin ve çürüyen düzenin bir aynasıdır esasında. AOBP ile karşımıza çıkartılan iyi liselerden mezun olanlar daha yüksek puan alırlarken, notlarımız ne kadar iyi olursa olsun, burjuva kıstaslara göre kötü okullardan mezun olanlar daha düşük puan alıyorlar. Esasında eğitimin niteliksizliğinin bir diğer aynası da açıkta kalan binlerce okul birincisinin varlığıdır. Okullarda verilen eğitim o kadar niteliksiz ki okul birincisi olmak bir üniversiteyi kazanmaya yetmiyor.

Katsayı tartışmalarıyla koparılan sahte fırtına

Tüm bu adaletsizliğin ortasında adalet getireceğini iddia ederek birbirleriyle dalaşanlar, bizleri çözümsüzlüğe mahkûm etmek istiyorlar. Gerçek adaletsizliği ve eşitsizliği kendi katsayı tartışmaları ile gizlemeye çalışıyorlar.

Yıllardır uygulanan katsayı sistemi düzen içi çatışmada varılan dengenin bir ifadesiyken, bugün bu denge bozulmaya çalışılmaktadır. Danıştay'ın, YÖK'ün üniversiteye giriş sınavında katsayı uygulamasını kaldırılması yönündeki kararının yürütmesini durdurması ile ilgili olarak Başbakan Erdoğan "Bu karar tamamıyla ideolojik bir karardır" demektedir. Doğrudur, ancak yetersiz bir tespittir. Burjuva hukuku her alanda olduğu gibi, katsayı tartışmalarında da ideolojik kararlar almaktadır. Bu ideoloji sürekli olarak işçi sınıfının karşısında, burjuva klikleri arasındaki dengenin ifadesi bir ideolojidir esasında.

Dinci parti, sözcüsü olduğu sermaye çevrelerinin çıkarlarını hükümet olma avantajıyla en iyi şekilde savunmaya, bunun kendisine kazandırdığı olanakları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmaktadır. Yıllardır dinci gericiliği kullanarak yaratığı seçmen tabanının isteklerini yerine getirme çabasındadır. Bir dönem türban üzerinden yapılan tartışmalar, şimdi de katsayı sorunu üzerinden yürütülmektedir. YÖK, görünürde katsayılardaki adaletsizliği gidermek ve eşitlik adına katsayıları eşitlemeye çalışmaktadır. Bu, dinci parti açısından imam hatip liselerinden mezun olanların üniversitelerde farklı bölümlere girmesinin önünü açacaktır. Mesele gençliğin gelecek isteğine yanıt oluşturmak değil, tabanının desteğini yitirmemek ve şu anda düzen içi taraflaşmadaki avantajlı konumunu korumak, geliştirmek ve dinci gericiliğin etkisi altına yetiştirilen gençliği toplumun daha yaygın bir kesiminde var etmektir. Bu yüzdendir ki Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Deniz Baykal gibi burjuva siyasetçiler fırtına koparmaktalar. Bülent Arınç; "Bayramdan sonra ne Danıştay kalacak, ne Bülent Arınç" diyerek tartışmayı bir ölüm kalım meselesi gibi algılatma derdindedir. Böylece esasında toplum nezdinde taraflaşmada dinci partinin elini güçlendirmeye çalışmaktadır.

Tayyip Erdoğan, "karar ideolojiktir" ve "olayın muhatabı YÖK'tür" diyerek, YÖK'teki etkinliklerini kullanma derdindedir. Baykal ise "Teknik eğitim konusu olarak değil, siyasi çatışma konusu olarak ele alındı. Konunun tümü zaten ideolojik" sözleriyle esasında herkesin peşinde olduğu siyasal rantı açıklarken, kendisi de tartışmadan rant kapma derdindedir.

Tek çözüm, kendi geleceğimiz için ayağa kalkmakta!

On yıllardır eğitimdeki eşitsizliği çözme konusunda ne YÖK, ne AKP, ne CHP, ne de Danıştay adım atmıştır. Yıllardır katsayılardaki eşitsizlik üzerinden yürütülen tartışmayı da bir ranta çevirmeye çalışmaları doğaldır.

Katsayı tartışmaları nasıl sonlanırsa sonlansın, tek çözümün burjuva eğitim sistemini ve onu var eden kapitalist düzeni ortadan kaldırmakta olduğu her adımda yeniden görülmektedir. Bunun için düzen cephesinin sahte fırtınalarına karşı ellerimizi birleştirerek, onları silip süpürecek fırtınaları yaratmalıyız.

(Ekim Gençliği, Sayı: 122, Aralık 2009)

 


YAZICIYA GONDER


Şubat
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4