05.04.2007 13:08
Küreselleşme çilesini kadınlar çekiyor
Uluslararası yardım kuruluşu OXFAM küreselleşmenin etkilerinden en çok kadınların mağdur olduğunu bildirdi. Yardım kuruluşuna göre 35 milyon kişi, dağıtım şirketleri aracılığıyla büyük uluslararası zincirler, yani küresel devler için çalışıyor. Çalışanların yüzde 85’i kadın.
Küreselleşmenin etkilerinden en çok mağdur olanların başında kadınların geldiği saptamasını yapan OXFAM’a göre düşük ücret veren ülkelerde spor ayakkabıları diken, montaj bandında çocuk oyuncaklarını monte eden ya da dev meyve plantasyonlarında ürünü toplayanların çoğunluğu kadınlar.
UFAK TEFEK İŞLER KADINLARA
Küreselleşmede kadının rolüne dikkat çeken "Küreselleşen Kadın" adlı bir kitap yazan Christa Wichterich, bu tür kalifiye eleman aranmayan işlere kadınların uygun görüldüğünü belirtiyor. Witchterich, "İşte bu yüzden biz kadınlar ufak tefek işler bulabiliyoruz. Saat başına iş, kiralanma, evden çalışma gibi... Yani şu anda, küreselleşmeye tipik bir şekilde gelişen ve üretim maliyetlerini düşüren çalışma şekilleri" diyor.
Şehirde çalışabilme imkanı, Asya ya da Afrika’daki pekçok kadın için köylerini terkedip kendi ayakları üzerinde bir yaşam kurmaları için ilk fırsatı sundu. Ancak fabrikalarda çalışmak aynı zamanda haftada 70 saate varan sürelerde, üstelik çok kötü çalışma koşulları altında çalışmak anlamına geliyor.
Christa Wichterich, "Aralarından çok sayıda kadın birkaç yıl sonra tamamen tükenmiş bir halde işi bırakmak zorunda kaldı ya da giderek daha hızlanan çalışma temposuna artık ayak uyduramadıkları için işten çıkarıldılar" dedi.
KADINLARIN GEÇİM KAYNAKLARI ELİNDEN ALINIYOR
Küreselleşme kadınların karşısına başka zorluklar da çıkarıyor. Özellikle de Afrika’nın yoksul bölgelerinde küçük değişiklikler bile kırılgan ekonomik yapıyı tamamen çökertebiliyor. Süpermarket zincirlerinin giderek yayılması pekçok ülkede örneğin iç piyasadaki fiyat dengesini bozuyor ve kadınların asgari geçim kaynaklarını da elinden alıyor.
Uzun yıllar Almanya’da yaşayan ve birkaç yıl önce ülkesi Tanzanya’ya geri dönen Margret Mshana, "Sebzeleri var, sütleri var, ancak bunu pazara götürüp satamıyorlar. Çünkü süpermarketlerde yeterince var, insanlar oraya gidiyor. Köydeki kadın ürününü satamıyor. Sonra fiyatı düşürmek zorunda kalıyor, bu da sütün başka mallarla takası anlamına geliyor. Hiçbir şey satamazsa da eli boş evine dönüyor" şeklinde konuştu.
KÖY KADINLARI ZOR DURUMDA
Bu şekilde iç tarım giderek çöküyor, köy kadınları önemli bir geçim kaynağını kaybetmiş oluyor. Büyük şirketler kendi büyük ekim alanlarını kurmak üzere geniş topraklar satın aldıklarında da yerli tarımın geliştirilmesi için fırsat kalmıyor. Kadınlar kendi halkları için üreteceklerine Avrupa ve ABD pazarı için üretir hale geliyor.
Ancak bu da onlara hayatlarını sürdürecek asgari koşulları sağlamıyor. Örneğin kahve plantasyonlarının hızla sanayileşmesi ile üretimde giderek daha fazla makine kullanılıyor. Yani kadınlar, önce çiftçi olarak kendi geçim kaynaklarını kaybettikten sonra, küresel şirketlerin plantasyonlarındaki işlerinden de oluyor.
ANF, 5 Nisan 07