13.10.2008
06.07.2007 17:05

Düzen partileri hangi kadınlara sesleniyor?!

 

(06.07.07) - Seçimlerin yaklaşması ile beraber düzen partileri hemen hemen her konuda fikir beyan etmeye başladı. “Kadınların toplumsal yaşamdaki rolü” başlığı ise seçimlerden de önce tartışılmaya başlanmıştı. Bütün partilerin seçim bildirgelerinde kadınlara özel bölümlerin ayrılması, aday listelerine kadınların da girmesi ile sonuçlanan bu tartışmanın merkezini ise kadınların siyasal yaşamdaki temsiliyeti oluşturuyordu. Burjuva politikacılar meclisin vizyonu için bir kısım kadına özel ilgi gösterirlerken, burjuva kadınlar ise “kadını en iyi kadın anlar” diyerek sınıflar üstü bir kadın sorunu tanımladılar. Sonuçta düzen partileri ve burjuva kadın örgütleri elele vererek garip bir formül yarattılar: “Kadın sorunun kökeninde temsiliyet sorunu vardır! Kadını en iyi kadın anlayacağından ve düşüneceğinden meclise ne kadar çok kadın girerse sorun da o kadar çözülebilir olur!” Bu garip formül, (elbette açıktan böyle ifade edilmiyor ama yaratılan algı bu) bu ülkede Tansu Çiller isimli bir kadın başbakan olduğunun hatırlatılması ile çürütülebilir elbette! Ancak bu algıyı çürütmek emekçi kadın sorununun çözülmesi anlamına gelmeyecektir. Emekçi kadınların sorunlarının bu düzende çözülmesinin olanağı yoktur! Bu çerçevede düzen partilerinin bildirgelerinde seslendiği kadın, emekçi kadın değildir! Emekçi kadınlar bir seçimde daha tıpkı toplumsal yaşamda olduğu gibi kenara itilmiştir!

Düzen partilerinin seçim programlarında işçi ve emekçi kadınlara yer yok!

Özellikle AKP ve MHP’nin seçim bildirgelerinde göze çarpan nokta, söz konusu partilerin kadın sorununu aile içi şiddet ve aile içinde “eşitlik”ten ibaret algıladıkları. Söz konusu bildirgelerinde fabrikalarda ucuz emek cehennemini yaşayan, sigortasız, güvencesiz, kreşsiz çalışan kadınlara ilişkin tek bir söz, tek bir vaat yer almıyor. “Eşit işe eşit ücret” yaklaşımının yanından bile geçilmiyor!

Kapitalizmin yasaları merkezli sömürülen kadın emeği sorununu düzen partilerinin çözebilme olanağı yok. Zira onların bu düzendeki rolü söz konusu sömürünün sürekliliğini güvence altına almak! Söz konusu partilerin bildirgelerinde eşitlik tanıyacaklarını ifade ettikleri kesim, tekstil atölyesindeki genç kadınlar ya da tütün işçileri değil, onlar burjuva kadınlarını, kendi eş ve çocuklarını düşünüyorlar!

İşçi ve emekçi kadınlar kapitalizmin sömürü cenderesi içerisine sıkışmış bir yaşam yaşamaktadır. Ev yaşamının bütün yükünü çeken bu kadınlar, bir yandan da fabrikalarda sömürünün en ağırına maruz kalmaktadırlar. İşçi ve emekçi kadınların sorunlarını çözmek, “çalışma hayatında eşitliği sağlayacağız”, “Aile içinde eşitliği sağlayacağız” gibi ne olduğu belirsiz cümlelerle olacak iş değildir. Bu konuda somut adımlar atmak gerekmektedir. Bu ise, ancak sömürünün kaynağı olan kapitalizmin ortadan kalktığı, ev emeğinin toplumsallaşarak kadının omuzlarına binen bir yük olmaktan çıktığı koşullarda mümkündür. Açık ki, bunları yapacak olan da düzen partileri değil, işçi sınıfı ve emekçi kesimlerin kendisidir! İşte bu yüzden düzen partilerine verilecek her oy, emekçi kadınların bugün mahkum edildiği çifte sömürüye onay vermek, kadının gerek ev yaşamındaki gerekse fabrikadaki köleliğine ses çıkarmamak anlamına gelecektir!

Düzen partilerinin seçim programlarında Kürt kadınına yer yok!

Düzen partilerinin seçim bildirgelerinde kadın sorununu ele aldıkları ve bu sorunu çözmeye ilişkin vaatlerini sıraladıkları bölümlerde “Kürt kadınının” esamesi bile okunmuyor. Töre cinayetleri karşısında sıfır tolerans vb. söylemlerin öne çıkartıldığı, kadının aile içindeki konumunun ele alındığı bildirgeler, Kürt emekçi kadınlarının karşı karşıya kaldığı cinsel ve sınıfsal sömürüyü derinleştiren ulusal sömürüye gözlerini yumuyor. CHP’nin programında Kürt kadınlarının yok sayılması çok daha açık göze çarpıyor. "Kadınlar haklarını alacak, Türk kadını, ekonomide, eğitimde, siyasette haklarına kavuşacak, kimliğini bulacak." diyen CHP, bu söylemi ile Kürt kadınlarının haklarını elinin tersi ile ittiğini doğrudan açıklamış oldu.

MHP’nin halihazırda bir açıklama yapması zaten gerekmiyor. Faşist partinin programında Kürt kadınlara ilişkin herhangi bir ifade yer almıyor. Ancak milliyetçi-gerici partinin Kürt sorunu konusundaki yaklaşımı, Kürt kadınları konusundaki yaklaşımını da belirliyor.

Kürt emekçileri bu coğrafyada belki de en fazla ezilen, en fazla baskı ve şiddete maruz kalan kesimlerdir. Onlar hem kadının tarihsel cinsel sömürüsünün sorunları ile karşı karşıya kalırlar, hem sınıfsal sömürüyü farklı milliyetlerden kadın kardeşleri ile eş bir biçimde yaşamaktadırlar. Bütün bunlara eklenen ulusal sömürü ise Kürt emekçi kadınlarına gerek devlet terörü, gerek işkence, gerekse anadilini konuşma özgürlüğünün gaspı olarak ama hep ağır faturalarla geri dönüyor!

İşte bu yüzden düzen partilerine verilen her oy, Kürt emekçi kadınlarının özgürlük mücadelesine sırt çevirmek, onların üzerinden eksik olmayan devlet terörüne ve toplumsal yaşamdaki ötekileşmiş konumlarına onay vermek anlamına gelecektir!

Kadınlar, düzen partileri için vitrin süsüdür!

Erken seçim kararı alınmadan önce, seçim rüzgarlarının esmeye başlaması ile beraber siyasette kadının yeri üzerine uzun uzadıya tartışıldı, hatta bu konuyla ilişkili çeşitli kampanyalar bile örgütlendi. Kadın sorununun temel çelişkilerine teğet geçen bu tartışmalar, erken seçim kararı ile beraber düzen partilerinin aday listelerinde kadınların kafa sayısına indirgendi. Aday listelerinde kadınlar yine sayısal açıdan erkekler tarafından ezildikten sonra gözler bu kez seçim programlarına çevrildi. Düzen partileri kadınları arkalarına yedekleyebilmenin telaşı ile bir takım vaatleri, “yapacağız, edeceğiz” leri alt alta sıralamaya başladı. Ancak sonuç, bu noktada da burjuva kadınların beklentilerinin dahi karşılanamaması oldu.

Sonra seçim çalışmaları başladı. Ağar’ın partisindeki kadınlarla röportajlar, CHP’li kadınların boy boy fotoğrafları, Nene Hatun güzellemeleri... Kadının ev köleliğine, maruz kaldığı ucuz emek sömürüsüne dair tek bir söz bile edilmeyen bu süreç içerisinde ortaya tek bir gerçek dökülmüş oldu: “Düzen partileri için kadın kenar süsüdür!”

Kapitalizmle beraber kadın artık bir metadır! Kadın tek başına bir vücuttan, bir bedenden, bir et parasından ibaret algılanmaktadır. Saçıyla, başıyla, makyajıyla... Sermaye düzeninin reklam araçlarından biri de kadındır! 22 Temmuz seçimleri iyi bir örnektir. Bu seçimlerde kadınlar düzen partilerinin demokratik görüntüsünün ölçeği ilan edilmiştir. Bu yüzden söz konusu partilere süs bebekleri ihraç edilmiştir. İşte bu yüzden düzen partilerine verilecek her oy; kadının vitrin süsüne indirgenen toplumsal rolüne onay vermek anlamına gelecektir!

Kadınlara eşitlik söylemi düzen partileri için koca bir yalandır!

Seçim bildirgelerinde yazanlar da, meydanlardaki vaatler de boş, anlamsızdır! Düzen partileri gerçek yüzlerini meclis kürsülerinde birbirleri ile iktidar yarışına girdiklerinde ortaya koydukları erkeklik kriterleri ile defalarca göstermişlerdir. Eşine tokat atan milletvekilini savunurlarken, kadın ayrımcılığını derinleştiren yasaları çıkartırken, çalışma hayatındaki eşitsizliği derinleştiren sosyal yıkım saldırılarını artarda hayata geçirirken maskelerini düşürmüşlerdir.

Onların bugün “eşitlik, eşitlik” diye ortaya çıkmaları seçim icabıdır. Oy avcılığı meclisteki icraatlarını da, söylemlerini de unutturmuştur onlara. Bu ülkenin başbakanı kadınlara eşitlik vaat ettiği gün, başka bir partiye saldırırken “bekara karı boşamak” ile başlayan bir cümle kurabilmiş, bu ülkeye cumhurbaşkanı olarak önerilen isim, “erkeklik” kriterini ortaya atabilmiştir. Geçmişte ünlü bir kadın bakan kadınlara “bekaret kontrolü” yapılmasının ısrarcı savunucusu olmuştur.

Gerçekler apaçık ortadadır. Düzen partileri kadın sorununu bu seçimlerde de teğet geçmiştir! Çünkü emekçi kadın sorunu bu düzenin seçim bildirgelerine sığmaz! Bu düzenin yasalarıyla çözülmez! İşte bu yüzden düzen partilerine verilecek her oy kadınların daha fazla aşağılanması, ezilmesi, ikincil konumunun pekiştirilmesi anlamına gelecektir! Ve işte bu yüzden bu seçimlerde ve bundan sonra hiç bir zaman, emekçi kadınlardan düzen partilerine oy yok!


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2