21.11.2008
10.11.2007 00:30

Türkiye eşitlikte İran’dan geride!

 

(10.11.07) - Dünya Ekonomik Forumu, 2007 yılına ilişkin “Cinsiyet Eşitsizliği Raporu”nu bir endeksle beraber açıkladı. 128 ülkenin incelenmesi sonucunda hazırlanan rapor ve endeksin sonuçları çarpıcı! Türkiye kadın-erkek eşitsizliği sıralamasında 121.! Ortadoğu halklarına uygulanan terörün gerekçelerinden birine dönüştürülen kadın-erkek eşitsizliğinde Türkiye bu zamana kadar İran vb. ülkelerin önüne “örnek islam devleti” olarak sürülüyordu. Ancak araştırmanın sonuçları gösterdi ki, İran, Mısır, Moritanya gibi ülkeler de dahi kadın-erkek eşitliği Türkiye’dekine oranla daha gelişkin.

Raporda Türkiye’ye ilişkin şu sözlere yer verildi: “2006’da 105. sırada  olan Türkiye, şimdi 128 ülkeyi kapsayan 2007 sıralamasında 121.’dir. Türkiye 2007 sıralaması özgün 115 ülkeyi içeren tabloya göre yeniden sıralama yapılsaydı 108. olacaktı. Türkiye en alt sıralardaki Avrupa ülkelerinin oldukça altında bulunmayı ve dört alt-endekste de en düşük ortalamalı performans sergilemeyi sürdürüyor: Ekonomik katılım ve fırsat eşitliğinde 118., eğitime erişimde 110., sağlık ve hayatta kalma sıralamasında 87. ve  politik yetkilendirmede 108.’dir.”

Oldukça akademik bir dil ve üslupla sunulmuş olan raporda Türkiye’deki doğum koşullarından, kadın sağlığına, siyasal yaşamda kadının temsil hakkından, bu hakkın içeriğine kadar çok sayıda başlıkla ilgili olarak verilere yer verildi. Sonuç olaraksa Türkiye’de geçen seneye oranla kadın-erkek eşitliğinin gerilediği sonucuna varıldı.

Kadın ile erkek dünyanın neresinde eşit?!

Yayımlanan raporu, zengin veri içeriğine rağmen bir kenara bırakarak bu soruya bir yanıt aramak yerinde olacaktır. Kadın ve erkek dünyanın neresinde / hangi coğrafyasında eşit? Öncelikle kapitalist toplumlarda kadın, çalışma yaşamına adım attığı anla beraber eşitsizliğin belki de en çarpıcı ve sürekli biçimiyle karşı karşıya kaldı. Örneğin Türkiye’de kadın işçiler, erkek işçilerle aynı maaşı almıyorlar. Birçok sektörde kadın işçi çalıştırmak, maliyeti düşürmekle aynı anlama geliyor.

Yine kapitalizm kadının ataerkil düzenden kaynaklanan eşitsiz konumunu çözmüyor, aksine bu farklı saiklerden beslenen cinsel gericilik, kapitalistler eliyle toplumları denetim altında tutmanın temel bir aracı olarak bugüne uyarlanıyor.

Bu iki gerçek, yani kadınlar üzerindeki çifte sömürünün ve doğal olarak çifte eşitsizliğin sürdüğü gerçeği bizleri kadın ve erkeğin dünya üzerinde eşitlendiği bir coğrafya olmadığı sonucuna götürüyor. Ki rapor bu gerçeği teyit ediyor. Kadının gerek cinsel olarak gerekse cinsinden kaynaklı işgücü açısından eşit görülmemesi gerçeğinin yanına eğitim, sağlık gibi kamusal hizmetlerden eşit şartlarda faydalanamama sorunu da ekleniyor.

Açıklanan ilgili rapor Türkiye’deki kimi kadın örgütlenmeleri cephesinden de özellikle incelenmeli. “Meclise bir kadın gerek” diyerek seçim dönemi kampanyalar başlatan kadın örgütleri de bu rapora bakarak, kadın-erkek eşitsizliğinin meclise daha çok sayıda kadının girmesi ile çözülemeyeceğini rahatlıkla kavrayabilir.


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30