17.05.2008
06.01.2008 02:00

SSGSS kadın işçileri vuruyor!

 

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı yolda. Hükümetin zaman kaybetmeden sabırsızlıkla hayata geçirmek istediği yasa, sağlığı hak olmaktan çıkartarak “prim” ve “katılım payı” gibi yeni uygulamalarla parayla alınıp satılan hizmet haline getiriyor. Bununla birlikte sigortalılar aleyhine de bir dizi yeni düzenleme getiriyor. “Sosyal güvenlik reformu” aldatmacasıyla sağlıkta yenilik yapacağını söyleyen sermaye hükümeti milyonlarca işçi ve emekçinin geleceği ile oynuyor. Kuşkusuz işçilerden kamu emekçilerine kadar toplumun tümünü ilgilendiren bu sosyal yıkım saldırısı her zaman olduğu gibi bir kez daha işçi ve emekçi kadınları da hedefliyor.

5510 Sayılı Kanun’un 16. maddesi işte bu saldırının somut maddelerinden biri. Sigortalı kadın veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe doğumdan sonraki altı ay süresince her ay doğum tarihinde geçerli olan asgari ücretin üçte biri tutarında (aylık 195 YTL) emzirme ödeneği verilmesi ön görülmüşken bu hüküm daha uygulanmadan ortadan kaldırıldı. Hükümet önce bu miktarı asgari ücretin onda birine indirmek istedi. Son olarak ise tasarıda emzirme ödeneğinden yararlanmak için son bir yıl içinde en az 120 gün prim ödeme koşulu getirildi ve altı ay yerine bir defaya mahsus olmak üzere 195 YTL emzirme yardımı verilmesini kararlaştırdı.

Sağlığı alınır satılır bir hale getiren yasa, doğacak çocukların da kazanılmış haklarını gaspediyor. Asgari ücretle çalışan, açlık sınırı altında yaşayan yığınları ölümün kucağına bırakan yasa, sermayedarların ağzını sulandırıyor, cebini dolduruyor.

Genel Sağlık Sigortası, sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmayı bir hak olarak tanımlıyor ise de sigortalının “prim” ve “katılım payı” adı altında alınacak bir bedel karşılığında sağlık hizmetlerinden yararlanılmasını içeriyor.

Genel Sağlık Sigortası, GSS finansmanın asgari ücretin 1/3’ünün altında geliri olanlar dışında çalışanlardan alınacak primlerle karşılanmasını öngörüyor. Yani, herhangi bir nedenle yoksul (!)  kategorisine girmeyen fakat prim de ödememiş olanlar, sağlık hizmetlerinden yoksun kalabilecek. Sağlık sigortası için yoksulluk sınırı bugünkü haliyle 139.60 olarak belirlenmiştir. Aylık geliri bu miktarın üzerinde olanlar her ay 73 ile 475 YTL arasında genel sağlık sigortası primi ödemek zorunda kalacaklardır. Sağlık harcamalarını karşılamaya yönelik olarak ücretler veya kazançlardan kesilen primler ancak ücret ve kazancın kayıtlı olduğu ve tutarının bilindiği durumlarda doğru bir şekilde toplanabilir. Türkiye’de olduğu gibi, işgücünün sadece küçük bir kısmının kayıtlı olarak çalıştığı, birçoğunun aldığı ücretin doğru olarak beyan edilmediği bir durumda kesinti olarak prim almanın ne kadar zor olacağı açıktır. Prim ödemeyenlerin de sağlık hizmetlerinden yararlanamayacağı gerçeği de orta yerde durmakta.

Çalışan kadınlar, bu yasadaki uygulamalardan daha fazla zarar görecek. Çünkü Türkiye’de farklı sektörlerde çalışan milyonlarca kadın işçinin sigortasız, güvencesiz ve kayıtdışı çalıştığı bilinmektedir. Sermaye iktidarı için kadın ikinci cinstir. Erkeğin ve evin kölesidir ya da patronun. Ucuz iş gücüdür. Bu nedenle yasalarda bile ikinci konumdadır, hakları gaspedilir, kayıtdışı çalıştırılır...

İşçi ve emekçiler bugüne kadar haklarını mücadelelerle kazandılar/korudular. Mücadelenin gücüyle elde edilen kazanımlar bugün sermaye iktidarı tarafından pervazsızca gaspedilmeye çalışılıyor. Kazanılmış hakların korunması ve geliştirilmesi ancak ve ancak mücadele ederek gerçekleşecektir. Bu mücadelede kadın işçi ve emekçilerin omuzlarındaki sorumluluk büyük. Çünkü onlar sömürüyü ve eşitsizliği katmerleşmiş bir şekilde yaşıyorlar. Yaşamın yarısı olanlar, kavganın yarısı da olmak zorunda! Özgürlük ve eşitlik mücadelesinde bir adım ileri çıkarak geleceği için mücadele etmek zorunda!


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1