28.02.2008 20:28
Emekçi Kadın Kurultayı’na mesajlardan...
Özgürlük ve eşitlik için bir adım ileri!
Özgürlük ve Eşitlik İçin Bir Adım İleri Kurultayı’na!
İşyerlerimizin yoğunluğu nedeniyle kurultayınıza katılamıyorum. Ancak davetinizden dolayı Novamed Grevcileri adına sizlere teşekkür ediyorum.
Kendisini aşan bir mücadele biçimi olarak Novamed Grevi Kadın hareketi ile emek hareketinin birlikteliğini sağladı. Novamed grev sürecinde ulusal ve uluslararası kadın ve emek hareketinden aldığımız destek başarımızda önemli bir yer tutmuştur. Grevimizin kadının cins ve sınıf olarak ezilmişliğine sömürü ve vahşi çalışma koşullarına karşı onurun, direncin ve umudun simgesi olduğuna inanıyoruz. “Kadınız örgütlüyüz, daha daha güçlüyüz!” sloganı tüm hak ve özgürlükler mücadelesinde bize yol gösterdi.
Sizlerinde bu doğrultuda yürüttüğünüz mücadele ve faaliyetlerinizi önemsediğimizi belirtir, kurultay şahsında Novamed grevcileri adına tüm katılımcıları en yüksek duygularımızla selamlıyoruz.
Fatma Özüm
Petrol-İş Sendikası Mersin Şubesi Yönetim Kurulu üyesi
Novamed İşyeri Baştemsilcisi / Antalya
* * *
Kapitalizme meydan okuyan kadınlara selam!
Kadınlar için tarih ve coğrafya belki de kendini hiç bu kadar anlamlı kılmadı. Klara Zetkin 1910 yılında 2. Enternasyonel’de 8 Mart’ı dünya kadınlarının dayanışma ve mücadele günü olarak kutlanmasını önerirken, Ağustos ayında Bursa’da ipek üreten kadın işçiler bu toprakların ilk kadın eylemini GREV’ini yapıyorlardı. Bursa’nın ipek kadınları, 14. yüzyılda köle çocuk, kadın pazarı olan Ulucami’nin bahçesinde kaynar sular içinde çektikleri ipeğin, dokudukları kumaşın, diktikleri elbisenin karşısında kaderlerine meydan okuyorlardı.
Kapitalizmin acımasız koşullarına meydan okuyan tüm kadınlara selam olsun!
Emekçi kadın Komisyonları’nıza başarılar diliyoruz.
Emekli-Sen Kartal Şubesi
**
Emekçi Kadın Kurultayı’na!
Demokratik hakların gün ve gün budandığı, sağlık, eğitim, iş güvencesi gibi temel hakların yok sayıldığı bir süreç yaşıyoruz. Kadınların ezilen cins olmasından kaynaklı olarak bu saldırı ve hak gasplarından daha fazla etkileneceği açıktır. Böylesi bir süreçte kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesine güç katacağına inandığımız Emekçi Kadın Kurultayı’nı düzenlemeniz oldukça anlamlı. Kadının dilini, rengini, sesini mücadeleyle birleştirecek önemli bir adım olan Emekçi Kadın Kurultayı’nı selamlıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi
* * *
Bu adımınızı coşkuyla selamlıyoruz!
Milyonlarca emekçinin emeğine yönelik hak gasplarının her geçen gün derinleştirilerek artırıldığı günümüzde emeği kayıtdışı bırakılan ve kayda değer görülmeyen milyonlarca kadın, ikinci cins olmaktan kaynaklı çok daha yoğun ve derin saldırılarla karşılaşmaktadır. Kadınların emeğine, bedenine ve kimliğine yönelik baskı ve sömürünün arttığı böylesi bir süreçte mağduriyeti değil mücadeleyi esas almanın bir sonucu olarak gerçekleştirdiğiniz Emekçi Kadın Kurultayı’nın yaşamın yarısını oluşturanların dünyanın yükünü sırtında taşımasına karşı yürütülecek mücadelede önemli bir adım olduğunu düşünüyor, kadın mücadelesinin bugünden yürütülmesi yönündeki bu güçlü adımı coşkuyla selamlıyoruz.
Demokratik Kadın Hareketi
* * *
Emekçi kadın devrim mücadelesinde aktif rol almalıdır!
Kökeni özel mülkiyetin çıkışına kadar uzanan kadın sorunu, ezenler ve ezilenler arasında süren mücadelede, hala en önemli toplumsal sorunlardan biri olma özelliğini korumaktadır. Ezilen sınıfın kadını, sınıflar mücadelesinin tarihi boyunca hep en fazla ezilen olmuş, katmerli bir sömürüyle yüzyüze kalmıştır. Kadının köleci ve feodal toplumda yaşadığı ezilmişlik, sömürü ve her türden baskı, kapitalist toplumda daha azgınca bir baskı ve sömürüye dönüşmüştür.
Emekçi kadınlar, bugün hala fabrikada patron baskısına, evde erkek egemen, gelenek-görenek, örf-adetler ve dinsel inançların baskısına maruz kalmaktadır. Kadını toplumdan dışlamaya dönük anlayışın sonucu olarak ortaya çıkan çok yönlü baskı, kadını dün olduğu gibi, bugün de ezmekte, horlamaktadır. Dahası, kadın dün olduğu gibi, bugün de bir cinsel obje ve meta olarak görülmektedir.
Emperyalist işgallerin, yağma ve talanın giderek yaygınlaştığı günümüzde, bu durumdan en fazla etkilenenler de yine ezilen kesimin kadınları olmaktadır. İşgallerde halkların başlarına yağdırılan bombalar, kullanılan kimyasal-nükleer vb. silahlar nedeniyle işgal topraklarındaki kadınların doğurduğu özürlü çocuk sayısında bile büyük bir artış yaşanmakta, sayısız kadın işgalcilerin tecavüzüne uğramakta, vahşice katledilmektedir.
Bunun içindir ki, Emekçi Kadın Komisyonları’nın hem böylesi bir süreçte, hem de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü arifesinde örgütlediği Emekçi Kadın Kurultayı oldukça anlamlıdır. Bu anlam ise, çok yönlü olarak sömürülen ve ezilen kadınları, onları gerçek kurtuluşa götürecek olan sınıf mücadelesine yakınlaştırmasında, emekçi kadının devrim mücadelesi içinde aktif rol almasına katkı sunmasında yatmaktadır.
Emekçi Kadın Komisyonları’nın düzenlediği bu kurultayı, işte bu duygu ve düşüncelerle selamlıyor, başarılı geçmesini ve amacına ulaşmasını temenni ediyoruz.
Göğün yarısı olan kadın, kavganıın da yarısıdır!
Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz!
Partizan
* * *
Emekçi kadınları gelecek ve özgürlük için mücadeleye!
İstanbul’da emekçi kadınları kölelik zincirlerine karşı özgürlük ve eşitlik mücadelesine çağıran ve kurtuluşu umudumuzu örgütleyen İstanbul Emekçi Kadın Komisyonları’nı ve İstanbullu işçi ve emekçileri devrimci duygularımızla selamlıyoruz..
Sermaye iktidarının iliklerine kadar çürüdüğü, sömürünün ve sefaletin perçinlendiği, halkların birbirine kırdırılmaya ve burjuva düzen gericiliğinin yaşamın her alanında hâkim kılınmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Dünyanın yarısı olan emekçi kadınların böylesi bir dönemde sesi soluğu olacak bir kurultay örgütleyen İstanbul Emekçi Kadın Komisyonları’nı kutluyoruz. Emekçi kadınların yaşamlarında karşı karşıya kaldığı yakıcı sorunlara karşı örgütlenmenin, yüzlerce yıllık baskı, ezilmişliğe karşı mücadeleyi büyütmenin olanaklarını tartışacaksınız. Burjuva düzenin milyonları karanlığa mahkum etmeye çalıştığı bugün aydınlığı büyüteceksiniz.
Kurultayınız emekçi kadını; sömürü düzenine karşı bir adım ileri çıkaracak muazzam bir olanak yaratacağını biliyoruz. Emekçi kadınların yaşamın farklı alanlarında karşı karşıya kaldığı sorunlara sınıf çizgisiyle bakacak önemli bir mevzi elde edeceğimize inanıyoruz. Kurultayın gündemleri bunun en somut kanıtıdır. Emekçi kadınların sınıf kavgasına kazanılması için ortaya koyduğunuz uzun soluklu çaba ve emekle emekçi kadınları kucaklamaya çalıştınız. Sanayi bölgelerinden semtlere kadar emekçi kadınları gelecek ve özgürlük için mücadeleye çağırdınız. Kapitalist sömürü çarklarının hızlandığı bugün emekçi kadının kurtuluşu; bu düzenin temellerine yönelmekten geçmektedir. Emekçi kadını sınıf mücadelesinin ve sınıf örgütlülüklerinin en ön saflarında yer almaya çağıran çağrınızın kendi zemininde yanıt bulacağına inancımız tamdır.
Özgürlük ve eşitlik için emekçi kadınlar bir adım ileri!
Ankara BDSP
* * *
Gerçek kurtuluşun adresi sosyalizmdir!
Yaşamın yarısından, işçi sınıfının yarısından yükselen “Özgürlük ve eşitlik için bir adım ileri” şiarıyla düzenlenen kurultayımızı selamlıyoruz.
Bu kurultay, emekçi kadınların, devrim ve sosyalizm mücadelesinde de atmış olduğu önemli bir adımdır.
Bizler biliyoruz ki, özgürlük ve eşitliğin, gerçek kurtuluşun adresi sosyalizmdir. Ve bir kez daha vurguluyoruz ki:
Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz!
Ekim Gençliği
İstanbul Liseli Gençlik Platformu
Kadınlar devrimci mücadelede yerini almalıdır!
“Özgürlük ve eşitlik için bir adım ileri!” şiarıyla düzenlenen kadın kurultayınızı devrimci duygularımla selamlıyorum. Ben Hollanda’da yaşayan ve eğitim sektöründe çalışan bir öğretmenim. Kadın sorunu buralarda sanki yokmuş gibi bir izlenim yaratılmakta ve bu sektörde çalışan çoğu emekçi kadın 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar gününün varlığını bile bilmemektedir.
Kapitalist sistem tarafından sömürünün arttığı, kadının çifte sömürü ile metalaştırıldığı bir süreçten geçiyoruz. Ülkemiz Türkiye’de sayısız sorunun biriktiği ve katmerleştiği bir süreçte bireysel özgürlükler adı altında yapılan türban tartışmaları ve türbana yasal bir statü verilerek parlementodan geçirilmesi kadınların herzamankinden daha çok aşağılandığına açık bir örnektir.
Artık kadınlar kölelikten kurtulup özgürlük ve eşitlik için bir adım ileri çıkıp devrimci mücadelede yerini almalıdır. Zorluklar ve baskılar karşısında, sosyalist mücadelenin güncel hale geldiği günümüzde siz emekçi kadın yoldaşların verdiği bu anlamlı çaba taktire değerdir.
Emekçi kadın kurultayı çalışmalarınızı coşkuyla selamlıyor, kurultayınızın başarılı geçmesini diliyor, hepinizi en içten devrimci coşkumla kucaklıyorum.
Emekçi kadının kurtuluşu yanlızca sosyalizmle mümkün olacaktır!
Filiz Dilan
Bir eğitim emekçisi / Hollanda