21.11.2008
09.03.2008 07:39

Eskişehir’de 8 Mart etkinliği

 

 

(09.03.08) - Devrimci kurumlar tarafından 8 Mart günü gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından saat 14.30’da bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlik, düzen tarafından içi boşaltılmaya çalışılan 8 Mart’ın emekçi kadınların mücadeleleri sonucunda kazanılan ve bir mücadele günü olduğuna vurgu yapan kısa bir açılış konuşmasıyla başladı. Açılış konuşmasından sonra mücadelede yitirdiklerimiz için yapılan saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından Emekçi Kadın Komisyonları tarafından hazırlanan “Yaşamın yarısından, kavganın yarısına…” adlı sinevizyon gösterimi ilgiyle izlendi. Sinevizyon bölümünün ardından panele geçildi. Panele konuşmacı olarak Sibel Özbudun, DKH temsilcisi ve Emekçi Kadın Komisyonları temsilcisi katıldı.

Sibel Özbudun konuşmasında istatistiksel bir takım bilgilerle, kadınların üretimdeki yerini belirtti ve ataerkil kültürün kadınlar üzerindeki etkisini çeşitli örneklerle açıkladı. Devletin 8 Mart’ın içini boşaltmak noktasında yaptıklarını ve bu konuda ikiyüzlülüğünü teşhir etti. Kadınların sosyalizmden önce ve sosyalizmde bile kendi bağımsız örgütleri içinde hakları için mücadele etmeleri gerektiğini vurguladı. 

DKH adına konuşmacı olarak katılan Eylem Yıldız, 8 Mart’ın içinin boşaltıldığını, sınıfsal ve tarihsel özüne uygun kutlanabilmesi için, kadınların kendi örgütleriyle alanlarda olması gerektiğini vurguladı. Devrimci ve sınıfsal bir kadın hareketinin, feminist hareketin de etkisini kırarak tabanı yönlendireceğinden bahsetti. Kadın emeğine yönelik saldırılara değinen Yıldız, kadının tarım sektöründe istatistiksel olarak daha fazla yeraldığına değindi. Emekçi kadınların 8 saatlik iş günü, eşit işe eşit ücret ve sendika hakkı gibi mücadele taleplerini sıraladı, kadının kurtuluşu için örgütlenmesinin ve mücadele etmesinin önemine vurgu yaparak konuşmasına son verdi.

Son olarak konuşan Emekçi Kadın Komisyonları temsilcisi, 8 Mart’ın tarihsel onurunun sahibi işçi sınıfı ve sosoyalist hareket olduğunu belirtti. Bugün 8 Mart’ların düzen tarafından içinin boşaltılmasının yanısıra feminist hareket tarafından da içinin boşaltığını söyledi. Kadın sorunun feminist hareket tarafından sadece cinslerarası bir soruna indirgendiğini, fakat kadın sorunun aslında tarihsel ve sınıfsal özü olduğunu ve bundan dolayı emekçi kadın sorunu olduğuna vurgu yaptı. Toplumda emekçi kadınların yaşadığı, güvencesiz çalışma, istihdam sorunu ve cinsel meta olarak kullanılması gibi sorunlardan bahsetti. Ataerkil kültürün kadınıyla erkeğiyle toplum üzerindeki etkileri üzerinden örnekler verdi. Son olarak kadınların kurtuluşunun sosyalizmde olduğunu, fakat bugünden kadınların mücadele etmesinin gerekli olduğunu, kadınların örgütlenmesinin devrimcilerin asli görevi olduğunu vurguladı. Kadınların örgütlenmesinin nasıl olması gerektiğini vurgularken, Emekçi Kadın Komisyonları’nın bağımsız kadın örgütlenmesine yaklaşımını da ortaya koydu.

Konuşmacıların ardından soru-cevaplarla birlikte bir söyleşi gerçekleşti. Etkinliğin ikinci bölümünde “TANYA” isimli bir oyun sergilendi. Oyunun ardından şiir ve müzik dinletisiyle etkinlik sona erdi. Etkinliğe yaklaşık 80 kişi katıldı.

Kızıl Bayrak / Eskişehir


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30