21.11.2008
03.05.2008 17:58

Sendikal Süreçte Kadının Yeri

 

(03.05.08) – Adana Eğitim-Sen Kadın Komisyonu tarafından 3 Mayıs Cumartesi günü Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı “Sendikal süreçte kadının yeri” konulu bir panel düzenlendi.

Boğa: “Kadınlar mücadeleye!”

Saat 14.00’te Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube binasında gerçekleştirilen panelde ilk sözü Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa aldı. Güven Boğa daha özelde son 1 Mayıs süreci ve sonrasında yaşanan saldırılara değindiği konuşmasında saldırının 13–14 Mart ve 1 Nisan eylemlerinin de göstermiş olduğu yükselen işçi ve emekçi hareketine dönük olduğunu belirtti. Konuşmasına kadınların bu mücadele içindeki rollerine değinerek devam eden Boğa, kadınları mücadeleye daha ileriden katılmaya ve sahiplenmeye çağırarak konuşmasını tamamladı.

Çerkezoğlu: “Amaç toplumu terörize etmek!”

Güven Boğa’nın ardından söz alan DİSK/ Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu konuşmasına yükselen işçi ve emekçi hareketine ve bunun ışığında son 1 Mayıs’a değinerek başladı. Bu saldırıların ardından son olarak Gençay Gürsoy’un da gözaltına alındığına değinen Çerkezoğlu bu saldırıların amacının toplumu terörize ederek muhalefeti ve halk hareketini geriletmek olduğunu söyledi.

SSGSS kadınlara yıkım getiriyor...

Konuşmasını GSS süreci üzerinden sürdüren Çerkezoğlu hazırlanan slayt gösterimi eşliğinde GSS’nin ve sağlıkta dönüşümün yaratacağı sonuçları özellikle kadınların yaşayacağı yıkım üzerinden anlattı. Yapılan eylemler sonucunda emeklilik için gereken prim gün sayısının 9000 gün yerine 7200 gün olarak belirlenmesinin bir kazanım olmadığını zaten 99’a kadar 5000 gün olan bu sayının 99’da 7000 güne bugün de 7200’e çıkarıldığını belirtti. Bunun yanında asıl tartışılması gerekenin prim gün sayısı değil istihdam biçimleri olduğunu söyleyen Çerkezoğlu iş güvencesinin ortadan kalktığı, kayıtdışılığın arttığı bir dönemde prim gün sayısının bir anlamı kalmadığını zira insanların kaçak olarak sigortasız çalıştıklarını anlatarak bu konuda taşeron işçilerin durumuna değindi.

1 Mayıs’ta saldırı, mecliste yıkım yasaları...

Son olarak GSS üzerinde kadın emekçilerin durumuna değinen Arzu Çerkezoğlu piyasa kurallarının olduğu bir yerde eşitsizliğin de olduğunu ve bu eşitsizliğin kadınları daha çok vurduğunu anlatarak bu saldırıdan en büyük zararı kadın emekçilerin göreceğini üstelik meclisten 1 Mayıs günü geçirilen istihdam paketinin de kadın emekçilere büyük bir darbe vuracağını söyleyen Çerkezoğlu 1 Mayıs’ta sokakta emekçilere vahşice saldıranların aynı gün mecliste de emekçilere dönük saldırı yasalarını onaylamalarının manidar olduğunu söyledi.

Yapılan konuşmanın ardından ilk bölüm tamamlanarak panele ara verildi.

Kısa bir aranın ardından soru cevap bölümünün yer aldığı ikinci bölüm başladı. İkinci bölümde sermayenin emekçilere dönük saldırıları ve bunun yansımaları başta olmak üzere sendikal kriz ve sendikalarda yer alan kadınların durumuna dair tartışmalar yürütüldü. Kadının sendikalar içinde yaşadıkları sorunların aslında kadınların toplum içinde tuttukları yerle bağlantılı olduğunun vurgulandığı konuşmalarda sendikaların bu konuda açılımlar yapmaları gerektiği ve daha özel bir çaba harcamaları gerektiği vurgulandı.

Son olarak Eğitim-Sen üyesi bir kadın emekçinin sorunun esasında aslında çözüm önerileri üretmek değil bu konuda somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Bu noktada daha önce de çeşitli kararlar alındığını örneğin Eğitim-Sen içinde de bu konuda kararlar alındığını ancak genel kurul süreçlerinde grupçuluk yapılarak bu kararların hiçe sayıldığını söyleyen eğitim emekçisi asıl tartışılması gereken konulardan birinin de bu olduğunu söyledi.

Eğitim emekçisinin konuşmasının ardından panel süresinin dolduğu söylenerek yaklaşık 50 kişinin katıldığı panel bitirildi.

Kızıl Bayrak/Adana


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30