Ana Sayfa / Kitap / 
29.08.2008
13.01.2007 04:20

Ulusal sorun ve devrim

 

ÖNSÖZ

Burada Ulusal Sorun ve Devrim başlığı altında kitaplaştırılan metin ‘97 yazında verilen ulusal sorun konulu konferansın kayıtlarından oluşmaktadır. Program Sorunları Üzerine Konferanslar dizisinin üçüncüsünü oluşturan bu konferansın elden geçirilmiş kayıtları daha önce on bölümlük bir dizi halinde Kızıl Bayrak’ta yayınlanmıştı. Buradaki metin Kızıl Bayrak’ta yayınlananın aynısıdır, bazı teknik düzeltmeler dışında metinde herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.

Ulusal Sorun ve Devrim komünist hareketin Kürt ulusal sorununa ilişkin olarak devrimci okura sunduğu üçüncü kitap oluyor. Birbirlerini bütünleyen bu üç kitap bir arada, bir yandan komünistlerin toplumumuzun gündemindeki temel bir siyasal soruna gösterdiği çok yakın ilgiye, öte yandan ise sorunun ele alınışında marksist ilkelere dayalı konuma ve tutuma, bu çerçevedeki tutarlılığa tanıklık etmektedir.

Ulusal Sorun ve Devrim, ilk iki kitabın birikimi üzerinde yükselmekle kalmamakta, son 6 yıldır izlenen “siyasal çözüm” çizgisinin öznel politika ve tercihlerin ötesindeki nesnel koşullarını ve toplumsal mantığını çözümlemektedir. Yeni dönem Kürt hareketinin geride bıraktığı 14 yıllık mücadele süreci, salt ulusal istemlere dayalı olarak gelişen bir ulusal hareketin gelişme imkanlarıyla birlikte gelip dayandığı gelişme sınırları konusunda da yeterli açıklıklar sunmaktadır. Komünistler ‘92 Nisan’ındaki “yol ayrımı” tespitiyle ulusal hareketin tıkandığı noktayı tam zamanında değerlendirmişler ve bu noktadan itibaren hareketin tutabileceği iki muhtemel gelişme yolunu da tüm açıklığı ile ortaya koymuşlardı.

Bunlardan ilki, devrim çizgisinde derinleşme yoluydu. Bu, kaderini Türkiye devrimi ile birleştirmek, bunun gereği olarak da stratejik ve taktik çizgide buna uygun yeni devrimci açılımlarla ortaya çıkmak demekti. Kuşku yok ki bu tür bir siyasal açılım Türk ve Kürt işçi ve emekçilerinin birleşik mücadelesi için çok geniş devrimci imkanlar ortaya çıkarırdı.

İkincisi ise, ulaşılan mevcut düzeyi sömürgeci burjuvazi ile bir pazarlık etkeni olarak kullanma yoluna giderek, bu çerçevede soruna kurulu düzen zemininde anayasal bir “siyasal çözüm” aramaktı. Bu bir yandan Kürt mülk sahibi sınıflarla daha sıkı bağlar, öte yandan ise, “diplomatik açılımlar” adı altında emperyalist odaklarla hareketi büyük çıkmazlara sürükleyecek ilişkiler demekti.

Kürt hareketinin son 6 yıldır bu ikinci yolu tuttuğunu biliyoruz. Aynı şekilde, bunun harekete bir şey kazandırmadığı gibi onu ciddi sorunlar ve açmazların yanısıra nispi bir gerileme ile yüzyüze bıraktığını da biliyoruz. Yazık ki bugün Kürt hareketinde, yıllardır sürdürülen ve hareketin gücünü ve dinamizmini kemiren, adına “siyasal çözüm” denilen, gerçekte ise çözümsüzlüğü derinleştirmekten öte bir sonuç vermeyen bu politikaya ilişkin herhangi bir sorgulama sözkonusu değil.

PKK son zamanlarda “Türkiyelileşmek”ten daha çok sözediyor. Gerilla hareketinin Karadeniz’e ve Akdeniz’e doğru geliştirilmesine ilişkin görüşleri ile bu çeçevedeki sembolik bazı girişimlerini buna dayanak olarak gösteriyor. Doğal olarak bu iddianın ciddi bir inandırıcılığı yok. Türkiyelileşmek askeri değil, fakat stratejik ve taktik planda siyasal açılımlar gerektirir. Oysa bu yapılmıyor, bundan özenle uzak duruluyor. Herşeyin eksenine “siyasal çözüm” çizgisinin oturtulduğu bir durumda aslında bu çok şaşırtıcı da değildir.

Ulusal hareketin son 14 yıllık gelişimi, saf ulusal istemlere dayalı bir mücadelenin sorunu çözüm gündemine getirebileceğini, fakat onu çözmeye güç yetiremeyeceğini açıklıkla göstermiştir. “Siyasal çözüm” arayışlarının kendisi gerçekte bu noktadaki çözümsüzlüğün bir itirafından başka bir şey değildir. Sorun kendini Türkiye’nin genel toplumsal ilişkileri içinde göstermektedir, çözüm de ancak kendini sınıfsal güç ilişkilerinin bu genel tablosu içinde üretebilir. Elbette amaçlanan sorunun biricik gerçek çözümü olan devrime dayalı bir çözüm olacaksa eğer...

Ulusal Sorun ve Devrim, bu çerçeveye oturan bir değerlendirme, çözümleme, eleştiri ve çözüm çabasının ifadesidir.

14 Ağustos ‘98






YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31