Ana Sayfa / Kitap / 
12.10.2008
23.06.2007 10:21

Emperyalizm, Siyonizm ve Ortadoğu - Abu Şehmuz Demir

 

SUNUŞ 

Çok uzaklara gitmemize gerek yok. Onsekizinci yüzyılın sonunda Napolyon’un Mısır’ı işgaliyle başlayan ve en çok Ortadoğu coğrafyasında hayat bulan böl-parçala-yönet politikasının yarattığı çetrefilli süreç ve bu sürecin bölgede yolaçtığı savaşlar, yüzyıla yakındır aralıksız devam ediyor. Birinci emperyalist paylaşım savaşında, İngiliz emperyalizmi tarafından bölgeye dayatılan, adeta bir cetvel gibi çizilen ve hiçbir meşruluğu olmayan, ikinci emperyalist savaş sonrasında ise son şekli verilerek tamamlanan Ortadoğu haritası halkların iradesini yansıtmamaktadır. Arap coğrafyasını yirmiyi aşkın devlet ve devletçiğe ayıran, Kürdistan’ı bölge devletleri arasında dört parçaya bölen emperyalist paylaşım savaşı ve ardından bölgenin kalbine bir hançer gibi yerleştirilen siyonist İsrail devleti, Ortadoğu’nun varolan çetrefilli sorunlarını daha da karmaşıklaştırmıştır.

 Haçlı seferlerinden bu yana ötekileştirilmeye çalışılan Şark’ın (Doğu) odağında hep Ortadoğu yer almıştır. 11 Eylül sonrasında George W. Bush ve neo-con ekibin Doğu’ya, özellikle de Ortadoğu’ya yönelik stratejik planları, tümüyle çerçevesi çizilmiş bir ideolojik zemine dayanmaktadır. “Dünyanın Amerikanlaştırılması”nı hedefleyen bu stratejik plan doğrultusunda Doğuya/Ortadoğu’ya savaş açılmış bulunmaktadır. Zira kapitalist sistemin kalbinin yaşamsal pili olan enerji kaynakları ağırlıklı olarak Ortadoğu’da bulunmaktadır. Bu nedenle, ABD emperyalizmi ve müttefikleri tarafından, Afganistan’ın işgalinden sonra Ortadoğu’nun merkezi olan Irak işgal edildi ve Avrasya’yı da içine alan tüm bölgenin işgali için çabalıyorlar. Bu lanetli savaş Ortadoğu topraklarında hala devam ediyor.

 Ortadoğu tarih boyunca birçok imparatorluğun istilasına uğramış ve sonu gelmeyen savaşların sahası olmuştur. Çünkü dünyaya kim hükmetmek istiyorsa, bunun yolunun Akdeniz havzasında yeralan Ortadoğu’dan geçtiğini biliyor. Bu bölge, eski ticaret yollarının birbiriyle kesişmesi, zengin enerji kaynaklarını barındırmasının yanısıra, bu enerjiyi dünyaya aktaran güzergahların da kesiştiği bir coğrafyadır. Bu coğrafyanın asırlardır savaş halinde olmasının nedenlerinden biri, bölgenin bu jeo-stratejik ve jeo-politik konumudur.

Yine bu coğrafyada çözülmemiş ender ulusal sorunlardan biri olan Kürt sorunu, bölgenin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Yanısıra, yarım asrı aşkın bir süredir Filistin-İsrail ve Arap-İsrail savaşları bölge halklarını derinden etkileyen bir diğer savaş olarak sürüyor. Gelinen aşamada bu coğrafyanın parçalanmışlığının ve tarumar edilmesinin esas sorumlusu emperyalizmdir.

 Ortadoğu tarihinde hiç dinmeyen kanlı savaşlar adeta onun ismiyle özdeşleşmiştir. Bu kanlı süreç bugün başta Irak’ta, Filistin’de, Lübnan’da ve Kürdistan’da olmak üzere Ortadoğu coğrafyasında devam ediyor. Bir çelişkiler yumağını oluşturan bu ülkeler, bölge devletleri ve emperyalist güçler arasındaki çelişki ve çatışmaların da odağında yer alıyor.

 Savaş denilen lanetli kavram Ortadoğu halklarının kaderi değildir ve olamaz. Onun yaratıcıları, bölgenin gerici devletleri, uluslararası emperyalist merkezler ve şoven rejimlerin izlediği siyasettir. Çünkü bölge gerici devletleri, ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu’daki saldırganlık ve savaş politikalarına karşı çıkmak bir yana, tam tersine, kendi geleceklerini güvenceye alabilmek için, iktidar güçlerini ve tüm enerjilerini kendi halklarına karşı kullanıyor, onları baskı altında tutarak susturmaya çalışıyorlar.

Öte yandan, emperyalizmin ürünü “Yeşil Kuşak” siyasal İslam projesi, kapitalizmin geleceği için bölgenin ilerici, sosyalist, komünist güçlerine karşı yarım asırdır kullanılıyor. Emperyalistlerin ve bölgenin işbirlikçi gerici rejimlerinin koltukları altında sürdürülen bu gerici siyasetin Ortadoğu halklarını birleştirmesi, bölgede huzurun ve barışın gerçekleşmesi mümkün değildir. Bölge halklarını ancak, bu gerici rejimlere, dini fanatizme ve işgalci emperyalist güçlere karşı Acem, Arap, Türk Kürt ve diğer emekçi halkların birlikte kuracakları sosyalist toplum düzeni gerçek ve kalıcı barışa kavuşturabilir.

 Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin görüşlerimizi paylaşmak için kitabımızda değişik değerlendirme ve analizlere yer verdik. Ortadoğu coğrafyasındaki gelişmelere ışık tutmaya çalışan bu makalelerin bir kısmı sendika.org sitesi, kizilbayrak.net sitesi ve gazetesi başta olmak üzere, Köxüz ve Mesop’un yanısıra Alman Komünist Partisi’nin (DKP) yayın organı Unsere Zeit gazetesinde yayınlandı. Sayfalarını ve sitelerini bize açan tüm yoldaşlara ve dostlara teşekkür ediyorum.

 Ayrıca bu çalışmayı derli toplu hale getiren Kızıl Bayrak gazetesi ile Eksen Yayıncılık’ın değerli emekçilerine harcadıkları emekten dolayı minnet duygularımı dile getirmek istiyorum.

Abu Şehmuz Demir

Haziran 2007

 

 


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2