10.05.2008

Türkiye Facebook’ta rakip tanımıyor!

Türkiye birkaç ay içerisinde facebook’a kayıtlı üye sayısı üzerinden dünyada ilk beşe girdi, Avrupa’da ise ikinci oldu. Birkaç ay içerisinde 850 bin kayıtlı kullanıcıya ulaşan Türkiye’nin bu başarısının(!) gerisinde ise koca bir toplumun yalnızlığı yatıyor... Yoksa internet kullanımının yaygınlığı, bilgisayar kullanan kişi sayısının çokluğu vb. gerekçeler, Türkiye’nin bu istatistiki başarısını(!) açıklamaya yetmiyor...

Musa Anter’i saygıyla anıyoruz...

Kızılırmak’ın Nevala Kasaba şarkısında sözler girmeden önce bir şiir okunur. Yaşlı bir adamın sesinden, olabildiğine içli...

Ruhi Su: Ezilenlerin gür sesi

12 Eylül’ü hep tankıyla-topuyla hatırlarız; işkenceler, tecavüzler, idamlar...

Viktor Jara: “Biz kazanacağız!”

Kanla sulanmış “stadyum”da korkuyu yenenler... Ve boş kaleye gol atarken korkuya yenilenler!

Yılmaz Güney’i saygıyla anıyoruz…

Ölümünden yıllar sonra dahi birçok kişinin odalarını Yılmaz Güney’in resimlerinin süslemesi boşuna değildir.

Kavganın sürdüğü her yerde Neruda ve şiiri yaşıyor!

Neruda'yı bugün büyük bir şair yapan onun sınıflar mücadelesinde aldığı net tutumdur. Neruda'nın şiiri insanlığın mücadelesinden beslenir ve insanlığın mücadelesini anlatır. O da binlercesi gibi inandıkları uğruna savaşmış ve son nefesine kadar eğilmemiştir. Ve O bu savaşını şiirleri ile güçlendirerek insanlık tarihine en değerli mirası bırakmıştır.

Nazım Hikmet: Sınıfın, devrimin ve komünizmin büyük şairi

“Ben herşeyden önce bir yazarım, fakat aynı zamanda bilimsel sosyalistim. Bence,  XX. yüzyılda yüceliğinin doruğuna ulaşan sosyalist öğretiyi bilmeden hiçbir şey olamayız; yalnız şair değil, genellikle düşünen insan da olamayız.”

“Partim dışında edebiyat yoktur benim için, çünkü benim için onsuz yaşam yoktur. Şiirlerim, okurlarımın tüm sorunlarına yanıt versin istiyorum...” Nazım Hikmet

Brecht: Dünyayı değiştirme ve dönüştürme eyleminin sanatçısı

Proleter sanatın çalışkan işçisi...
Sanat sözkonusu olduğunda, kendisini Marksizm’e, işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine yakın gören aydın ve sanatçılar, bizzat bu politik kimliği taşıyanlar içinde yüz ağartıcı isimlerin başında gelir Bertold Brecht. Yalnızca yaşamıyla değil, eylemiyle, sanatsal pratiğiyle ve bizzat sanat kuramı alanında Marksizm’e yaptığı katkıyla Brecht, pek çok çağdaşı arasında öne çıkan, kolay aşılamayacak bir düzeyin ve kişiliğin temsilcisidir...

İspanya’nın kızıl çiçeği: Lorca!

Kendisini “ben de her gerçek şair gibi devrimciyim” diyerek tanımlayan Lorca, faşizm henüz Avrupa coğrafyasını kasıp kavurmaya başlamadan önce düzen ile devrim arasında tercihini yapmıştır bile! O yaşamını İspanya halkının özgürlüğüne ve eşitliğine adayacak, yaşamını bu uğurda şekillendirecektir...

Gericiliğe ve ırkçılığa karşı gerçeğin safında yürüyen yazar: Emile Zola

Gerçekler devrimcidir!
“Ben ne bir polemik adamıyım, ne de böylesi kavgalardan kendisine pay çıkaran bir politikacı... Yaşamında tek tutkusu ‘gerçek’in peşinden gitmek olan bir  yazarım. Bir yazar olarak şimdiye dek bu gerçek uğruna her cephede savaştım...” (Zola)

İnkar edilen bir halkın yazarı: Mehmet Uzun

11 Ekim günü Kürt edebiyatının öncüsü olarak kabul edilen Mehmet Uzun mide kanseri tedavisi gördüğü Diyarbakır’da yaşamını yitirdi. 54 yaşında aramızdan ayrılan Uzun, arkasında onlarca roman ve deneme, Kürtçe’yi edebiyat dili olarak bütün dünyaya tanıtmanın gururu ve saygı duyulacak bir özgeçmiş bıraktı...

Mamak 4. Kültür-Sanat Festivali: Alternatif bir devrimci mevzi

Yoksulluğa ve yozlaşmaya karşı bir mücadele mevzisi olarak gerçekleşen Mamak 4. Kültür-Sanat Festivali bu yıl “Kapitalist sömürüye, emperyalist barbarlığa, faşist saldırganlığa” karşı örgütlendi. 

YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
 

Son Haberler