16.10.2006 18:19
Yılmaz Güney ve Ruhi Su Berlin'de düzenlenen coşkulu bir etkinlikle anıldı...
(16.10.06) - Türkiye işçi sınıfına ve devrimci sanatımıza mal olmuş iki büyük değerimizi bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz bir geceyle andık. Geçen yıl yaptığımız gecenin başarısı ve deneyimlerini de gözeterek daha geniş kitlelere ulaşmak ve yoğun bir politik faaliyet örgütlemek hedefiyle hareket etmemiz gerektiğini saptayarak çalışmalarımızı başlattık.
Öncelikle bu çerçevede başta kendi güçlerimiz olmak üzere çevremizdeki insanları da harekete geçirerek ve desteklerini alarak, çalışmanın birer örgütleyicileri haline getirdik. Kendimizin ve çevremizdeki insanların yapabilecekleri, yetenekleri ve kapasiteleri üzerinden yapacağımız gecenin başarısı için, iş ve görev dağılımını asgari bir başarıyla gerçekleştirdik. Gecenin ön hazırlık sürecinde Berlin’in değişik semtlerinde 1100’ün üzerinde afiş yaptık, binlerce el ilanı dağıttık. İşyerlerini dolaşarak afişlerimizi astık. En önemlisi de ev ziyaretleri gerçekleştirdik.
Aslında kültürel yozlaşmanın, dejenerasyonun, "türkü bar" geleneğinin yoğun olarak yaşandığı şehirlerden biridir Berlin. Başta belli teredütlerimiz de yok değildi. Ama hem yaptığımız ön çalışma döneminde ve hem de yaptığımız gecede görüldüki yoğun ve yaygın bir kitle çalışması ile bütün bunları aşmak mümkündür.
Yaklaşık 300 insanın katıldığı gecemiz, başından sonuna kadar iki devrimci sanatçıya yakışır bir atmosferde geçti. Geceye katılan insanlar büyük bir dikkat ve ilgiyle, hazırladığımız programı ve yapılan konuşmaları izlediler.
Saygı duruşu ile başlayan gece, dörtbuçuk yıldır faliyet yürütmekte olan ve geceyi de organize eden Berlin İşçi ve Kültür Merkezi’nin kısa tanıtımı ile devam etti.
Ardından Ruhi Su ile ilgili hazırladığımız sinevizyon izlendi. Geçen yıl yaptığımız geceye de katılan Cemal Kılınç arkadaşımızın söylediği birbirinden güzel türkülerle programımız devam etti. Devrimci sanata, devrime ve sosyalizme mal olmuş iki dava adamı şahsında bir yoldaşımızın yaptığı konuşma çoşkuyla karşılandı. Bu konuşmanın ardından Nazım’ın, Brecht’in ve Neruda’nın gençleri Salkım Söğüt, okudukları şiirlerle kitleyi coşturdular.
Verilen aranın ardından Yılmaz Güney’le ilgili sinevizyon sunumu gerçekleştirildi. Sinevizyon gösterisinin ardından Atılım gazetesi temsilcisi arkadaş sahneye davet edildi. Yapılan konuşma da; devletin "toplumla mücadele yasası" ile birlikte başta devrimci sosyalist basın olmak üzere Atılım gazetesi ve diğer devrimci-demokratik kurumlara dönük tam bir terör estirdiği, 100'ün üzerinde insanın gözaltına alındığı ve bir çok insanın tutuklandığı dile getirildi, bu saldırıların ancak devrimci bir dayanışma ile püskürtülebileceği vurgulandı.
Programımız kültür merkezimizin açılışından beri hep yanımızda olarak katkılarını bizden esirgemeyen Uğur Sürücü arkadaşımızın Ruhi Su’dan söylediği güzel türkülerle sürdü.
Güney Dergisi yazı işleri müdürü İlyas Emir iki devrimci sanatçının sınıfsal karakterleri, yaşamları ve mücadeleleriyle ilgil anlamlı bir konuşma yaptı. Konuşması büyük bir beğeni ile izlendi. Devrimci Demokrasi okurlarının gecemize sunduğu mesajın okunmasının ardından Kemal Kahraman ve Maviş Güneşer sahnede yerlerini aldılar. Bir saati aşan programları ve yaptıkları konuşmalar katılımcılar tarafından büyük ilgi ve beğeni ile karşılandı.
Sonuç olarak gecemize katılan insanların geceyle ilgili olumlu değerlendirmelerde bulunmaları, katılan sanatçıların ve konuşmacıların izlenimleri bizi doğru yolda olduğumuzu, buradan aldığımız güç ve enerjiyle daha güzel işler yapacağımızı göstermiş oldu.
Buradan etkinliğimize emeği geçmiş tüm arkadaşlarımızı ve dostlarımız P. Devrimci Duruş okurlarını, Devrimci Demokrasi okurlarını, Atılım Gazetesi okurlarını, Güney dergisi okurlarını selamlıyor ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.
Berlin İşçi ve Gençlik Kültür Merkezi çalışanları