22.11.2008
08.08.2007 12:44

Destan yeni baştan okundu

 

Bu yıl İlyada Okumaları'na konuk şair olarak katılan Refik Durbaş başında defne yaprağından tacı, omzunda şalıyla 4 Ağustos günü güneş doğarken Bozcaada'da Homeros'un 'İlyada'sını okumaya başladı.

Bozcaada'da Cevat Çapan'la başlayan 'İlyada Okumaları'nın bu yılki konuğu Refik Durbaş'tı. Anti-kahramanların, kent varoşlarındaki gündelik hayatın, gurbetin ve kederin şairi Durbaş, İlyada'yla ilişkisini açıklarken, 'Kütüğümde doğum yeri olarak Pasinler yazsa da, aslında ben Homeros'un doğduğu ve büyüdüğü çayın kenarında dünyaya gelmişim' dedi

****

"Bir mezar tümseği olunca toprak kabara kabara/gerisin geri döndü hepsi kente, toplanıp bir güzel kutladılar çok ünlü şöleni/Zeus oğlu kral Priamos'un sarayında./İşte böyle yapıldı atları iyi süren Hektor'un cenaze töreni."

2002 yılında Prof. Dr. Haluk Şahin ve Bozcaadalı Homeros tutkunlarının başlattığı İlyada okuması, 4 Ağustos 2006'da, Troia'lı kahraman Hektor'un cenaze törenini anlatan bu dizelerle son bulmuştu. Daha sonra, 1988'den 2005 yılına kadar Troia kazı başkanlığını yürüten Prof. Korfmann'a (namı diğer Osman bey) adanan köşede bir araya gelen Bozcaadalılar, bundan sonra İlyada okumasının nasıl devam etmesi konusunda görüş bildirmişler ve İlyada okumasının Troia'ya taşınmasına karar vermişlerdi; çünkü Troia'sız ne Homeros, ne de İlyada, varolabilirdi. İlyada Destanı'na konu olan Troia Savaşı'nın geçtiğine inanılan toprakları görmek, kalıntıların arasında İlyada Destanı'ndaki kanatlı sözleri, o topraklarda yeniden uçurmak...

İlyada okumalarının kurucularından şair, akademisyen ve çevirmen Cevat Çapan'la başlayan, daha sonra Ülkü Tamer, İlhan Berk, Kemal Özer, Eray Canberk'le devam eden Şair Günü'nün bu yılki konuğu Refik Durbaş'tı. Anti-kahramanların, kent varoşlarındaki gündelik hayatın, gurbetin ve kederin şairi Durbaş, İlyada Destanı'nın, Homeros'la ilişkisini açıklarken, "Kütüğümde doğum yeri olarak Pasinler yazsa da, aslında ben Homeros'un doğduğu ve büyüdüğü çayın kenarında dünyaya gelmişim. Böyle bir ilişki var, ama aynı zamanda Anadolu topraklarında şiir yazıp da Homeros damarından beslenemeyen şair olmaz" dedi, şarap rengi denizi arkasına alıp başladı okumaya şiirlerini:

"Elim sanata düşer usta/Dilim küfre, yüreğim acıya/Ölüm hep bana/Bana mı düşer usta?..."

Tüm dillerde İlyada Destanı

Şiirin büyüsüyle örülen akşamdan sonra, 4 Ağustos sabahı, Homeros tutkunları daha güneş doğmadan toplanmaya başlamışlardı. Bir grup insan, alacakaranlıkta, ayin mi, şölen mi, tören mi, büyü mü olduğu belli olmayan sessiz bir telaşla bir araya gelmişlerdi yeniden. Ellerinde binyılların destanı. Bu yılın şairi Refik Durbaş "gül parmaklı şafak görününce sabahleyin erkenden" dizesiyle başladı yeniden okunmaya binyılların destanını: "Söyle, tanrıça, Peleusoğlu Akhilleus'un öfkesini söyle./Acı üstüne acıyı Akhalara o kahreden öfke getirdi."

Troia kazılarının yeni başkanı Prof. Pernicka, Almanca devam etti: "Ulu canlarını Hades'e attı nice yiğitlerin,/gövdelerini yem yaptı kurda kuşa."

Bu yılki 'Homeros Bilim, Sanat ve Kültür Ödülü'nün sahibi Cevat Çapan aldı İlyada'yı eline sonra: "Buyruğu yerine geliyordu Zeus'un /İlk açıldığı günden beri araları"... Bir başkası, bir başka dilden devam etti ve ikinci bölümün sonuna kadar Lehçe, İtalyanca, İngilizce, Flemenkçe okundu İlyada. Daha sonra, bu ölümsüz destana kaynaklık etmiş topraklara, Troia'ya doğru yola çıkıldı. Neydi aslında İlyada, düş mü, gerçek mi? Destan bir düşten ibaret ise, o zaman bu Troia'o Troia'mıydı. Troia gezisinde bu sorulara yanıtlar aradık. Troia ve doğal çevresi, Bozcaada (Tenedos), Gökçeada (İmroz), Semadirek (Samothrake), İda Dağı; dağlardan süzülerek gelen ve Troia'ın hemen önünde Dümrek Çayı (Simios) ile birleşerek Çanakkale (Dardanaell) Boğazı'na dökülen ırmaklar, öylesine Homeros'un anlattıklarına uymaktaydı ki...

Daha sonra İlyada Destanı'nda Troia sıfatlarını örenyerinde bulmaya çalıştık: 'dik', 'meyilli', 'dikçe yükselen' , 'yüksek kapılı', 'yüksek kapılara sahip', 'rüzgârı olan', 'rüzgârlı' 'geniş yollara, sokaklara sahip', 'rahat oturulan' 'iyi örgütlenmiş-şehir' 'surlarla iyi çevrelenmiş', 'iyi duvarlara sahip', 'güçlü kulelere sahip' 'büyük kent.' Troia'nın bütün bu sıfatlarını, ören yerinde görmek olasıydı. Ne Troia düş ürünüydü, ne de İlyada. Yorucu ama yoğun Troia gezisi, Romalı şair Vergil'in, İlyada Destanı'nın devamı olarak yazdığı Aeneis Destanı'nı ilk kez İmparator Agustus önünde okunduğuna inanılan küçük tiyatroda sona ermişti. Etkinlik, Bozcaada'nın (Tenedos) hemen karşısındaki tiyatroda, Homeros'un Odysseia Destanı'ndaki adayı anlatan dizelerin, Prof. Dr. Haluk Şahin tarafından okunmasıyla sona erdi: "Doluştular gemilerine ve yola koyuldular gerisin geriye"... Herkes İlyada'yı yeniden okumanın, Troia'yı yeniden görmenin mutluğunu yaşıyordu.

Bozcaada'dan uçan kanatlı sözler adresine ulaşmıştı.

Radikal / 08.08. 07

 


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30