22.11.2008
11.07.2008 19:13

Mamak 5. Kültür Sanat Festivali’ne doğru...

 

Mamaklı emekçileri devrimin ve sosyalizmin kızıl bayrağını yükseltmeye çağırıyoruz!

 

Mamak İşçi Kültür Evi tarafından bu yıl 5.’si düzenlenecek olan Mamak Kültür Sanat Festivali yaklaşıyor. Festival bu yıl 8-9-10 Ağustos’ta düzenlenecek.

Geçmiş festival değerlendirmelerinde vurguladığımız gibi Mamak Kültür Sanat Festivali’ni birkaç güne sıkıştırılmış bir sanat etkinliği olarak ele almıyoruz. Festivalin asıl harcı, sınıf devrimcilerinin bölgede yıllardır kesintisiz sürdürdüğü, Mamaklı işçi ve emekçileri devrim ve sosyalizm mücadelesine çağıran siyasal sınıf çalışmasının ortaya çıkardığı birikimdir. Festivalin başarısı ve etkisi bu çerçevede ele alınmak durumundadır.

İşçi sınıfı, burjuvazinin sadece sınıfsal baskısına ve fiziki gücüne karşı değil aynı zamanda düşünce ve değerler sistemine karşı da savaşıyor. Sınıf çelişkileri giderek derinleşirken işçi sınıfının örgütsüz ve dağınık olduğu bir süreçten geçmekteyiz. Bu koşullarda burjuvazinin işçi sınıfı üzerindeki ideolojik hegemonyası da artmaktadır. Bu atmosferi dağıtacak yegane güç ise sınıf ve kitle hareketinin birleşik, kitlesel ve militan mücadelesidir.

Festival Mamak’ta burjuva sınıf düzenine ve onun toplumsal yaşama hakim kılmaya çalıştığı çürümeye ve yozlaşmaya karşı bir savaş ilanı olarak örgütlenmektedir. Festival örgütlenme sürecinde “Gündüzünde sömürülmeyen gecesinde aç yatılmayan bir dünya” kurma mücadelesinin öne çıkartılması aslında bu dünyanın kolektif emekle inşa edileceğinin somutlanmasıdır. Festivalin hedeflerinden birisi de sefaletle boğuşan, umudu kırılmış, sindirilmiş, geleceksizliğe mahkum edilmiş, kendi gücünün farkına varmayan ve kendine güvenmeyen işçi-emekçilere gerçek kurtuluşun yolunu göstermektir. Tek kurtuluşun çürümüş sermaye iktidarını alaşağı etmekten, kendi gücüne güvenmekten, örgütlenmekten ve mücadele etmekten geçtiğini somut olarak işçi ve emekçilere anlatabilmektir. Festival bu anlamda atılmış önemli bir adımdır. Bugüne kadar da bu yanıyla anlamlı bir deneyim biriktirmiştir.

Mamaklı emekçilerin üretkenliklerinin açığa çıkartılması çabası, paylaşımın ve üretimin yaratıcı ve değiştirici gücüne duyulan güven festivalin nasıl bir kitle faaliyeti olarak ele alındığını ifade etmektedir. Festival bu anlamda Mamaklı işçi-emekçilerin yaşamlarında önemli bir ihtiyaca yanıt vermiştir. Bizim için esas olan festival sürecini, kültür ve sanatı bir avuç seçkinin tekelinde olmasına karşı çıkarak burjuva ideolojik hegemonyanın etki alanını kırmayı hedefleyecek bir şekilde örgütlemektir.

Mamak değişik sektörlerde çalışan işçi ve emekçilerin, kadınların, gençlerin yaşadığı bir emekçi semtidir.

Ev köleliğine mahkum edilen kadınların üretime ve toplumsal yaşama katılmasının önünde ciddi engeller vardır. Sermaye iktidarı bu engelleri her geçen gün artırmaktadır. İstihdam paketi uygulamaları, kreş hakkının gaspı, düşük ücret, sosyal haklardan yoksunluk çalışan ve çalışmayan kadınların temel sorunları arasındadır.

Umutsuzluğa ve geleceksizliğe mahkum edilen gençlik ise düzenin yoz kültüründen fazlasıyla nasibini almaktadır. Bireyci, köşe dönücü, bencil gençlik kitlesi yaratmak isteyen sermaye iktidarı emekçi çocuklarının eğitim hakkına da göz dikmiş durumdadır. Artan yoksulluk, açlık ve sefaletle birlikte moral ve fiziki açıdan yaşanan yıpranma sonucunda ortaya çıkan toplumsal çürüme ve bunalım tek tek bireylerde ağır tahribatlar yaratmaktadır. Psikolojik rahatsızlıklar, intiharlar, emekçilerin yaşamına hakim olan mutsuzluk ve karamsarlık tablosu, artan hırsızlıklar, gasplar, uyuşturucu ve fuhuş batağı emekçi kitlelerin bir çıkış yolu bulamamasının yarattığı sonuçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Başta gençlik kesimleri olmak üzere bu tablo işçi ve emekçilerin tümünü doğrudan etkilemektedir.

Çatışan düzen güçlerinin emekçi kitleleri laik-şeriat ikilemine sokarak düzene yedeklemeye çalıştığı bir politik atmosferden geçmekteyiz. Bir tarafta eli kanlı, amerikancı darbeci ordu şahsında ulusal cephe, diğer tarafta ise yine bizzat sermaye tarafından beslenip palazlandırılan dinci gerici cephe emekçilere dayatılmaktadır. Toplumsal yaşam, burjuva kliklerin kendi rant ve egemenlik kavgası, gerici ihtiyaçları üzerinden şekillendirilmek istenmektedir. Her iki düzen cephesi de ABD’yle işbirliğinde, sermayeye hizmette, işçi ve emekçilere düşmanlıkta, Kürt halkının imha ve inkarında birleşmektedir. Bu yanıyla aralarında hiçbir sorun yoktur. İşçi ve emekçiler kendi cellatları etrafında taraflaştırılmaya çalışılmaktadır.

Milliyetçi-şoven propaganda Mamak’ta oldukça etkili olmaktadır. Burjuva düzen gericiliğinin “laik cumhuriyet”e sahip çıkma argümanıyla birkaç yıldır yükselttiği gerici propaganda ve faşist-şoven kampanya düne kadar ilerici dinamiklerin ağırlıkta olduğu kimi semtlerde dahi geniş bir etki alanı bulabilmektedir. Bu etki, düzen gericiliğine ve faşizme karşı mücadele dinamiklerini şoven ulusalcı bir zemine sürüklemektedir. Bu tablo bölgemize de yansımaktadır. Örneğin öncesinde milli maçların ardından Tuzluçayır Mahallesi’nde yol ağzına ellerinde taşlarla barikatlarda çatışan antifaşist gençlik tablosu gelinen süreçte yerini “Yaşasın Türkiye!” sloganına ve ellerinde Türk bayraklarıyla “Gündoğdu” marşı okuyan bir gençlik tablosuna bırakmıştır.

Yanısıra SSGSS’nin yasalaştığı, iş cinayetlerinin arttığı, çalışma koşullarının daha da ağırlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Sermaye iktidarının “sınır içi” ve “sınır dışı” operasyonlarla başta Kürt halkı olmak üzere bölge halklarına yönelik saldırganlığının arttığı bir dönemin bizlere yüklediği ağır görevlerin bilincindeyiz.

Tüm bu gelişmeler 5.’si örgütlenen festivalin politik gündemlerini de belirlemektedir. Burjuva düzen gericiliğinin işçi ve emekçilere enjekte ettiği zehirin karşısında işçi sınıfının devrimci siyasal çizgisinin etki alanını artırma sorumluluğu daha yakıcı hale gelmektedir.

Mamak 5. Kültür Sanat Festivali “Yoksulluğa mahkum, yozlaşmaya teslim olmayacağız!” ana şiarıyla siyasal gelişmeleri ele alan, sosyal yıkım saldırılarına ve geleceksizliğe karşı işçi-emekçileri devrim ve sosyalizmin kızıl bayrağı altına çağıran bir süreç olarak örgütlenmektedir.

Festivali örgütleme sürecine işçi sınıfının devrimci programından aldığımız güçle başladık.

Toplam siyasal sınıf çalışmamızın tüm birikim ve deneyimiyle yolumuzu yürüyoruz. Bölgede devrimci politikanın ve mücadelenin etki alanını artırmaya çalışan bir süreç ördüğümüzün bilinciyle hareket ediyoruz.

Festival süreci bölgedeki toplam çalışmamızın katettiği mesafeye de ayna tutacaktır. Toplam faaliyetimizin zayıf ve güçlü yönlerini açığa çıkaracaktır.

Festival süreci programın hazırlanmasınan teknik ihtiyaçlara ve düzenlemelere, alan güvenliğinden etkinliklerin organizasyonuna kadar Mamak İşçi Kültür Evi’ni ve faaliyeti sahiplenen emekçilerin ortak emeği ve iradesiyle örgütlenmektedir. Festivali anlamlı kılan en temel konulardan birisi de budur.

Geride kalan 4 festival süreci Ekrem Ataer, Mustafa Özaslan, Ali Balkız, Mustafa Coşkun, Dertli Divani, Oğuz Boran, Ali Ekber Eren, Hasan Sağlam, Hüsnü İyi doğan, Kenan Şahbudak, Murat Metin, Grup Yakamoz, Haluk Gerger, Av. Selçuk Kozağaçlı, Değişim Atölyesi oyuncularıyla İstanbul, İzmir, Adana, Kayseri İşçi Kültür Evleri’nin şiir, tiyatro ve müzik gruplarının katılımı ve katkılarıyla örgütlendi. Sendikaların ve DKÖ’lerin sınırlı da olsa sunduğu desteklerle bugünlere geldi.

Mamak 5. Kültür Sanat Festivali eksik bıraktığımız ve güçlendirmemiz gereken yönleriyle bir kez daha öğretici olacaktır. Önümüzdeki dönemi kazanma hedefiyle hareket edecek ve mücadelemizi büyüteceğiz.

Bir kez daha cüret edecek ve başaracağız!

Mamak İşçi Kültür Evi Festival Hazırlık Komitesi


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30