22.11.2008
12.08.2008 10:03

Locarno’da politik sinemanın gözde teması sığınmacılar

 

Locarno Film Festivali’nde sığınmacı sorununu ele alan iki film ve Iraklı Kürtleri anlatan ‘Efsane Topraklar’, politik sinema meraklılarının ilgisini çeken yapımlar oldu

Festivalin yarışmalı bölümünde izlenen filmler, ilk günlerle birlikte doyurucu, yüksek bir sinema düzeyi sergiliyor. Biçimsel düzeyde yenilikçi, sağlam sinema dilleri geliştiren yönetmenlerin birçoğu politik konulara çarpıcı örnekler eşliğinde eğiliyor. ‘Sonbahar’ın izi belleklerde daha tazeyken, hattâ giderek derinleşirken, beyazperdeden yine Türkçe konuşmalar çalınıyor kulağımıza: Bir kamyonun kapalı kasasında, aç susuz kaçak yolculuk eden,  korkudan ve soğuktan titreşen bu insanlar, İngiltere’ye kadar gidebilme umuduyla Türkiye’den yola çıkmış Kürt sığınmacı adayları... 

Onların seslerine, Altın Leopar’ın Fransız adayı Emmanuel Finkiel kulak veriyor: Siyasi sığınma ve ekenomik göç temaları yanısıra, üç koşut öykü eşliğinde küreselleşerek yükselen neoliberalizmin açtığı derin toplumsal yaralara da değinen  ‘Vadedilmiş Toprak  Hiçbir Yerde ’ (Nulle part Terre promise) belgesel gerçekliğinde, duyarlı, etkileyici bir ‘yeni politik sinema’ örneği. Sıradan insanların, ne yazık ki giderek sıradanlaşan dramlarını günlük yaşamın akışı içinde anlatan Emmanuel Finkiel, ayrıca, iş gücünün ucuz olduğu ülkelere kayan yatırımların doğurduğu tehlikeli dengesizliği de eleştiriyor. 

Ayrıca, ‘ Zamanımızın Yönetmenleri’ (CinÈastes du PrÈsent) adlı yarışmalı yan bölümde izlenir izlenmez festivalin en önemli olayı olarak nitelenen  ‘Kale’ (La Forteresse)  adlı belgesel filmde de Avrupa´daki sığınmacılar sorununu gündeme geliyor.  Dünyanın değişik bölgelerinden gelip İsviçre´ye sığınmak isteyen göçmenlerin, başvuruları işleme alınıp karara bağlanana kadar yaşamak zorunda kaldıkları süreç, hiçbir politik söyleve gerek duymaksızın anatılıyor. Sığınmacıların gözetim altında tutuldukları özel “geçici tutuklama merkezi”ndeki  günlük yaşamın akışını görüntüleyen İsviçreli  belgeselci Fernand Melgar, siyasi ya da ekonomik nedenlerle Avrupa’ya kapağı atmaya çalışan insanların ortak dramını, tarafsız bir yaklaşımla gözler önüne seriyor. Özgürlükçü Batı demokrasilerinin bu konudaki  kabul edilemez demokrasi dışı yaptırımlarını, insan haklarıyla bağdaşmayan  tavırlarını, yetersizliklerini sergiliyor...

Irak filmi İran’da çekildi

Yine  “Zamanımızın Yönetmenleri” bölümünde yarışan Iraklı Rahim Zabihi, ‘Welate Efsane’ (Efsane Topraklar) adlı belgeselinde, Kürtlerin Saddam Hüseyin devrinde yaşadıkları zûlmü bugünkü Irak adaleti önünde sorgulamaya çalışan bir Kürdün başına gelenleri anlatıyor. Filmin Almanya´da yaşayan Türkiyeli yapımcısı Mehmet Aktaş, politik içerikli bu belgeseli Irak’ta gerçekleştiremediklerini, İran topraklarında çekmek zorunda kaldıklarını söylüyor...

Günümüz gerçeklerine ister belgesel, ister konulu filmler aracılığıyla eğilmiş olsunlar, bilinçli yönetmenlerin çizdikleri tablo en hafif deyimiyle kaygı verici. İçinde yaşadığı dünyaya açık yüreklilikle bakabilen, gerçekçi ve duyarlı sinemanın önemi giderek artıyor.  İşlevi de...

Radikal / 12.08.08

 


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30