25.08.2008 13:29
Gülsuyu Festivali sona erdi!
(25.08.08) – 23-24 Ağustos tarihlerinde ilerici devrimci kurumların ortak örgütlediği Gülsuyu Festivali dün gerçekleştirilen ikinci gün programının ardından sona erdi. Festivalin 2. günü Gülsuyulu işçi ve emekçilerin katılımıyla çekilen halaylarla sona erdi.
İki gün süren Gülsuyu Festivali, BDSP, DHP, Halk Cephesi, Partizan, P. Devrimci Duruş, SDP, Anadoluda Yaşam Kooperatifi ve Devrimci Komünistler tarafından örgütlendi.
Ergenekon, kontrgerilla ve devlet gerçeği...
Festivalin dünkü programı saat 17.30’da festival alanındaki “Ergenekon, Kontrgerilla ve Devlet Gerçeği” başlıklı panelle başladı. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Behiç Aşçı, Partizan Temsilcisi Derya Aras ve SDP Temsilcisi Ulaş Bayraktaroğlu’nun yer aldığı panelde konuşmacı olarak yer aldılar.
Panelde ilk sözü alan Aras, Ergenekon örgütlenmesinin temelinde nelerin yattığını ve devrimciler cephesinden bu sürecin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini belirtti.
Ergenekonu, sistem içinde bir temizlik operasyonu olarak nitelendiren Aras, “Ergenekon bir bilgi kirliliğidir” dedi. Egemenlerin, Ergenekon soruşturması ile derin devleti meşrulaştırdığını söyleyen Aras, egemenlerin yeni bir statüko ve süreç yaratarak devletin asli kurumlarının yıpranmamasını özenle koruma tavrına dikkat çekti.
Aşçı: “Dümen suyu değil mücadele etmek ve örgütlenmek!”
Panelde ikinci olarak konuşan Av. Behiç Aşçı, kontrgerilla örgütlenmesinin NATO’nun kurulmasıyla beraber ona hizmet eden bir anlayışla şekillendiğini ifade ederek,
kontrgerilla katliamlarını kronolojik olarak sıraladı. Aşçı’nın konuşmasında kontrgerilla örgütlenmesinin bir yönetim biçimi olduğunun altı çizildi.
Aşçı, Ergenekon iddianamesinde darbe girişimlerine yer verilmediğini, yargılanan kişilerin katliam ve faaliyetlerine değinilmediğini belirtti. “AKP eğer darbecileri yargılayacaksa 12 Eylül darbecilerini yargılasın” dedi.
Ergenekon’un hukuksal değerlendirmesinin amacının bilgilendirme olacağı ancak devrimcilerin asıl yapması gerekenin düzenin dümen suyuna girmek değil emekçilerin kendi mücadelesini örgütlemek olduğunu hatırlattı.
Panelin son konuşmacısı ise SDP Temsilcisi Ulaş Bayraktaroğlu oldu. Ergenekon sürecini TSK’nin içindeki bir temizlik operasyonu olarak nitelendiren Bayraktaroğlu bu operasyonun uzlaşmacı bir süreçle sonuçlandığını söyledi.
Sürece müdahale edilememesinin nedeninin örgütsüzlük olduğunu hatırlatan Bayraktaroğlu, tersaneler örneğini vererek, bunca kirlenmişliğe ve sermayenin saldırılarına rağmen sorunların çözülmediğini, kapitalist ve emperyalistlerden hesabı soracak bir öz örgütlenmenin gerekliliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Yaklaşık 50 kişinin katıldığı panel soru-cevap bölümüyle son buldu.
Festival, halaylarla sona erdi...
Festivalin 2. Ve son gün programı saat 20.00’de müzik gruplarının sahne almasıyla başladı.
Sahneye ilk olarak Grup İklim çıkarken festival programı İdil Tiyatro Atölyesi’nin sergilediği “Yoksulluk Başa Bela” adlı oyunla devam etti. Oyun, kitle tarafından ilgiyle izlendi. Oyunda yozlaşma ve yoksulluğun neden ve sonuçları işlendi.
Tiyatro gösteriminin ardından sahne alan Tuncay Balcı ise söylediği türkülerle ilgiyi arttırdı.
Gecenin sahne alan bir başka tiyatro grubu ‘Tiyatro Gerçek' ise yıkımlar ve yıkımlara karşı mücadeleyi konu alan oyununu sergiledi. Festival programının sonuna doğru gelinirken kalabalığın coşkusu Grup Yorum Korosu ve Grup Munzur’la daha da arttı. Halaylar çekildi.
Festivalde, “Yıkımlara, yozlaşmaya geçit vermeyeceğiz!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Halkımız saflara hesap sormaya!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları atıldı.
BDSP standında, “Ekim’den Parti’ye, Parti'yle devrime!” isimli sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Sinevizyon izleyenler tarafından ilgiyle karşılandı.
Kızıl Bayrak / İstanbul