21.11.2008
27.04.2007 23:32

Abdullah Gül tercihi “uygar Batı”nın gerçek yüzünü ortaya seriyor!

 

AKP’nin cumhurbaşkanı adayını açıklaması ve bunun Tayyip Erdoğan değil de Abdullah Gül olması, ‘muasır medeniyet’i pek memnun etmiş görünüyor. Batının medeni basını, cumhurbaşkanlığından vazgeçme tutumu yüzünden Erdoğan’a, ve pek çok ‘haslet’ini sayarak Gül’e övgüler diziyor. Bütün bu övgülerin altında yatan asıl niyeti ise, "Sonuçta bir AKP'linin cumhurbaşkanı olması, Türkiye'de modern demokrasinin olgunlaştığının işareti olacaktır" yorumuyla Financial Times ifşa ediyor.

‘Uygar Batı’nın vahşi vahşi (orta) Doğu’ya biçtiği kefen ‘ılımlı islam’, ‘radikal’ Erdoğan karşısında ‘ılımlı’ Gül’de tecelli ediyor. İran’da tefe koydukları barbar müslümanlığın adı, Türkiye’de ‘modern demokrasi’ye dönüşüveriyor.

Öyle görünmekle birlikte, aslında bu yakıştırma sadece Batı’nın sahtekarlığından ibaret değil. Anladıkları, bildikleri, uyguladıkları ve tüm dünyaya dayattıkları demokrasi işte tam da böyle birşeydir. AKP’ye, Erdoğan’a, Gül’e yöneltilen övgüler, bu Amerikan tipi demokrasinin çok gönüllü ve çok gayretli uygulayıcısı olmalarıdır. Hükümetteki bir partinin, bir devlet veya hükümet başkanının dinci olması demokrasiye halel getirse, önce ABD demokrasisi sakatlanırdı. Bush’un Erdoğan veya Gül’den daha az dinci, daha az bağnaz, daha az fanatik olduğu iddia edilemeyeceğine, dini en pervasız kullanan/kullanabilenler en dinci politikacılar olduğuna, ve bu her iki özellik de ABD ve Türkiye’de bolca bulunduğuna göre, ‘yaşasın demokrasi!’...

 Emperyalizmin modern demokrasisi, artıkburjuva demokrasisine bile benzemeyen bir ucube olduğuna, ve en gelişkin nümunesi ABD’de sergilendiğine göre, ek bir tanım da gerekmiyor. Bu, her tür baskının, şiddetin, terörün, işkencenin kol gezdiği bir demokrasidir. Guantanamolar, Ebu Garibler demokrasisidir. İşkence uçakları, işgal kuvvetleri, tecavüz askerleri demokrasisidir.

Türk devletinin gönüllü uygulayıcılığına soyunduğu Amerikan tipi demokraside, aradığınız her tür musibeti bulabilirsiniz. Ama demokratik hak ve özgürlük aramayacaksınız, çünkü bulamazsınz.

AKP ve hükümetine yönelik ‘demokrasi’ övgüleri, bu nedenle hiç boşa sarfedilmiyor. Bu tarikatçiler partisinin iktidar sürecinde, tüm önceki hükümetlerin uygulamalarını mumla aratacak hak gaspları gerçekleştirilmiş bulunuyor. İşçi sınıfı ve emekçi kitleleri yüz yıllık kazanımlarından soyundurmak için bu hükümet kadar canla-başla çalışan, Amerikan uşaklığını, Ortadoğu jandarmalığını bunlar kadar aleni uygulayan ve savunan çıkmadı. En arsızları korkularından savunamadılar, birazcık namuslu geçinenler ise utandıklarından... AKP’lilerde ise ne utanma duygusu var ne de korku...

Utanmıyorlar, çünkü utanmak insani bir duygudur. Korkmuyorlar, korkmuyormuş gibi yapıyorlar, çünkü sınıf hareketinin en durgun olduğu bir dönemde iş başındalar. Onları bir de kitlelerin demokratik hak ve özgürlükleri için ayağa kalktığı dönemde görmek gerekiyor.

Batı’nın ve içerdeki uşaklarının gerçek kimlikleri, sınıf ve kitle mücadelesinin zoruyla genişletilen/geliştirilen demokrasi koşullarında ortaya seriliyor. Bugün, Türkiye’de modern demokrasinin geliştiğini iddia edenler, dün bu ülkenin işçi ve emekçileri demokrasiyi gerçekten geliştirmeye kalktığında faşist darbeler tezgahlıyor, darbecilere alkış tutuyor, onların yönetimi altında Türk-İslam sentezi uyguluyorlardı. Bugünkü AKP hükümeti işte bu sentezin ürünü olduğuna göre, elbet onu da alkışlayacaklar. Planlarının işe yaradığını görmenin gururuyla...

Vahşi kapitalizmin gururunu incitmek, planlarını bozmak elimizdedir. Emperyalizmin ‘modern demokrasi’sinin tek alternatifi olan, işçi sınıfının sosyalist demokrasisini inşa etmek değil, istemek bile o gururu kırmaya yetecektir.

(Kızıl Bayrak, Sayı:16, 27 Nisan 2007)


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30