21.11.2008
15.07.2007 16:57

Kürt halkına tehcir planı

 

(15.07.07) - Radikal gazetesindeki bir yazısında Güney Kürdistan ile Türkiye arasında "gönüllü mübadele" öneren MHP milletvekili adayı emekli büyükelçi Gündüz Aktan, Türkiye’deki Kürtler’in Güney Kürdistan’a gitmelerini söyledi: “Bizimle birlikte yaşamak istemiyorlarsa hemen güneyimizde bir Kürt oluşumu var, oraya gitsinler”Aktan, geçtiğimiz ay Hudson Enstitüsü'nde düzenlenen ve bazı Türk generallerinin de katıldığı, Türkiye'de kanlı provokasyonların "simülasyonunun" yapıldığı toplantıda tartışılan senaryolar hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aktan, bu toplantı hakkında, “Böyle senaryoların görüşüldüğü toplantılara ben de katıldım. Çok daha vahim senaryolar da görüşülmüştür. Ben kendim de böyle toplantılar düzenledim” diyerek yanlış bulmadığını açıkladı.

Emekli Büyükelçi, Güney Kürdistan’a yönelik olası sınır ötesi operasyon konusunda da çarpıcı açıklamalar yaptı. Aktan, Türk ordusunun Güney Kürdistan'a girmesi halinde, hedefin PKK değil, bölgesel Kürt yönetiminin başkanı Mesut Barzani olacağını da söyledi. Barzani'nin PKK'lı gibi hareket ettiğini ifade eden Aktan, “Böyle bir operasyon PKK'ya karşı değil, Barzani'ye karşı yapılır” dedi. Sınır ötesi operasyon için gerekli şartların oluştuğunu savunarak, “İyice düşünmek ve sonra hareket edebilmek önemli. TSK'nın da iradesi zaten bu yönde.” ifadelerini kullandı. Emekli Büyükelçi, Türkiye'nin Irak'ta ABD'yle bir sorunu olmadığını ve bu ülkenin silahlı güçleriyle karşı karşıya gelmeyeceğini de savundu.

Hatırlanacağı gibi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da, sınır ötesi operasyon düzenlendiği takdirde ABD ve onun müttefiki Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile karşı karşıya gelinebileceğini, bu nedenle "iyi düşünmek" gerektiğini vurgulamıştı.

Kürt halkının tıpkı geçmişte Ermeni halkına yapıldığı gibi, “tehcir”e tabi tutulmasının savunulması herhangi bir emekli diplomatın basit hezeyanları olarak kabul edilemez. Özellikle bu kişinin diplomasi örsünden geçtiği için kelimelerini dikkatle seçen think-tank yöneticisi olduğu dikkate alınırsa.

Kuşkusuz ki, Gündüz Aktan’ın, Büyükanıt’la parelel düşünmesi rastlantı değildir. Zira, bu zat kontrgerilla devletinin legal plandaki sözcülerinden biridir. O, Dışişleri Bakanlığı bürokrasisinden gelme, kimi önemli süreçlerde sömürgeci-inkârcı politikalar konusunda Başbakan Ecevit ve Çankaya’daki Demirel’e akıl hocalığı yapmış, halk düşmanı şovenist zihniyetine rağmen emekliliğinden sonra da medya aracılığıyla piyasaya “demokrasi havarisi modern kişilik” olarak pazarlanmış, bir süre ASAM Başkanlığını da yürütmüştür.

Ayrıca bu şahsın ırkçı- şovenist MHP’den aday olması da rastlantı değildir. Özellikle onun bir Nazi artığı olan Alman hukukçu Carl Schmitt'in iyi bir hayranı olduğu ve onu kendisine rehber aldığı düşünülürse. Bu Nazi artığının ünlü “uluslararası etki alanı” teorisiyle Nazi partisi üyesi bir faşist Gündüz Aktan'a ilham verdiği biliniyor.

Gelinen yerde, Gündüz Aktan’ın Kürt halkının tehcirine dair sözleri, onun sermaye devleti içindeki konumu dikkate alınarak değerlendirilirse, kişisel bir yaklaşım değildir. Dünkü Ermeni soykırımını inkar eden sömürgeci sermaye devletinin Kürt halkına dönük imha, inkar ve asimilasyon politikalarında hiçbir sınır tanımadığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kuşkusuz ki, bu durumda çözüm, kardeş Kürt halkının ulusal eşitlik ve özgürlük istemini her seferinde katliamlarla bastıran ve bu politikasında ısrarını Gündüz Aktan gibi faşistlerin ağzından dışa vuran sömürgeci sermaye devletine karşı işçilerin birliği, halkların kardeşliği temelinde mücadeleyi yükseltmektir.

 


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30