16.07.2007 10:55
İkinci sınıf şehitler - Mumia Abu-Jamal
ABD ordusuna asker çıkarmada en verimli yer Meksika’da bulunan Tijuana dır.
Eğer askerlere anlatılması gerekmeyen bir şey varsa o da savaşın cehennem olduğu gerçeğidir. ABD’de genç kadın ve erkeklerin askere gitme nedeni giderek azalan iş bulma imkanıdır. Ya da kendi eğitim masraflarını karşılayamamaları ve silahlı kuvvetlerin askere alma bürolarının halka kolej eğitimi finanse etme sözü vermeleridir. ABD’nin gönüller ordusu diye tanımlanan ordu, korku, umut ve kadere boyun eğmekten oluşan çelişkiler yumağıdır. Ordu, ülkenin büyük çoğunluğu için acı bir gerçek olan işsizlik ve geleceksizlikten kurtulabilmek için birçoğunun sığındığı yerdir.
Kafalardaki korku, 11 Eylül 2001 yılında Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri’nin yıkılış resimleri aracılığı ile canlı tutulmaya çalışılıyor. Birçok kişi askeri müdahalenin kendilerine 11 Eylül’den sonra yok olan güvenlik duygularını yeniden sağlanacağını umut ediyordu. Ve kadere teslim olmak, çağdaş birçok kişinin inişli-çıkışlı yaşamını yönlendiren kör kuvvettir. Washington’da yöneten strateji uzmanları farklı fikirlere sahipler. Zafer ve egemenlik sarhoşluğu bir elit Neo-con topluluğu emperyalist egemenlik alanını geliştirme rüyaları kendilerinin de imkansız dediklerinin dışına taşırdı. Sonuç ise, nasıl sonlanacağını tahmin edebileceğimiz kesintisiz başarısızlıktır.
Gerçekte kimdir bu kurslarda öldürmeyi öğrenen ve ardından hemen savaşa gönderilen askerler? “Operation Enduring Freedom” bizim “Operation Enduring Occupation” (devam etmekte olan işgal) olarak adlandırmamız daha doğru olacak, ABD vatandaşı olmayan ama ABD üniforması giymiş binlerce asker savaşmakta. Çatışmalardan sağ kurtulmayı ve kendilerine hızlı vatandaşlık hakkı vaadeden programdan faydalanmayı ummaktalar. Ve böylece normalinde vatandaşlık için beklemek zorunda oldukları 5 yıllık süreyi de beklemeleri gerekmeyecek. ABD kimliğine sahip olmayan bu askerlerin varlığı -toplam 37 bin kişi- Washington’un kongre salonlarında yeni vatandaşlık yasalarına ilişkin tartışmayı sağlamıyor.
Şu aralar ABD ordusu için asker çıkarmada en verimli yer Meksika’nın Tijuana kentidir. Ölenlerin İspanyolca isimlerini okuduğumuzda azımsanmayacak kadar kişinin -sözde- vatandaşı olmadıkları bir ülke için öldüklerini farkediyoruz. Puertoricolular’ın yerini şimdi Meksikalılar aldı. Onlar, Pentagon’un kamuoyuna tanıtmaya çalıştığı Pal Tillman tipi örnek askerler değiller: Pat Tillman 11 Eylül 2001 yıllında, o “şanlı günlerden” sonra orduya katılan atletik yapılı bir gençti. Onu Arlıngton ulusal mezarlığına gönderenler ne Al Kaide ne Taliban ne de “demokrasimizden nefret eden başka teröristlere” mensup kişilerdi. Hayır, Pat Tillman 2004 yılında Afganistan’da ABD ordusuna mensup arkadaşlarının “dost ateşi” sonucu öldü.
Gazeteler onu yazılarında betimlemeye çalıştıklarında çoğumuz gibi Tillman’da karmaşık bir kişilikti. En çok tercih ettiği yazarlardan biri dilbilimci ve savaş karşıtı Noam Chomsky’di. Pat Tillman Ortadoğu’da gördükleri ve yaşadıklarını reddetmekteydi. Eğer bugün yaşıyor olsaydı orduda değil savaş karşıtı gösterilerin en önünde olurdu.
Roma İmparatorluğu son döneminde kendi sınırlarına yakın yaşamakta olan “barbarlara” kendisi için savaşmaları durumunda ikinci sınıf vatandaşlık sözü vermişti. Roma vatandaşları için emek ve oyunlar vardı. Aynen Roma imparatorluğunun yaptığı gibi ABD’de sınır bölgelerindeki paralı askerlere ikinci sınıf vatandaşlık sözü vermekte. Onlara ekmek ve oyun sözü vermemekte ama ölen askerler listesinde bir yer vermekte.
Çeviri: J. Özgür
(Junge Welt gazetesinin 7-8 Temmuz ‘07 tarihli sayısından alınmıştır)