05.12.2008
21.07.2007 14:55

CHP’nin kirli ve kanlı geçmişine kısa bir bakış... / KB

 

AKP’nin hükümette olduğu 4,5 yıllık süre zarfında yaşanan sosyal yıkım saldırıları işçi ve emekçilerin içinde debelendikleri açlık ve sefalet koşullarını gözle görülür ölçüde derinleştirdi. Sağlık hakkının gaspından, asgari ücrete yapılan göstermelik zamma kadar her adımda işçi ve emekçiler derin bir bataklığın içerisine itildiler. Bu tablo işçi ve emekçilerin bir alternatif ve çözüm arayışı içerisine girmesine yolaçtı. Erken seçim döneminin gelmesi ile beraber CHP de sözde halkçı politikalarıyla işçi ve emekçi kitlelerin karşısına çıkmaya çalıştı.

Sermaye düzeni eliyle yaratılan toplumsal hafıza kaybı ve derin sefaletin de bir sonucu olarak işçi ve emekçiler ehveni şer mantığıyla CHP’yi “sol” seçenek olarak görmeye devam ediyor. Ancak çeşitli dönemlerde meclise girmiş, hükümet olmuş CHP, SHP gibi sözde sol partilerin tarihi emekçi düşmanı, demokrasi katili uygulamalarla dolu. CHP’nin kanlı ve kirli tarihinin bütününü aktarmaya elbette sayfalarımız yetmeyecek. Ancak bu saldırıların sınırlı da olsa dökümünü yapmak sandıkta işçi ve emekçilerin CHP’ye oy vermelerinin kendi cellatlarına oy vermekten başka bir anlamı olmadığını anlatmaya yetecektir.

* ‘89’un başında SHP milletvekili İbrahim Aksoy “Kürtler ayrı bir halktır” dediği için, SHP’den ihraç edilmişti. Yine aynı yılın sonlarında yedi SHP milletvekili, Paris’te yapılan “Kürt Ulusal Kimliği ve İnsan Hakları” adlı bir konferansa katıldıkları için ihraç edildiler.

* 18 Ağustos ’92: Şırnak’ta Kürt halkını hedef alan bir katliam gerçekleşti. Onlarca insan katledildi. 15 bin insan göçe zorlandı. Hükümette ise bugünün CHP’sinin önceli SHP vardır.

* 2 Ekim ’92: Diyarbakır’ın Kulp ilçesindeki binlerce insan devletin baskı ve terörü nedeniyle şehri terketmek zorunda kaldı. Hükümette yine SHP vardı.

* 21 Mart ’93: Newroz kutlamalarını hedef alan devlet terörünün sonucunda 400 kişi gözaltına alındı. Balıkesir, Tunceli ve İstanbul’da çıkan çatışmalarda 11 kişi yaralandı. Şırnak Cizre İlçesi’nde ise Newroz kutlamalarına izin verilmedi.

* Tarih 30 Mart ’93: Özel radyolar, izinsiz yayın yaptıkları gerekçesiyle dönemin hükümeti tarafından kapatıldı. Kapatma kararı kamuoyunda büyük tepki ile karşılandı. Özel radyolarda hükümeti hedef alan yayınların yapılmasına duyulan tepkinin sonucu olan bu karar aynı yıl içerisinde geri çekilmek zorunda kaldı.

* Tarih 5 Nisan ’93: İşçi ve emekçileri hedef alan kapsamlı bir saldırı olarak tarihe geçen 5 Nisan kararları açıklandı. Çiller’in kararları olarak bilinen 5 Nisan kararlarının altında Deniz Baykal’ın da imzası vardı. Bu kararlarda Türkiye ekonomisinin düze çıkması için sayılan önlemler şunlardı:

- Hububat, şekerpancarı ve tütün dışındaki tarımsal ürünlere sübvansiyon kaldırılacak.

- Emeklilik yaşı artırılacak.

- Memura yılın 2. yarısı için bütçe ödenekleri ölçüsünde zam yapılacak. Aylık vergi iadesi ödemeleri kaldırılacak.

- KİT’lerin bir kısmı kapatılacak, bir kısmı ise özelleştirilecek.

- Ayrıca ek vergiler konulması ve yeni zamlar öngörülmüştü.

* 28 Nisan ’93: İstanbul Ümraniye’de çöp faciası yaşandı. Hekimbaşı çöplüğünde biriken metan gazı patlayınca havaya uçan çöpler bir mahallenin üzerine çöktü. Çöp yığınının altında kalan 13 evde, çoğu kadın ve çocuk 39 kişi öldü. Yine aynı dönemde SHP hükümetteydi ve bütün bir dönem boyunca alışılmış taziyelerinden birini yollamakla yetindi.

* 2 Temmuz ’93: Yer Sivas-Madımak Oteli. 37 kişi katledildi. Hükümet ortağı Erdal İnönü’nün yardımcısı Deniz Baykal katliamı seyretmekle yetindi.

* 12 Temmuz ’93: Kirli savaşın azılı katili Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandı.

* Tarih 1994, seçimlerden önce işçi-emekçilerin oylarını alabilmek için vaadler sıralayan SHP lideri Murat Karayalçın, İMF istikrar paketine imza attı.

* 14 Ağustos ’94: Kars’ın Digor İlçesi’nde yürüyüş yapan binlerce kişilik kitlenin üzerine ateş açıldı. 5 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Ve iktidar koltuğunda yine sosyal demokrat görünümlü şarlatanlar vardı!

* 12-13 Mart ’95: Gazi Mahallesi’nde 23 kişi polisin silahından çıkan kurşunlarla katledildi. Ve CHP yine hükümetteydi.

* 21 Eylül ’95: İzmir-Buca Hapishanesi’ne düzenlenen operasyonda devrimciler katledildi. CHP bu saldırıların arkasında durdu. 

* 7 Aralık ‘95: Deniz Baykal, “Gümrük Birliği’ne girişimizden dolayı elde edilen başarının, bütün Türkiye’nindir” dedi ve sözde sosyal demokrat CHP piyasa ekonomisini bir kez daha güzellemiş oldu. Yapısal uyum programları çerçevesinde imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının altına Tansu Çiller’le birlikte imza atan diğer isim Deniz Baykal’dı.

* 4 Ocak ’96: Ümraniye Hapishanesi’ne yapılan operasyonda yine devrimciler işkencelerden geçirilerek katledildiler. Hükümet koltuğundakiler değişmemişti.

* 26 Eylül ’99, Ulucanlar Hapishanesi’nde 10 devrimci korkunç işkencelerden geçirilerek katledildi. Hükümette CHP ile yapılan pazarlık sonucu, onun kanatları altında seçime giren DSP oturuyordu!

* ’99’da İş Bankası ve CHP’nin ortak olduğu Paşabahçe haraç mezat satışa çıkarılırken, “piyasa mantığının gereğidir” diyerek özelleştirmeye destek veren Deniz Baykal’dı. Üstelik CHP İş Bankası’nın en önemli hissedarı olmasına rağmen...

* 19 Aralık ’00 ve öncesi-sonrası: Cezaevlerine gerçekleşen operasyon sırasında onlarca devrimci katledildi. Cezaevlerinin duvarları dahi kurşunlardan delik deşik edildi. Bu tarihten önce ve sonra 122 devrimci ölüm oruçlarında yaşamını yitirdi. Yine CHP’nin Karaoğlanı Ecevit ve bugün kol kanat gerdiği DSP hükümetteydi.

* 11 Eylül sonrasında uluslararası planda Türkiye’nin artan öneminden bahseden, “Türkiye bölgede yönlendirici konuma gelebilir” diyerek DSP-MHP-ANAP’tan oluşan koalisyon hükümetini BOP’a destek vermesi için uyaran Deniz Baykal’ın ta kendisiydi.

* Tarih Kasım ’02: Dünya Bankası eski yöneticilerinden Kemal Derviş’i Türkiye’ye ihraç eden CHP seçimlere de onunla girdi!

AKP’nin hükümette olduğu 4,5 yıl içerisinde CHP emek düşmanı yasaların çıkmasına örtülü destek verdi. Saldırı yasaları böylelikle jet hızıyla mecliste onaylandı. Varlık nedeni sermayeye hizmet olan Deniz Baykal’ın, Telekom, Erdemir, Tüpraş özelleştirmelerine son kongrede karşı çıkması da tam bir ikiyüzlülük örneğiydi.

Yine aynı dönemde, tüm faşist yasaları destekleyen, çıkarılanları yetersiz bulan, 301. maddeyi sahiplenen, polise daha fazla yetki diye çırpınan, “Terörle Mücadele Yasası” düzenlemeleri bir an önce yapılsın diye AKP’yi sıkıştıran da, Kuzey Irak’a operasyon yapılsın diye amigoluk yapan da CHP’dir.

Şemdinli olaylarının ardından TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun CHP’li üyesi Ahmet Ersin, Şemdinli’deki incelemelerinin ardından ‘kanaatini’ açıkladı: “Bu olay bir yeni Susurluk olarak adlandırılamaz.” CHP’nin Ahmet Ersin ağzında ifadesini bulan yaklaşımı, CHP’nin Şemdinli’nin üstünü örtme operasyonunda oynadığı etkin rolün göstergesidir.

* 24 Ocak ’07: CHP’nin Kuşadası’nda çıkan Altıok isimli yayın organında “Biz hepinizi çok ama çok sevdik, varolun bu ülkenin güzel, pırıl pırıl renkleri” cümlesi ile yayınlanan bir makalede başka resimlerin yanında “Mehmet Ali Ağca’nın” da resmi yer aldı.

* Ocak ’07: CHP Hrant Dink cinayetinin ardından açığa çıkan toplumsal tepkinin, kardeşlik duygularının ifadesi olan “Hepimiz Ermeni’yiz” sloganına Deniz Baykal’ın ağzından savaş açtı.

’07 Temmuz seçim sürecinin de açığa çıkarttığı gibi CHP, Kürt halkına düşmanlıkta sınır tanımıyor. Sınır ötesi operasyona zemin yaratan konuşmalar yapıyor. Darbe çığırtkanlığında başı çekiyor. Ordu şakşakçılığını kimseye bırakmıyor. CHP, MHP ile kolkola girmenin hesaplarını yapıyor ve MHP ile mecliste koalisyon kurmaya hazırlanıyor.

CHP iktidar koltuğunun bir köşesinde oturduğu bütün dönemlerde ilk elden İMF’ye bağlılığını beyan etmiş, bu coğrafyada işçi ve emekçileri hedef alan sosyal yıkım saldırılarının birçoğuna bizzat imza atmış, ellerine onlarca devrimcinin ve Kürt halkının kanı bulaşmış has bir sermaye partisidir. Bugün sol adına söylediği her söz seçim aldatmacasından ibaret bir göz boyama çabasıdır. CHP’ye oy vermek bu coğrafyada hüküm süren anti-demokratik uygulamalara, bizleri açlık ve sefalet bataklığına iten sosyal yıkım saldırılarına ve bu saldırıları yapanların bağlı olduğu İMF’ye, ABD’ye ve emperyalistlerle kölece ilişkilere onay vermek demektir.

(Kızıl Bayrak, Sayı: 28, 20 Temmuz 2007)


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4