07.10.2008
27.07.2007 17:54

Sermayenin ücret politikası... / KB

 

"Üst düzey” uşaklara cennet, işçilere sefalet!

Patronların en sevdiği şeylerden biri de her fırsatta işçi ücretlerinin yüksekliğinden şikayet etmektir. Onlara göre her derdin devası, işçi ücretlerinin düşürülmesi, kıdem tazminatı ve sosyal güvenlik türünden hakların ortadan kaldırılmasıdır.

Ücretlerin aşağı çekilmesi, özellikle 2001 ekonomik krizinden bu yana sermayenin temel saldırı politikalarından biri olmuştur. Bugüne kadar daha ziyade ücret artış dönemlerinde sıfır zam dayatılması ya da enflasyonun altında zamlar biçiminde gündeme gelen saldırı bugün artık daha pervasızca bir aşamaya ulaşmıştır. Patronlar artık doğrudan doğruya ücretlerin azaltılmasını talep etmekte, bu isteklerini kabul ettirmek için de işsizlik sopasını kullanmaktan çekinmemektedirler.

Bunun son örneği Kocaeli’deki Beksa Fabrikası’nda yaşanmıştır. Ücretlerin yüksekliğini bahane eden Beksa patronu 200’den fazla işçinin çıkışını vermiştir. Daha sonra da işten attığı işçilere utanmazca bir teklifte bulunarak şayet ücretlerin yarı yarıya düşürülmesini kabul ediyorlarsa yeniden işe alınabileceklerini bildirmiştir.

Fakat aynı günlerde yayınlanan bir araştırma, patronların ücretleri düşürmek için öne sürdükleri gerekçelerin birer yalandan ibaret olduğunu ortaya koymaktadır. Amerika’daki bir araştırma şirketinin yaptığı uluslararası araştırma, Türkiye’deki büyük holding ve şirketlerin üst düzey yöneticilerinin aylık ortalama ücretlerinin 200 bin YTL dolayında olduğunu ortaya koymaktadır.

Yani ücret giderlerinin yüksekliğinden şikayet eden, bu bahaneyle işçilerin ücretlerini azalttıkça azaltan, onları açlık ve sefalete mahkum eden, olmadı sokağa atan Koçlar ve Sabancılar, sıra üst düzey yönetici olarak görev yapan uşaklarına gelince kesenin ağzını sonuna kadar açmaktan çekinmemektedirler. Sermaye adına holdingleri, şirketleri ve fabrikaları yöneten, işçilere kan kusturmak pahasına efendilerine büyük paralar kazandıran bu “üst düzey” uşaklar, bir asgari ücretli işçinin aldığının 500 katı kadar parayı da ceplerine indirmektedirler.

“Üst düzey” uşakların gelirleri ile işçi ücretleri arasındaki bu muazzam fark göstermektedir ki, işçi ücretleri holdinglerin, büyük şirketlerin giderlerinde gösterilmek istenenden çok daha küçük bir yer tutmaktadır. Çok açık ki, işçi ücretlerini yatırım yapamamanın ve diğer ekonomik sorunların gerekçesi gibi göstermek isteyen patronlar yalan söylemektedir. İşçilerin ücretlerini tırpanlamak için uğraşan patronların tek derdi daha fazla sömürmek, kârına kâr katmaktır.

İşçiler, patronların bu yalanlarına kanmamalı, sızlanmalarına inanmamalıdır. Patronlara ve uşaklarına değil kendi gücüne inanmalı, düşük ücret saldırısına ve hak gasplarına karşı mücadele daha da yükseltilmelidir.

(Kızıl Bayrak, Sayı: 29, 27 Temmuz 2007)


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2