24.07.2008
04.12.2007 03:46

Yaklaşan İran savaşını engellemek / Marjorie Cohn Thomas

 

Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar, Bush yönetiminin İran’a askeri bir saldırı planı içerisinde olduğunu gösteriyor. Bush’un yakın bir müttefiki olan Suudi Arabistan’daki yetkililer duvardaki elyazmalarının anlamı üzerine düşünüyorlar.  Prens Bandar bin Sultan’ın sağ kolu olan Rhad Massoud’a göre “George Bush’un tonu bize ne yapacağını düşündüğü fikrini veriyor”. Suudi Bakanı Abdül Mahsen Le Figaro’ya yaptığı açıklamada “gittikçe bir yüzleşmeye yaklaşıyoruz” dedi.   

Bush ve Cheney bizleri İran’ın tutumlarının tehlikeleri üzerine kudurganlıklarının içine çekmeye çalışırken, tezleri kısaca şöyle.  Onlar İran’ın nükleer silah geliştirdiğini söylüyorlar, fakat Birleşmiş Milletler Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAAE) yöneticisi Muhammed El Baradi bu iddianın hiçbir kanıtının olmadığını söylüyor. İran’ın Amerikan birliklerini yok etmek için Irak’a öldürücü silahlar gönderdiğini söylüyorlar, fakat bu araçlar Irak’taki herhangi bir atölyede dahi üretilebilir. New York Times’ın yazdığına göre Irak’taki yabancı savaşçıların çoğunluğu İran’dan değil, iki Bush müttefiki ülkeden (Suudi Arabistan ve Libya) geliyor. Bir tahmine göre intihar bombalarının yaklaşık yüzde 90’ı yabancı savaşçılar tarafından taşınıyor. Ve kıdemli bir ABD askerinin inancına göre, Mezopotamya’da El Kaide’ye finansal destek esas olarak Suudi Arabistan’dan geliyor.  

Bush-Cheney’in İran’a ilişkin polemikleri tırmanmaya devam ediyor. İran’ın nükleer silah üretiminin kanıtlarının yokluğunda, Bush İranlıların nükleer silah üretme bilgisini üçüncü dünya savaşı tehlikesi ile eşitlemiş durumda. Bush, “III. Dünya Savaşı’nı engellemek istiyorsanız onların nükleer silah üretme bilgilerine sahip olmalarını engellemelisiniz” demişti. Esasında, bu durum ABD’nin İran’a saldırı eşiğini düşürdüğünü gösteriyor.

Bush’un III. Dünya Savaşı uyarısından birkaç gün sonra Cheney İran’ı “dünyadaki en aktif terörizm destekçisi ülke” olarak nitelendirdi. Ve şunları ekledi; “İran rejimi şunu bilmeli ki, mevcut gidişatında devam ederse uluslararası topluluk ciddi sonuçları uygulamaya hazır… İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceğiz” Bu tehditler korkutucu bir şekilde, ABD’nin Irak’ı işgaline giden süreçteki lafazanlıkları anımsatıyor.

Olmayacak bir tutumla, Bush yönetimi İran Devrim Muhafızlarını terörist bir organizasyon olarak nitelendirdi. Öyle görünüyor ki, bu nitelemeyle yönetim, 2002 yılında Irak’a askeri müdahale için verilen Kongre yetkisini kullanmak amacıyla dilini sertleştirme çabasında. Otoriteler, “ABD’ye yönelen uluslararası terörizmi engellemek için anayasa güvencesinde harekete geçme yetkisi var “ diyorlar.

Bush’un Irak işgalinde olduğu gibi, İran’a saldırması ABD yasalarını ve uluslararası hukuku zora sokar. Birleşmiş Milletler sözleşmesi kendini savunma dışında ya da Güvenlik Konseyi’nin onayı olmadan askeri güç kullanımını yasaklıyor. İran yaklaşık 2000 yıldır hiçbir ülkeye saldırmadı. İsrail ya da Amerika’ya saldırma tehditinde de bulunmadı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesi, İsrail’i korumak yerine anında bir misilleme belası ile tehlikeye sokacaktır.

Yönetim, İran’a karşı bir durum oluşturmak için, İran Başkanı Mahmut Ahmedimecad’ın İsrail’in haritadan silinmesi gerektiğini dile getirdiği iddia edilen sözlerini öne çıkarıyor. Michigan Üniversitesi Profesörü ve Fars dilleri analisti Juan Cole’a göre Ahmedinecad, Ayetullah Humeyni’nin “Kudüs’ü işgal eden rejim tarihe karışmalıdır” sözlerinden alıntı yapmış. Cole “bu birisini yok etmeyi ya da askeri bir operasyonu ifade etmiyor” dedi. Yazar Diana Johnstone, alıntının İsrail halkını değil, Kudüs’ü işgal altında tutan Siyonist rejimi hedeflediğine dikkat çekiyor.  Johnstone “Müslüman bir dini liderden gelen bu fikir tartışmasız bir şekilde üç ilahi din tarafından kutsal sayılan bir şehir üstündeki Yahudi tekeline karşı temellendiğini” ifade ediyor.  

Ahmedinecad’a desteğin İran'daki gerçek iktidar güçleri, özellikle büyük lider Ayetullah Ali Hamaney açısından zayıfladığı belirgin olarak gözleniyor. Hamaney ile yakın bağları olan bir İran gazetesi, Ahmedinecad’ın kendi nükleer programına karşı duranları hainlikle itham ettiğini yazmıştı.

Eğer ABD İran’a saldırırsa sonuçları felaket olur. Aralarında eski Fransa Başbakanı Michel Rocard ve İsrail’in Ortadoğu’yu kitle imha silahlarından arındırma komisyonu üyesi Yehuda Atai’nin bulunduğu üç Avrupalı, Liberation gazetesinde, “her alandan uyarılıyoruz: ABD savaşın eşiğinde, İran’ı bombalamaya hazır. Tek eksik olan Başkanlık izni” demişlerdi. ABD’nin Irak işgali ile arasında paralellikler kurarak uyardılar: “İran’a olası bir saldırı, hedefi, metodu, çapı ne olursa olsun durumu tamamıyla gerginleştirir, benzer sonuçları doğurur. Dünya ekonomisine etkilerini tartışmıyoruz bile”. Şunu da eklediler “UAAE müfettişlerinin bulgularına rastlamadıkları ve İran’ın inkar ettiği üretimi engellemek için taktik nükleer silahların kullanılması çılgınlığı uygulamaya geçerse her şey çok daha kötü olur”

Görünen o ki İran’a yönelik tehditler politik olarak harekete geçirilmiş. Seymour Hersh’in kapsamlı araştırması Bush-Cheney’in İran’a müdahale edeceğini gösteriyor. Onlar, bizi İran’a sokmanın Cumhuriyetçi Parti’nin 2008 zaferini garantileyeceğini düşünüyorlar. Açıkçası sonraki başkan için İran batağına saplanmışken Irak’tan çıkmak da daha fazla zorlaşacak.

Eğer bir sonraki başkan Hillary Clinton olursa, Bush’un dış politikasını devam ettirecek gibi görünüyor. Irak’taki Amerikan birliklerinin büyük bir kısmını bırakmayı düşünen Clinton, burada üslenmiş devasa orduyu çekmek üzerine hiçbir şey söylemiyor. Bush İran Devrim Muhafızlarını teröristlikle itham ederken de onun yanındaydı, Ahmedinecad’ın İsrail konusundaki çarpıtılmış sözleri aktarırken de.

Önümüzdeki aylarda sandığa gidecek olursak adayların İran ve Irak konularındaki pozisyonlarını incelemek zorundayız. Amerika’nın ve Ortadoğu’nun güvenliği ince bir dengede asılı kalmış durumda.

(Marjorie Cohn Thomas Jefforsan Hukuk Okulu'nda profesör. Ayrıca Ulusal Hukukçular Birliği başkanı. Makale, ABD’de yayınlanan Huffingtonpost gazetesinde 25 Ekim ‘07 tarihinde yer aldı...)

 


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3