29.08.2008
11.11.2007 21:45

Şanlı Ekim Devrimi’nin 90., Komünist Hareket'in 20. yılı coşkuyla kutlandı...

 

“Geçmişi aştık geleceği kazanacağız!”

 

(11.11.07) - Emperyalist-kapitalist barbarlığın dünya işçi ve emekçilerine, ezilen halklarına dizginsizce saldırdığı bir süreçte sosyalizm tüm yakıcılığı ile kendini hissettiriyor. Ekim Devrimi dünya işçi sınıfına yol göstermeye devam ediyor.

Büyük Ekim Devrimi’nin tarihsel misyonu ve 150 yıllık tarihsel birikimini sahiplenerek “Yeni Ekimler için ileri!” şiarıyla mücadele sahnesine çıkan Komünist Hareket, Türkiye solunun ideolojik kimliğini belirleyen popülizme, demokratizme ve liberalizme karşı sağlam bir ideolojik-teorik temele dayalı devrimci bir çıkıştı.

Bugün gerçekleştirdiğimiz bir etkinlikle  Ekim Devrimi’nin 90., Komünist Hareket'in 20. yılını coşkuyla selamladık.

Ön hazırlığı yaklaşık bir ayı aşkın bir zaman dilimini kapsayan, yoğun bir çabanın ve emeğin ürünü olan etkinliğimiz, baştan sona canlı bir havada, devrimci bir disiplin içinde, politik içeriği ve programı güçlü bir atmosferde gerçekleşti.

“Spartaküsler'den Komünarlar'a, Bolşevikler'den Yeni Ekimler'e Devrim ve Sosyalizm Mücadelesi Sürüyor!” şiarlı etkinliğimize 250 işçi ve emekçi katıldı.

Salon görsel açıdan oldukça iyi hazırlandı. Etkinlik salonunun bir bölümü “Onlar Parti'nin düşünen ve savaşan militanları... Onlar Partimiz'in özü ve özetidiler!” şiarıyla Habip, Ümit ve Hatice yoldaşlar şahsında Partimiz'e ayrıldı. Yoldaşlarımızın fotoğraflarının yeraldığı bölüm kırmızı ve sarı renklerden oluşan bezlerle donatıldı. Karanfiller ve mumlarla hazırlanan bölümde yoldaşlarımıza ait sözlerin yeraldığı panolar kullanıldı.

İşçi Kültür Evleri, Genç Komünistler, Sosyalist Kamu Emekçileri etkinliğimizi gönderdikleri mesajla selamladılar.

Ekim Devrimi ile devrim ve sosyalizm mücadelesinde her biri ilmek ilmek emekle, çabayla, dirençle, bilinçle ve kararlılıkla örülen 20. yılımızı selamladığımız etkinliğimiz, Kızıl Bayrak gazetemizin son sayısını toplatma ve 2 hafta yayın durdurma kararının teşhir edilmesiyle başladı. Konuyla ilgili yarın gerçekleştirilecek eyleme çağrı yapıldı. Daha sonra Kızıl Bayrak Gazetesi çalışanlarının etkinliğe gönderdiği mesaj okundu.

Kızıl Bayrak susturulamaz!

Mesajda Ekim Devrimi’nin 90., Yeni Ekimler’in Partisi’nin 9. ve Komünist Hareket'in 20. yılı selamlandı.

Son dönemde artan devlet terörü teşhir edildi. Kürt halkının, işçi ve emekçilerin hak ve özgürlükler mücadelesini terörle ezmeye çalışan sermaye devletinin devrimci ve sosyalist basına yönelik saldırısı anlatıldı. Kızıl Bayrak’ın, 43. sayısı hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yayın toplatma ve 2 hafta yayın durdurma “ceza”sıyla susturulmayacağı vurgulandı.

Mesajda şunlar söylendi, “İlk çıktığı günden beri işçi ve emekçilerin onurlu mücadelesinin yanında yer alan ve onlara yol gösteren gazetemiz, bugüne kadar devletin baskı ve terörüyle karşılaşmış, onlarca toplatma ve yayın durdurma cezası almış, çalışanları işkencelerden ve mahkemelerden geçmiş, buna rağmen yayın politikasından hiçbir zaman taviz vermemiştir.

Bugüne kadar devletin gazetemize yönelik toplatma ve yayın durdurma saldırıları, sosyalist yayınımızı susturamadıysa, bundan  sonra da susturamayacaktır. Sizleri bu duygularla bir kez daha selamlıyor, tüm dost ve yoldaşları gazetemize sahip çıkmaya ve Kızıl Bayrak’ımızı daha yükseklerde dalgalandırmaya çağırıyoruz.”

“Yüreği devrimden ve sosyalizmden yana atanlara, umudu diri, yüreği temiz kalanlara, zorbalara direnenlere, umudu büyütenlere selam olsun!”

Etkinliğin açılış konuşmasında, Komünist Hareket'in mücadele sahnesine çıktığı andan itibaren beslendiği marksist-leninist ideolojik çizgi sayesinde bugünkü Partili düzeye ulaştığı ve kalıcı olduğu ifade edildi. “Geçmişi aştık, geleceği kazanacağız!” şiarının küçük burjuva devrimciliğiyle ideolojik hesaplaşmanın sonucu olarak yükseltildiği dile getirildi. Komünist Hareketin modern burjuva toplumun tek tutarlı devrimci sınıfı olan proletaryayı temsil ettiği söylendi.

Etkinliğe katılanlar “Artık bilincimiz, yüreğimiz ve yumruğumuz olan bir partimiz var. Türkiye işçi sınıfının bir komünist  partisi var” vurgusuyla selamlandı.

Komünist Hareket'in doğuşunu, çıkışını ve bugününü toplumsal kesitleriyle birlikte anlatan “Ekim'den Parti'ye, Parti'yle devrime!” şiarlı sinevizyon gösterimi büyük bir ilgi ve dikkatle izlendi. Politik, teknik ve görsel açıdan son derece iyi hazırlanmış sinevizyon sona erdiğinde tüm salon ayakta, tek yumruk ve tek yürek olarak Parti’yi selamlayan sloganlarını haykırdı.

Daha sonra dünyada ve Türkiye’de devrim ve sosyalizm mücadelesinde yitirilen tüm devrimciler şahsında saygı duruşuna geçildi.

“Partiyi güçlendirmek devrim ve sosyalizm mücadelesine sorumluluğumuzdur!”

Daha sonra günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını yapmak üzere bir yoldaşımız sahneye davet edildi. Yoldaşımız konuşmasına günün anlam ve önemine değinerek başladı. Bundan önce de her yıl Ekim Devrimi ve Parti’nin yıldönümü vesilesiyle etkinlikler düzenlendiğini hatırlatan yoldaşımız, bu yılki etkinliğin özel anlamına değindi. Bu yıl Komünist Hareket'in 20. yılıyla Ekim Devrimi’nin 90. yılının aynı anda kutlandığını dile getirdi. Komünist Hareket'in siyaset sahnesine doğuşunu özlü bir biçimde ifade eden yoldaşımız, Ekim’in siyaset sahnesine çıktığı dönemde sola hakim olan genel tasfiyeci dalgaya, Sovyetler Birliği’nde yaşanan çözülmenin bu tasfiyeci dalgaya etkilerine değindi. “Ekim hareketinin tarih sahnesine çıkışı bu koşullar altında değerlendirildiğinde anlam ve önemi daha güçlü bir biçimde kavranacaktır” dedi. Ekim’in siyasal mücadele alanına çıktığı andan bugüne Parti sorununa kilitlendiğine vurgu yapan yoldaşımız, bu çerçevede Ekim’den Parti’ye uzanan süreci ana vurgu noktalarıyla çarpıcı bir biçimde özetledi. Komünist Hareket'in dünya ve Türkiye’de yıllardır kesintisiz olarak süregelen devrim ve sosyalizm mücadelesinin bütününü sahiplendiğini, tüm devrimci değerlerin mirasçısı olduğunu dile getirdi. Komünistlerin geçmişi devrimci bir eleştiriye tabi tutarak bu mirası, ileriye taşıyacak güç olduklarına dikkat çekti.

TKİP 1. Kongresi’ne değinen yoldaşımız, ardından Kongre sonrası düzen cephesinden geliştirilen saldırgan tutuma değindi. “Devirmeyen darbe güçlendirdi” diyen yoldaşımız, “tüm değerlendirmelerimizde de ifade edildiği gibi bugün Partimiz, her açıdan en güçlü dönemini yaşamaktadır” dedi. Bunun en temel göstergesi olarak TKİP 2. Kongresi’nin toplanmış olmasına dikkatleri çekti.

TKİP 1. Kongresi’nde Ümit yoldaş tarafından yapılan kapanış konuşmasında kongrelerin önemine ilişkin yaptığı vurgudan alıntı yaparak sözlerini sonlandıran yoldaş, TKİP 2. Kongresi’nin partinin her düzeydeki kadrolarına, militanlarına, sempatizanlarına yüklediği görevleri hatırlattı. Parti’yi her düzeyde büyütme çağrısı yaptı. Yoldaşımız sözlerini “Bu çağrı Parti’yi büyütmek içindir. Ama bunun da ötesindedir. Bu çağrı işçi sınıfının nihai zaferi içindir. Bu çağrı devrim ve sosyalizm içindir” diyerek sözlerine son verdi.

“Spartaküsler’den Komünarlar'a, Bolşevikler’den Yeni Ekimler'e...”

Konuşmanın ardından etkinliğin başlığını taşıyan şiir dinletisi sahne aldı. Bir kareografi ile birlikte düşünülerek hazırlanan şiir dinletisinde işçi sınıfının kurtuluşu için devrim ve sosyalizm mücadelesinin zorunluluğuna, bu zorunluluğun gereklerine dikkat çekildi. Devrim ve sosyalizm mücadelesinden tarihsel kesitleri içeren şiirler okundu. Şiirlerden oluşan program devrim ve sosyalizm sürecine dair anlatımlarla güçlendirildi. Tiyatral şiir dinletisinin anlatımı sinevizyon gösterimi ile daha da güçlendirildi. “Güneşi içenlerin türküsü” şiirinin hepbir ağızdan okunması ile sonlanan dinleti, etkinliğe katılanlar tarafından coşkuyla alkışlandı.

Daha sonra sahne alan müzik grubu Türkiye devrim marşlarından oluşan bir dinleti sundu. Etkinliğin başında salona hakim olan coşku programın bu bölümünde de devam etti. Tüm salon bir koro halinde devrimci marşlara eşlik etti.

“Parti'yi kazandık, Parti'yle kazanacağız, Yeni Ekimler'i yaratacağız!”

Aranın ardından etkinlik programı değişik bölgelerde sınıf çalışması yürüten komünist işçilerin mesajıyla başladı.

Esenyurt’tan, Küçükçekmece’den, Ümraniye’den, Gaziosmanpaşa’dan, Kartal’dan, Maltepe’den, Pendik’ten, Topkapı’dan, Tersaneler’den işçiler, “Tezgahlarda dokuyoruz yaşamı, örste dövüyoruz öfkemizi. Sabahın alaca şafağından gecenin kör karanlığına, biliyoruz kinimizi.

Biz açlık ordusuyuz. Biz sömürülen milyonların sesiyiz. Bizi güzel ve umutlu günlere çağıran Partimiz'in fabrikalardaki sesiyiz.

Yıkmak için saltanatlarını asalakların, yürüyoruz düşmanın üstüne üstüne.

Doğuyoruz umutla her yeni güne kurmak için emeğin iktidarını.

Dostlar, yoldaşlar,

Şanlı Ekim Devrimi’nin 90., Komünist Hareket'in 20., Partimiz'in 9. yılında hepinizi coşkuyla selamlıyoruz.

90 yıl önce buzu kıran ve yolu açan şanlı Rus proletaryasının izinden gitmeye devam ediyoruz. Bu topraklarda işçi sınıfını iktidara taşıyacak olan komünist hareketin saflarında partili mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. Söz veriyoruz dostlar, yılmayacağız bu kavgada, vazgeçmeyeceğiz. Birlikte yaratmak için güneşli güzel günleri yürümeye devam edeceğiz. Fabrikalardan, atölyelerden, tersanelerden çıkacağız yola, ellerimizde kızıl bayraklarla zaptedeceğiz güneşi.

Parti'yi kazandık, Parti'yle kazanacağız, Yeni Ekimler'i yaratacağız!” sözleriyle etkinliği selamladılar.

“Poliste, mahkemede, zindanda ölümün üzerine tereddütsüzce yürüyenlerimize adıyoruz şiirlerimizi...”

Komünist Hareket'in 20 yıllık mücadelesinden, toplam birikim ve değerlerinden kesitlerin sunulduğu etkinlikte Parti’nin ihtilalci komünist kimliği, direnişçi ve başeğmez geleneğine vurgu yapıldı.

Programın bu bölümünde şiirler “Duvarlarınızı deldik, düzeninizi de yıkacağız!” diyen Habip yoldaş şahsında; devrim ve sosyalizm mücadelesinde başeğmez tutumun, direnişçi geleneğin mirasını geleceğe taşıyan Partimiz şahsında; poliste, mahkemede, zindanda ölümün üzerine tereddütsüzce yürüyenlerimize, düşmanın üzerine ‘asıl siz teslim olun’ diyenlerimize adandı şiirlerimiz.

Ulucanlar katliamının ardından yazılan “Zafere on yıldız” şiiri kısa bir sinevizyon gösterimiyle birlikte okundu. Şiirin bitiminde tüm salon “Yaşasın devrim ve sosyalizm!” sloganıyla çınladı. Tüm salonun nefesini tutarak dinlediği şiir dinletisinin ardından Partimiz'in etkinliğe gönderdiği mesaj okundu.

Parti'yi her alanda ve her açıdan büyütme çağrısının yapıldığı mesaj yine tüm kitle tarafından yumruklar havada haykırılan coşkulu sloganlarla karşılandı.

Mesajın ardından müzik grubu tekrar sahne aldı. Seslerini, ezgilerini, yüreklerini böylesine anlamlı bir günde bizlerle paylaşan dostlarımız, ikinci bölümde dünya devrimci marşlarından oluşan etkili bir program sundular. Müzik programı “Enternasyonal Marşı”nı bir kez daha yumruklarıyla ayağa kalkan tüm kitlenin hep birlikte söylemesiyle sona erdi.

“Partimizi, devrim ve sosyalizm mücadelesini her alanda büyütelim!”

Etkinliğimiz “Bugün burada Komünist Hareket'in 20 yıllık birikiminden kesitler sunduk. Ama yolumuz var daha yürüyecek. Bayrağımız var kızıl, sermayenin burçlarına dikecek. Devrim işçiyiz biz. Yürek işçisiyiz, yani emek işçisi. Türkiye’nin gelmesi kaçınılmaz yeni devrimci yükselişine damgasını vuracak işçi sınıfının komünist partisiyiz. Asalak barbarların iktidarını yıkıp yerine proletaryanın iktidarını kuracak ihtilalci komünistleriz.

Türkiye’nin devrimci geleceği, bu hazırlığın her alanda ve her açıdan güçlendirilmesi bizlere bağlı. Evet bizlere bağlı dostlar!

Partimiz'in işçi sınıfı içinde ete kemiğe büründürülmesi bize bağlı. Dünyanın ve insanlığın geleceği ve kurtuluşu bize bağlı.

Partimiz bizlere sesleniyor dostlar,

Bu çağrıya kulak verelim,

Partimizi, devrim ve sosyalizm mücadelesini her alanda büyütelim” çağrısıyla sona erdi.

İstanbul’dan Komünistler


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31