20.07.2008
14.03.2008 08:47

Abant Platformu’nun 17. toplantısı... / KB

 

 

ABD’nin “ılımlı müslüman”ı Fethullah Gülen’in “ılımlı Kürt” projesi!

 

Fethullah Gülen’in fahri başkanlık yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından organize edilen Abant toplantılarından 17.si, Kürt sorunu gündemli toplanacak. Geçen yıl yapılan 16.sının gündemi Türkiye’nin yeni anayasasıydı. Toplantılara, ağırlığı İslamcı kesimden olmak üzere çeşitli yazar ve akademisyenlerin yanısıra, hükümette ve muhalefette yer alan gerici partilerin temsilcileri de katılıyor.

Bu özellikleriyle Abant toplantıları, o toplantının gündemi üzerinden gericilik platformunun görüşlerinin yanısıra, Gülen’in ve ABD’nin konuya bakışı hakkında da oldukça açık fikir verebiliyor.

Bu yılki toplantının katılımcı yelpazesi ise, konusu itibarıyla, oldukça geniş tutulmuş görünüyor. Urfa Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Ali Fuat Bucak, Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkanı Sertaç Bucak, Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı İsmail Bedirhanoğlu, Demokratik Toplum Partisi’nden Aysel Tuğluk, MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş bu “değişik” isimler arasında yer alıyor.

ABD’nin Kürt sorunu konusundaki çözüm önerisinin gizli saklı bir yanı bulunmadığına göre, toplantıdan çıkacak sonuç da şimdiden belli sayılmalı. ABD her ne kadar çözüm konusunda kafa karıştırıcı, sahte tartışmaları kışkırtıcı tutum ve açıklamalarda bulunsa da, aslında, klasik emperyalist çözümde hiç de uzaklaşmadığını, sermaye devletinin son saldırılarına verdiği destekle bir kez daha kanıtlamıştı. Bu emperyalizm klasiğinin özü, “ez ve çöz” formülünden ibarettir. Nitekim, işin “ez” kısmını Türk sermaye devleti sistemli biçimde yürütmektedir. Çözmeye ilişkin pek “demokratik” açılımlar ise, Abant Platformu gibi, ABD-Gülen finansmanıyla düzenlenen toplantılarda ortaya sürülüp tartışmaya açılacaktır. Burada konuşulup tartışanlarla gündem oluşturulurken, bir yandan da “ezme” işlemi bütün şiddetiyle sürdürülecektir.

Soros Vakfı’ndan esinlendiği çok açık olan Gülen’in vakıf faaliyetleri, ağırlıklı olarak Türkiye ve Türki cumhuriyetlerde sürüyor. Buralarda okullar açılıyor, “ılımlı müslüman” politikacılar eğitilip yetiştiriliyor, hükümetlere (AKP örneğinde olduğu gibi) yerleştiriliyor, dernekler, vakıflar, platformlar kurulup finanse ediliyor, yazarlar, akademisyenler besleniyor, basın-yayın organları kurulup işletiliyor ve benzeri. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Gülen okullarına izin veren devletlerin başkanlarına ödüller dağıtıyor.

Tıpkı Soros Vakfı’nın beslediği yazar ve akademisyenler gibi, Gülen vakfının doyurdukları da ilişkiyi reddetme, gizleme eğilimindedir. Ancak Gülen’in böyle bir yaklaşımı bulunmuyor. Örneğin Abant Platformu’nun toplantıları, Gülen’in internet sitesinden günü gününe duyuruluyor, destekleniyor.

ABD’de ikamet eden Gülen’in ve finanse ettiği kuruluşların desteklenmesi, bir kez daha, emperyalizmin her türlü gericilikle olan bağını, her türlü gericilikten destek alarak, onu kullanarak ayakta kalma çabalarını da ortaya koyuyor. Gerçi, Gülen’i de kapsayan Ilımlı İslam projesinin kendisi bunun en güzel kanıtıdır. Tıpkı Soros vakıflarının çeşitli ülkelerde deneyip başardığı renkli/çiçekli “devrim”lerinin bir benzeri, Gülen vakfının da katkılarıyla, Türkiye’de çiçekli türban devrimi şeklinde hayat buluyor. Silahsız-kansız, güle-oynaya yapılan bir gerici atılım şeklinde... Nitekim Abant Platformu’nda yer alan kimi “demokrat” aydın-akademisyenin türbancı açılıma da destek çıktığı biliniyor. Yaşadıkları tüm değişime rağmen, halen demokratlık iddiasında bulunmaları ise, her halde Gülen’in direktifiyle, Abant’ın gerçek bir platform olduğu, her fikirden insanın yer aldığının kanıtı olarak korunuyor.

Elbette, yolu Gülen’in ve ABD’nin “ılımlı İslam”ına çıkan her fikirden kişi bu platformda yer alabilir, bu toplantılarda fikir belirtebilir. Buna hiç şüphe yok.

(Sosyalizm için Kızıl Bayrak, sayı:2008/11, 14 Mart 2008)


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3