09.05.2008
22.03.2008 11:59

Neofaşist şebekenin şefi Dick Cheney’in ziyareti...

 

Ankara’daki işbirlikçilere yeni suçlara ortaklık dayatılıyor!

 

Ertelenen Türkiye ziyaretini gerçekleştirecek ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Ankara’daki üst düzey devlet erkânıyla buluşuyor. Savaş kundakçısı neofaşist şebekenin en azılısı kabul edilen Dick Cheney Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile görüşmelerde bulunuyor.

“Başkan yardımcısı” sıfatı taşıyan, ancak Bush yönetiminin en etkili ismi olduğu konusunda şüphe bulunmayan bu azılı kan dökücü, Irak işgalinin baş mimarlarındandı. Aynı zamanda ABD emperyalizminin 1989-1993 yılları arasındaki Panama işgali, 1990-1991 yıllarında gerçekleşen 1. Körfez Savaşı gibi vahşi saldırıları da yönetenlerden biriydi. Yanısıra bu zat Amerikan petrol tekeli Halliburton’ı da yönetmektedir.

Bush yönetimindeki özel konumu gereği kritik dönemlerde yurtdışı seyahatlerine çıktığı bilinen Cheney’in bu gezisinin zamanlaması de dikkat çekicidir. Türkiye’den önceki dört durağı da -Umman, Suudi Arabistan, İsrail, Filistin- aynı şekilde dikkat çekici bulunmuştur. Genel kanı şudur: Bu gezinin temel gündemi İran’a olası bir askeri saldırıya hazırlıktır!

Tabii gezinin zamanlaması da dikkatlerden kaçmıyor. Cheney’in Ortadoğu’ya gelişi, İran’a askeri bir saldırı yapılmasına karşı olduğunu açıkça ifade eden ABD’nin Ortadoğu’daki işgalci güçlerinin Merkez Komutanlığı’nın başındaki Amiral William Fallon’un istifasının hemen ertesine denk düşüyor.

Bu göreve geleli ancak bir yıl olmasına rağmen istifa eden Amiral Fallon’un, haydutlar çetesi ve başındaki Bush’un Ortadoğu’daki kan denizini daha derinleştirme fikrini onaylamadığı için bu kararı aldığı konusunda herhangi bir şüphe bulunmuyor. Demek ki Dick Cheney, İran’a olası bir saldırının önündeki önemli bir engeli ortadan kaldırıp öyle gelmiştir Ortadoğu’ya. Amiral Fallon’u istifaya zorlayarak, Ortadoğu’daki işgalci güçlerin şefini bile harcamaktan kaçınmayacağı mesajını veren neofaşist şebeke, İran’a saldırı konusunda ne kadar gözü dönmüş olduğunu dünyaya göstermiştir.

Öte yandan, Ortadoğu’yu yakından bilen, ABD dış politikasının ise yıllardır izini süren Stephen Kinzer, Seymour Hersh gibi batılı gazeteciler de Amiral Fallon’un istifasını İran’a saldırının habercisi olarak değerlendiriyor.

Gezinin kapsadığı duraklara gelince…  

Savaş kundakçısının uğradığı Umman, Amerikan savaş gemilerinin lojistik üssünün merkezidir. Petrol kuyuları üzerine dikilen bayrakların altında kurulan devletlerden biri olan Umman, aynı zamanda olası bir saldırıda petrol akışını durdurmak isteyecek olan İran’ın kapatabileceği Hürmüz Boğazı’nın karşı tarafında bulunuyor. Suudi Arabistan ise, Pentagon komutasındaki emperyalist saldırılarda hem savaşın mali finansmanı hem petrol tedarikinin aksamaması açısından ABD için kritik bir rol oynamaktadır. İsrail ise, bilindiği üzere İran’a saldırının bir an önce yapılmasını isteyen siyonist caniler sürüsünün üssüdür. Dahası olası bir saldırıya ABD ile birlikte fiilen katılmasına kesin gözüyle bakılan İsrail, bu arada Ortadoğu’nun kitle imha silahları deposu olan tek devlettir. Cheney’in Filistin’e gitmesi ise, iğrenç bir mizansen olmakla birlikte, İran’a olası saldırı öncesinde Filistin sorununa “çözüm” ürettik görüntüsü yayarak ABD uşağı Arap devletlerini rahatlatmayı amaçlıyor.

Ankara, neofaşist şefin Ortadoğu gezisinin kritik durağı sayılıyor. Savaş aygıtı NATO’nun ikinci büyük ordusunu besleyen Türk sermaye devleti, Kürt halkına karşı giriştiği saldırının vizesini veren savaş kundakçılarına “diyet borcu”nu ödemekle mükellef olduğuna göre, gangsterler şebekesinin elinde güçlü kozlar bulunmaktadır. Ankara’daki işbirlikçilere karşı efendi olmanın rahatlığıyla da hareket eden Bush ve şebekesi, Türkiye topraklarında İran sınırına yakın bölgede “füze kalkanı” yerleştirmek istediğini bir süreden beri dillendiriyor. Bu arada savaş aygıtı NATO şefleri de, Türkiye’yi kapsayan bir proje üzerinde çalıştıklarını açıkladılar.

Türk gazetecilere bilgi veren NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, ittifakın kısa menzilli bir savunma sistemi üzerinde çalıştığını söyledi. NATO’nun planladığı kısa menzilli füze sisteminin Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’yı kapsayacağını kaydeden Scheffer, sözkonusu sistemin ABD’nin füze savunma sistemiyle birleştirilebileceğini de ifade etti.

Bu açıklama Türkiye’nin NATO daimi temsilcisi Tacan İldem tarafından da doğrulandı. Türkiye’nin NATO’nun kısa menzilli füze savunma sistemini desteklediğini belirten Brüksel’deki Türk görevli, ancak şu aşamada bu konuda herhangi bir karar alınmadığını öne sürdü.

Bilindiği gibi Bush liderliğindeki savaş çetesinin bir diğer talebi, Afganistan’a daha fazla Türk askeri, başkent Kabil’de bulunan bin 500 Türk askerinin ise çatışmalı bölgeye kaydırılmasıdır. Daha önce NATO şeflerinin dile getirdiği talebin Dick Cheney tarafından da gündeme getirileceği ifade ediliyor.

Efendilerini Ankara’da ağırlayacak olan Amerikan işbirlikçileri her zamanki gibi görüşmeleri kapalı kapılar ardında gerçekleştiriyorlar. Buna karşın hem Ankara hem Washington kulislerinden bilgi devşiren görevli “gazeteci”ler, Ankara’daki görüşmelerde öne çıkacak başlıkları yazmaktadırlar.

Görünen o ki, Ankara’da yüksek devlet erkânıyla görüşen neofaşist şebekenin şefi Dick Cheney, işbirlikçi Türk burjuvazisi ve onun devletini emperyalist-siyonist güçlerin komşu haklara karşı işlediği ağır suçlara daha aktif şekilde katılmaları için dayatmalarda bulunuyor.

 Dışa dönük bu saldırganlığın faturasının işçi sınıfına, emekçilere ve ezilen Kürt halkına ödetilmek isteneceğine kuşku yoktur. Hem hazırlanan faturaları ödemeyi reddetmek hem komşu haklarla enternasyonal dayanışmayı yükseltmek için emperyalizme ve gerici işbirlikçilerine karşı mücadelenin kararlılıkla yükseltilmesi gerekiy

(Sosyalizm için Kızıl Bayrak, sayı 2008/12, 21 Mart 2008)


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1