17.05.2008
07.05.2008 15:25

1 Mayıs: İslami faşizmin turnusol kağıdı… - Yüksel Akkaya

 

Emekçilerle sermaye cephesi arasındaki mücadelenin ulaştığı eşiği, tutumları gösteren sembolik göstergeler vardır. 1 Mayıs da bu türden sembollerden biridir. “Mazlum” ve “mağdur”  AKP iktidarı “sırat köprüsünden” geçerken İslami takiyyeye uygun davranıp,  zaten emekçilerce anılan, kutlanan günü, kendince bir bakanlar kurulu kararı ile de “onaylamış” oldu. Bunu da bir büyük bir ihsan olarak sundu! İyi de bu kararı almasaydınız da değişen bir şey mi olacaktı? Aldınız bu kararı, sonra da işçiye, emekçiye, İstanbul halkına gününü gösterdiniz. Sonuç: ne yaman takiyyeciymişsiniz, bunu ispatladınız. Kuşkusuz, takdir edilecek bir şey!

Kapatma davası ile karşı karşıya olan bu zavallı AKP ve iktidarının bir parça “akil” davranıp, 1 Mayıs gerginliğinden uzak duracağını, bu “fetişi” devrimci bir kararla aşacağını düşünen bütün liberal, demokrat taife adeta ters köşe oldu! Ters köşe olan bu “zevat” devlet memurluğuna elverişli bir sağlık raporu alamayacak düzeyde sara hastası olan bu zavallı bakanlar kurulu başkanından bir de zılgıt yedi, Salı günü grupta milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada. Bundan daha doğal bir şey de olamazdı. Zira, sermayenin has çocuğunun ilk işi her türlü dolapla ilkin İslami sermayeyi beslemektir. İkincil olarak emek düşmanlığıdır. İş yasası, sosyal güvenlik düzenlemeleri bunun açık kanıtıdır. Sırada kamu emekçilerini ilgilendiren “kamu personel rejimi” vardır. Elbet bunu bir de toplu iş hukukunun parçası olan sendikal alan ve toplu pazarlık alanının düzenlemesi izleyecektir. Ancak, bu cehaletten bile nasibini alamamış, parayı görünce secdeye kapanmış İslami faşist taife her ne hikmetse hep mağdur ve madun rolünde kalabiliyor! Hem döven, hem söven, hem işkence eden, hem emekçinin cebindeki parayı çalan hırsız; ancak, hem dövülen, hem mağdur edilen gariban! Olsa olsa bir puştluk bu kadar icra edilebilir. İcracılarını bu yetenekleri nedeni ile takdir edip, en uygun madalya ile ödüllendirmek lazım. Bu da emekçilerin bir tarihsel borcu olsun!..

“An”lar kimliği ve kişiliği gösterir. 1 Mayıs bu “an”lardan biridir. Kanlı Pazar’ın çocukları unutamadıkları öfke ve kini 1 Mayıs’ta, İstanbul’da bilimum liberal, demokrat destekçilerine de göstermiştir.  İşin daha garibi, bu kanlı pazarların içinde yer almış İslami çocuklar iktidar olmaya çalıştıkları bu dönemlerde, kendilerini meşrulaştıran, iktidara gelmelerinde önemli destek veren gariban “tutarlı” kesime de öfke kusmakta hiçbir sakınca görmemiştir. İyi ki de böyle yapmıştır. Umar ve dileriz ki bu saralı iktidar ve saralı baş bu kendini kaybetmişliğe devam eder de “demokrasi” adına denize düşüp yılana sarılanlar bir parça daha akil ve sakil düşünür. En azından bu kadar dangalakça bir azar işitmez.

Bu ne şiddet ve hiddet sayın bakanlar kurulu başkanı, saralı emek düşmanı zat-ı muhterem? “Taksim’de arkasında 500 kişinin bile olamayacağını” iddia ettiğiniz ve adını bile telafuz etmekten korktuğunuz sendikanın binasına yapılanları nasıl da görmezden gelip, böyle bir köyün yalancı çobanı rolüne sayunursunuz? Siz, saralı bir kişilik olarak böyle tepki gösterebilirsiniz, sorun değil; ancak, bu kişiliğiniz belli ki bir devlet yönetimine uygun değil! Ancak, sorun bu da değil, siz tipik bir İslami faşist olarak davranıyorsunuz. Ama takiyye ile örtmeğe, madun ve mağdur rolü ile sızlanarak kifayetsizlikle beslemeğe çalıştığınız bu alçakça ve zalimce rolü, davranışı İran deneyiminden biliyoruz. Ve, bu nedenle sizin hep emek düşmanı olduğunuzu ileri sürüyoruz.

Hodri meydan. Açın bir dava, hesaplaşalım. Önce haleti ruhiyeniz iyi mi, bir sağlık kontrolü yapalım. Sonra, parti programları ve hükümet uygulamalarına bakalım. Sonra da “dil sürçmelerine” takılalım. Ne dersiniz? Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın: Ben sizin saralı, emek düşmanı, bir İslami faşist olduğunuzdan eminim. Buyurun siz de tersini ispatlayın!

Biliyorum ki, güzide avukatlarınız bu yazıyı es geçecek. Ben de bir cenah olarak toptan faşist yüzünüzü bir sonraki yazıda ortaya koyacağım. Umar ve dilerim ki, bu Salı günü grup toplantısında esip gürlemenizi bir de benim karşımda mahkemede yaparsınız. Bekliyoruz efendim, bu bir suç duyurusudur, açın davayı. Yüreğiniz yetiyorsa. Taksim’in ceberrut hakimi sizseniz, halkın adaleti de biziz. Buyurun hesaplaşalım. Öyle “tırıçkadan” esip gürlemekle olmaz bu işler. Sıkıysa açın davayı: Durmak yok, yola devam diyelim… Var mısınız?

(Haftaya Tayyibgillerin pek sevgili Cemalettin Kaplan, Hayrettin Karaman gibi ulemalarının sınıfa dair düşünceleri ile bu İslami faşizmi tartışmaya devam edeceğiz. Tabii, Vakit, Yeni Şafak, Zaman, Star, Bugün, Sabah gibi gazeteleri de işe katacağız. Umar ve dileriz ki o zamana kadar bize bir dava açılmış olur. Açılmazsa açtıracak daha “ağır” şeyler de yazarız elbet. 1 Mayıs, İslami faşizmin bir turnusol kağıdıdır, renk körü olanlara göstermek de bizim vazifemizdir.)


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1