10.05.2008 10:12
1 Mayıs gözlemlerinden...
Şişli Meydanı’nda emekçilerin kararlılığı!
Eğitim emekçileri olarak işçi ve emekçilerin 1 Mayıs kutlamalarında simgesi haline gelen Taksim’e çıkma kararlılığımızı çalıştığımız işyerinden sabah 08:30 sularında 60 kişiyle toplu çıkış yaparak başlattık. Toplanma yeri olarak belirlenen alana geldiğimizde beklediğimiz manzarayla karşılaştık. Polis her yeri işgal etmişti.
Alana giden tüm cadde ve sokakların polis ablukası ve barikatlarıyla kapatılması nedeniyle, belli bir noktaya kadar tek tek giriş yapabildik. Diğer sendika şubeleriyle buluştuk. Kitleyle buluşmak için önümüzdeki barikatı aşmamız gerekiyordu ve yüklendik. Yüklenmemiz yoğun gaz atışlarıyla karşılandı. Bu sırada ilk darbelerimizi de almış olduk.
Polis saldırısı sonucu kitle dağıldığı koşullarda Aksaray SES kriz bölgesi olarak belirlenmiş ve arkadaşlarımızla burada buluşmak üzere sözleşmiştik. Birleştiğimiz kitleye polis bir kez daha saldırdı. Burada da süren çatışmanın ardından atılan gaza karşı koyamayan kitlemiz dağıldı. Başlatılan telefon trafiğiyle beraber dağılan kitle bulundukları alanlardan Kurtuluş Caddesi üzerindeki otobüs duraklarında tekrar toparlandı. Saldırı sonucu yaralanan ve gazdan etkilenen arkadaşlarımıza müdahale ettik. Kitle bir parça kendini topladıktan sonra tekrar barikata yüklenme hedefiyle yürüyüş başlatıldı. Kurtuluş Caddesi’ndeki son duraktan ilerledikçe sayı artarak sürdü. AGOS’un önünde bulunan kitleyle birleşmek için bir hayli uğraş verildi. Yürüyüş sırasında atılan sloganlar Taksim kararlılığının ifadesiydi ve sık sık “Ayaklar Taksim’e!” sloganı atılıyordu.
AGOS binası önündeki oluşturulan polis barikatlarını yoğunluğu ve gaz bombalarının etkileri 350 metre öteden kendisini hissettiriyordu. Fakat kararlığımız attığımız “Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganlarıyla giderek güçleniyordu. Barikatların üzerimize doğru yaklaştığı ve gaz bombaları eşliğinde saldırmaya başlandığı andan itibaren çatışma çıktı. Bu çatışma sırasında aramızda bulunan İstanbul Üniversitesi çalışanı iki emekçi arkadaşımız darp ve gaz bombasının etkisiyle bayıldı. Yapılan müdahalelerle arkadaşlarımız saftaki yerine tekrar döndü. Oluşturulan polis barikatından gelen saldırıya rağmen dağılmayan kitlemiz, atılan sloganlarla daha da kararlı bir hale geldi. Kolektif direnişin coşkusu ve öfkesi öyle bir safhadaydı ki, bu sırada “Polis simit sat şerefine sahip çık” sloganı çevik kuvvet polislerinin yüzünde patlatılıyordu.
Polis barikatının önünde çatışmalarla devam eden kararlı bekleyişimiz barikatı açtırdı ve AGOS binası önünde toplanan kitleyle birleştik. Buradaki iki kitlenin birleşmesiyle müthiş bir coşku yaşandı ve hiç susmadan “Ayaklar Taksim’e!”, “Yaşasın 1 Mayıs!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Kurtuluş yok tek başına, ha hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları haykırıldı. Yaklaşık 15-20 dakika sonra 4 panzerin alana girmesiyle beraber kitlenin üzerine su sıkıldı, gaz bombaları atıldı. Saldırı geri püskürtülmeye çalışsa atılan yoğun gaz sebebiyle Haber-Sen ve Tek Gıda-İş Sendika üyeleri zayıf düştü ve kitle sıkıştırıldı. Azgınca saldıran polis bir müddet sonra “Yıkalım bu köhne düzeni, biz başka bir âlem isteriz!” pankartıyla ara sokaktan gelen Topkapı İşçi Derneği ve diğer bileşenlerin üzerine yoğunlaştı. Topkapı İşçi Derneği’ne yönelen polis bize yönelik saldırıya ara verdi. Ancak ara sokaktan gelenlerin direnişi bizim kitlemizi de harekete geçirdi ve karşılıklı olarak polisle çatışmaya girildi. Bir süreliğine duran saldırının ardından Topkapı İşçi Derneği’nin önüne barikat kuruldu ve saldırı başlatıldı. Saldırıya karşı Topkapılı işçiler direnirken bizden de “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “Emekçiye değil çetelere barikat!” sloganları atlıyordu. Sloganlar yerini tekrar çatışmaya bıraktı. Uzun sayılabilecek bir süre kitlenin üzerine gaz bombası ve panzerden su sıkıldı. Fakat hem Topkapı işçilerinin hem de bizim kitlenin kararlığı daha da arttı ve ilk kez kitlemiz burada dağılmadı. Dağılmayan kararlılık bir kez daha ablukayı ve barikatı açtırdı ve ara sokaktakiler de ana kitleyle birleşmeyi başardı.
Ara sokaktakilerin de katılmasıyla biraz daha kalabalıklaşan kitleyle alanda yürüyüş başlatıldı ve Şişli CHP ilçe binası önüne kadar gelindi. CHP binasında bekleyen CHP’lilerin de alana gelmesi ve açılan müzik eşliğinde işçi ve emekçiler halaylar çekmeye başlamıştı. Çekilen halaylar sırasında CHP’den yapılan açıklamalarla alana giren DİSK, KESK ve Türk-İş yöneticileri alanda kısa süreli ve sönük bir konuşmayla büyük bir öfkeye yol açtılar ve yuhalandılar. Bu sırada “Kahrolsun sendika ağaları!” sloganları geldi kitlenin içinden. Bürokratların yapmış olduğu açıklamalar kitlenin kararlığını düşürmüş, coşkuyu söndürmüştü. Sürekli “Kahrolsun sendika ağaları!” sloganıyla yuhalan bürokratlar, can güvenliği tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını ve bunun büyük bir savaşa dönüşeceğini gözlemlemelerinden dolayı eylemi bitirme kararı aldıklarını açıklamalarıyla beraber kitle “Taksim’e! Taksime!” sloganlarını attı. Fakat Türk-İş Genel Sekreteri açıklamasından sonra eylemin bittiğini duyurdu. Sendikacıların eylemi sona erdirmelerinin ardından yüzünü tekrar Kurtuluş Caddesi’ne dönen kitle kararlılığın vermiş olduğu coşkuyla “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları eşliğinde Dolapdere Caddesi’ne barikatlara yüklendi.
Polis helikopterleri ve polis panzerlerinin yoğunlaşmasıyla, gaz bombalarının atılmasıyla çatışma yeniden başladı. Dolapdere Caddesi’nde çatışmanın başlamasıyla beraber “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganı coşkuyla atıldı. Çatışmanın uzamasıyla dağıtılan kitle 10 dakika arayla tekrar buluştu. Çatışmada gaz bombalarının yoğunluğu ve polisin sert tutumu çevredeki halk tarafından nefretle karşılandı, sokaktaki binalarda oturan mahalle sakinleri tarafından alanda polisle çatışan kitleye su ve limon yardımı yapıldı. Halkın desteğiyle kitle son kez barikata militan bir kararlıkla yüklendi ve barikatı geri püskürttü.
Dolapdere’de polisin yoğun gaz bombası atması esnafın kepenk kapatmasına neden oldu. Polisin çatışma çıkan alanı terk etmesi ve kitlenin değişik yollardan Taksim’e çıkmak için dağılmasından sonra kitle dağılmış, eylem de bitmiş oldu. Kararlılıklarından ve dayanışmalarından dolayı tüm yoldaşları kutluyorum.
İstanbul’dan bir sosyalist kamu emekçisi