13.02.2008 06:25
Gerici Mısır rejiminden Filistinliler’e küstah tehdit
Aç, susuz, ilaçsız, elektriksiz bırakılan Gazze Şeridi’ndeki bir milyon 500 bin Filistinli, Gazze-Mısır arasındaki 12 km’lik sınır duvarının 8 km’sini yıkmış, Mısır’a akın ederek emperyalist-siyonist kuşatmayı kısa süreli de olsa parçalamıştı. Birkaç gün süren “özgürlüğü” değerlendiren Gazzeliler’in neredeyse tümü Mısır’a giriş-çıkış yapabilmişti.
Aksi yöndeki iddialarına rağmen (ki Hüsnü Mübarek yönetimi Filistin halkının dostu olduğunu iddia eder), Refah sınır kapısını kapatan Mısır, gerçekte “Gazze hapishanesi”nin gardiyanlığını yapıyor. Zira Refah, Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısıdır. Ancak bu kapı geçen yazdan beri gerici Mübarek yönetimi tarafından kapalı tutuluyordu.
Gazzeliler duvarları yıkıp Mısır’a akın ettikleri andan itibaren ABD-İsrail ikilisinin baskısına maruz kalan Amerikancı Mısır rejimi, hem Filistin halkının kararlı direnişini kırmakta zorlandığı hem Arap halklarının tepkisinden çekindiği için sınırı hemen kapatamamıştı. Fakat ilk fırsatta gardiyanlığa başlamaktan geri durmadı.
Gazze’deki yönetimi elinde tutan Hamas örgütü ile Filistin halkının Refah kapısının sürekli açık tutulması yönündeki talepleri, Kahire’deki gericiler tarafından kulak arkası edildi. Filistinliler’in bu yöndeki ısrarı Mısır rejiminin tehditleriyle karşılaştı.
Mısır sınırında istikrarsızlık yarattıkları gerekçesiyle hem İsrail’i hem de Hamas’ı eleştiren Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Ebul Geyt, devlet televizyonundaki bir söyleşide, “Mısır sınırını her kim ihlal ederse bacaklarını kırarız” dedi. İsrail’i Gazze Şeridi’ni dış dünyaya kapatarak insani kriz yaratmakla suçlayan Ebul Geyt, Hamas’ı da İsrail’e yönelik füze saldırıları nedeniyle eleştirdi.
Görünen o ki, Filistinliler ile ırkçı-siyonistleri aynı kefeye koyan Mısırlı bakan, Gazze’yi abluka altına alan emperyalist-siyonist güçlerle girdiği suç ortaklığının üstünü örtmeye çalışıyor. Oysa Gazze’deki Filistinliler’in vahşi bir abluka ile boğulmak istendiği somut bir durumdur. Refah sınır kapısını kapatarak emperyalist-siyonist güçler adına gardiyanlık yapan Mısır rejimi ise, Filistin halkı şahsında insanlığa karşı işlenen bu ağır suça ortak olmaktadır.