11.03.2008 05:35
Emperyalist zorbalarla gerici güçlerin riyakarlığı…
İsrail’e destek, Filistin’e kınama!
Aylardır abluka altında tutulan Gazze’ye hava bombardımanı destekli işgal gerçekleştiren İsrail savaş makinesi, yarıdan fazlası kadın ve çocuklardan oluşan 130’u aşkın Filistinliyi katletti. Savaş uçakları, tanklar, buldozerler eşliğinde saldırıyı düzenleyen işgalci ordu, yüzlerce Filistinliyi de yaraladı. Dünyanın gözleri önünde havadan atılan füzeler, tanklar ve buldozerlerle yüzlerce evi yıkan işgalci siyonistler, Gazze’yi harabeye çevirdiler.
İsrail ordusu katliamdan sonra çekilse de hava bombardımanı devam ediyor. Dahası siyonist şefler, yeni işgallerin gündemlerinde olduğunu açıkça söylüyorlar.
Merkezleri İngiltere’de bulunan Uluslararası Af Örgütü, Çocukları Koruyalım, Oxfam, CARE gibi örgütlerin de aralarında bulunduğu 8 örgüt, İsrail saldırısını “41 yılın felaketi” olarak niteledi. Vahşi ablukadan dolayı hem ilaç hem temel gıda maddeleri sıkıntısının had safhaya ulaştığı günlerde siyonist ordunun gerçekleştirdiği saldırı, 8 örgütün ortak hazırladığı rapora göre, 1967’de başlayan İsrail işgalden bu yana Gazze’ye yapılan sayısız saldırının en şiddetlisi oldu.
Nazi zihniyetinin 21. yüzyıldaki en sadık temsilcisi olan siyonist rejim karşısında genelde titrek olan batılı örgütlerin bile, “41 yılın felaketi” olarak nitelendirdiği saldırıyı olumlayan batılı emperyalistler, İsrail’i göstermelik bir kınamadan bile esirgediler. ABD siyonist katliamı pervasızca desteklerken, tüm emperyalist güç odakları, özelde Filistin halkının, genelde Ortadoğu halklarının felaketi anlamına gelen İsrail’in kuruluş yıldönümünü kutlamakla meşgullerdi. Bu günlerde yapılan bu kutlama, aslında İsrail’in Gazze’de yaptıklarından dolayı tebrik edilmesinden başka bir anlam taşımıyor.
Katliamın hemen ertesinde bölgeye gelen ABD dışişleri bakanı Condoleezza Rice’ın ise herhangi bir siyonist caniden farkı olmadığını dünya bir kez daha görmüş oldu. Savaş çetesinin etkin ismi Rice’a göre, “İsrail savaş makinesinin yıkım ve katliamlarının tek sorumlusu Hamas’tır!” “Roket fırlatanlar barış istemiyorlar. İstikrarsızlık peşindeler. Hamas’ın yaptığı bu” şeklinde konuşan Amerikalı bakana göre, bebek katili siyonistler barış istiyor ama Filistinliler buna engel oluyor.
İsrail’in katliamlarını kınamaktan imtina eden “uygar batı”nın efendileri, Kudüs’te Filistinli bir gencin “din okulu”na düzenlediği baskında 8 kişiyi öldürüp 9 kişiyi yaralaması üzerine hop oturup hop kalktılar. Anında BM Güvenlik Konseyi’ni toplantıya çağıran küresel haydut takımı, Filistin halkının kınanmasını talep eden bir karar tasarısı hazırlayıp ortalığa sürdü. Ancak Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyelerinin Filistin’le birlikte İsrail’in de kınanmasını talep etmeleriyle “uygar batılı”ların girişimleri boşa düştü. “Demokrasi ihraç eden” emperyalist güçler, bebeklerin de dahil olduğu 130’u aşkın Filistinliyi katleden İsrail’in kınanmasını “demokrasiye aykırı” bulurken, Filistinli gencin eyleminin kınanması gerektiğini düşünüyor! Eylemle ilgili açıklama yapan haydutbaşı Bush ise, İsrail’in yanında oldukları nakaratını yenileyerek, Filistin halkının azgın cellâdı olduğunu bir kez daha teyit etti.
Bu arada İsrail ordusunun Filistinli bebekleri katletmesini alkışlayan ırkçı Yahudiler, Kudüs’teki saldırıyı protesto ederken, “Araplara ölüm!” sloganını öne çıkararak “soykırımcı” zihniyete kitlesel destek verdiler.
Oysa Filistinli genç bebek ve çocukları hedef almadı. Sözkonusu okulun “din eğitim” verdiği bilgisi de eksiktir. Zira bu okul, ırkçı-siyonist ideolojiyle zehirlenmiş askerler yetiştiriyor. Yani saldırıya uğrayan “öğrenciler” sadece dini değil, aynı zamanda Filistinli bebekleri katledecek bir “eğitim” alıyorlar. Kısacası, Hamas’ın üstlendiği eylemi gerçekleştiren Filistinli genç, siyonist bir askeri okulu hedef almıştır.
Emperyalistler ile gerici rejimlerin, soykırım tehdidi eşliğinde gerçekleşen İsrail ordusunun katliamı ile Filistinli gencin eylemini aynı kefeye koymaları kaba riyakarlığın da ötesindedir. Artık tüm dünya biliyor ki, özelde ABD’nin genelde emperyalistlerin tam desteyi olmasaydı, ırkçı-siyonist rejimin bu kadar pervasız olması bir yana, ayakta kalıp kalmayacağı bile tartışmalı olurdu. Dolayısıyla emperyalist güçler de, Nazilerin zihniyetini temsil eden siyonistlerin Filistin halkına karşı işledikleri ağır suçların sorumlusudurlar.
Tüm bu yaşananlara rağmen Filistin Yönetimi lideri Mahmut Abbas ve ekibin halen emperyalistlerden medet ummaları akıl alır şey değil. Zira bu tür beklentilerin yeni hüsranlardan başka bir işe yaramayacağı defalarca kez kanıtlanmıştır. Emperyalist güçlerin iğreti bir çözüm için bile ırkçı-siyonist rejime baskı yapmalarının tek yolu var: Enternasyonal dayanışma ile güçlendirilmiş Filistin halkının meşru direnişidir!