05.07.2008
11.04.2008 10:04

İran Batılı emperyalistlerin uzattığı havucu reddetti!

 

Batılı emperyalistlere noter hizmeti gören Birleşmiş Milletler (BM), İran’a yaptırım içeren üçüncü karar tasarısını bir süre önce kabul etmişti. Bu son tasarı öncekilere göre daha somut yaptırımlar içeriyor. Örneğin tasarı bazı İranlı yetkililere seyahat kısıtlaması getirirken, nükleer silah üretiminde kullanılabileceği iddia edilen malların İran’a satışını yapan şirketlere de bazı mali kısıtlamalar getirilmesini öngörüyor

Sözkonusu karar tasarılarının İran yönetimi üzerinde etkili olduğunu gösteren verilere henüz rastlanmadı. İran’la farklı çıkar ilişkileri bulunan emperyalist güç odakları Tahran yönetimiyle ilişkileri zayıflatmak istemezken, ABD-İngiltere ikilisi de İran’ı mali yönden kuşatacak olanaklardan yoksun. ABD emperyalizminin, “askeri saldırı dahil bütün seçenekler masada” tehdidini savurmasının bir nedeni de İran karşısındaki aczin aşılamamasıdır. 

Ne BM yaptırımları ne ABD-İsrail tehditleri dize getirmeye yetmeyince, batılı emperyalistler, molla rejimin önüne havuç sürerek çıkış yolu arayışına girdiler. Ancak İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın tepkisine bakıldığında, bu girişimin de sonuç vermesi olası görünmüyor.

BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ile Almanya’nın uranyum zenginleştirmeyi durdurması karşılığında İran’a yeni teşvik paketi hazırlığında olduğu belirtilirken, Tahran yönetimi bu önerinin kabul edilmeyeceğini ilan etti.

Japon Kyodo ajansına demeç veren Ahmedinejad, tutumlarının net olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini askıya alması müzakere edilecek bir konu değil. İran şu anda nükleer teknolojiye sahip bir ülkedir ve kendi nükleer teknolojisinden vazgeçmek için bir nedeni de yok.”

Uranyum zenginleştirmeyi durdurması karşılığında İran’a yeni teşvik paketi hazırlığında olduğunun hatırlatılması üzerine Ahmedinejad, “Uranyum zenginleştirmenin askıya alınması mazide kalan bir konu. İran artık bu dönemi geride bıraktı” ifadesini kullandı.

ABD ile müttefiklerinden İran’la müzakereye önkoşullu yaklaşmamalarını isteyen Ahmedinejad, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) dışında hiç kimseyle müzakere etmeyeceklerinin ve nükleer programlarını UAEK kuralları çerçevesinde sürdüreceklerinin altını bir kez daha çizdi.

Tahran yönetimi, UAEK Başkanı Muhammed El Baradey’in İran hakkındaki son raporunun nükleer programı üzerindeki bütün şüpheleri kaldırdığını savunuyor.

İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetini sürdürme konusundaki kararlılığı emperyalist-siyonist güçleri çileden çıkarırken, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyelerine yaptığı çağrı Washington’daki savaş kundakçılarının rahatsızlığını daha da arttıracaktır.

Dolardan vazgeçme kararını büyük ölçüde uygulayan, geçen yıl petrol satışında dolarla çalışmayı tamamen durduran İran, OPEC üyelerine de dolar dışında döviz kullanması yönünde çağırıda bulunuyor.

Geçen yıl Suudi Arabistan’da yapılan OPEC zirvesinde dile getirdiği “ortak banka-ortak döviz” önerilerini yineleyen Ahmedinejad, petrol satışında kullanılacak dövizin “uluslararası para piyasalarında geçerliliği yüksek bir döviz” olması gerektiğini belirtti.

Ahmedinejad, geçen yıl yaptığı bir konuşmada da, doların “değersiz bir kağıt parçası” olduğunu savunmuştu.

OPEC üyeleri arasında Suudi Arabistan’dan sonra ikinci büyük petrol üreticisi olan İran’ın günlük petrol ihracatı halen 2,5 milyon varil civarındadır. Petrol ihracatının yüzde 65’ini euro ile yapan İran, yüzde 20’sini Japon yeni, geri kalanını da başka dövizlerle yapıyor.

Ahmedinecad’ın önerisi, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez dışında henüz yankı uyandırmış değil, ancak bu eğilimin güçlenmesi ihtimal dışı sayılmıyor. Petro-doların (petrolün dolar üzeriden fiyatlandırılıp satılması) sonu ise, ABD emperyalizminin dünya jandarmalığının da sonunu getirebilecek çapta bir gelişme kabul ediliyor. Zira petro-dolar, ABD dolarının rezerv para olmasının devamını sağlarken, doların rezerv para olması da, karşılıksız para basan ABD emperyalizminin halkların tepesine sürekli bomba yağdırmasının zeminini hazırlıyor. Başka bir ifadeyle, doların rezerv para olmaktan çıkması, ABD emperyalizmine indirilebilecek en büyük mali darbelerden biri olacaktır.

ABD’nin emperyalist saldırganlık ve savaş politikasında bu kadar ısrarcı olmasının bir nedeni de, doların rezerv para olarak kalmasını sağlamaktır. Ancak ezilen halklara yönelik bu akıl almaz kıyımların bunu sağlayabileceğinin hiçbir garantisi yoktur.


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3