07.05.2008 14:41
Lübnan'da sendikalar grevde
Lübnan'da bugün sendikalar ücretlere zam talebiyle greve gidiyorlar.
Hükümet dün ücretleri yaklaşık yüzde 50 oranında artırmayı kabul etmişti ancak muhalefetin desteklediği sendikalar, ücretlerin üçe katlanmasını istiyor.
Planlanan gösterilerin, hükümet yanlısı ve karşıtı gruplar arasında iyice bilenen gerginliği sokaklara taşırmasından endişe ediliyor.
Batı yanlısı hükümet ile Suriye'nin ülkedeki nüfuzunun uzantısı olmakla itham edilen Hizbullah arasında aylardır tırmanan gerginlik hükümetin, ana muhalefetteki Hizbullah'ın devlet iletişim sistemine alternatif olarak geliştirdiği şebekenin yasadışı olduğunu ilan etmesiyle yeni bir boyut kazanmıştı.
Hükümete göre, bu sistem, devlet güvenliği açısından bir tehdit ve devre dışı bırakılacak.
Enformasyon bakanı Gazi el Aridi, "Hizbullah'ın Lübnan toprakları üzerinde kurduğu telefon şebekesi yasadışı ve gayrimeşrudur. Ve bu şekilde, devletin egemenliğine ve kamu fonlarına da bir saldırıdır. Bu işe karışmış oldukları kanıtlanan birey kuruluş, parti ya da şirketlere karşı cezai kovuşturma başlatacağız. Hizbullah'ı korumanın bu gibi şebekeler kurulmasını gerektirdiği şeklindeki iddiayı ise reddediyoruz." diye konuştu.
Hizbullah'ın zaten yıllardır faaliyet gösteren televizyonu, radyosu vardı.
Şimdi sözü edilen sistemin ise gelişmiş bir sabit hatlı telefon sistemi olduğu, Lübnan'ın doğu ve güneyini kapsadığı belirtiliyor.
Hizbullah ise bu sistemin, ülkeyi ve kendisini korumak için gerekli olan altyapının önemli bir parçası olduğunu savunuyor.
Ve "bu sisteme yönelen oklar Hizbullah'a yönelmiştir" deniyor.
Hükümetin Hizbullah'a karşı hamleleriyse bununla da sınırlı değil.
Geçen hafta Hizbullah'ı Başkent Beyrut'taki uluslararası havalimanına gizli kamera yerleştirmekle suçlayan hükümet, dün de havalimanının güvenlik sorumlusunu Hizbullah sempatizanı olmak suçlamasıyla görevden aldı.
Dolayısıyla genel olarak taraflar, kılıçlarını çekmiş durumda denebilir... Bu gerginliğin nasıl geliştiğini, Arap ülkeleri uzmanımız Magdi Abdelhadi'den dinleyelim.
Bu gerginliğin gerisindeki süreç,, gidip eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin 2005 yılında suikaste uğramasına; ve bunu takiben bu suikaste karışanların yargılanması için uluslararası bir mahkeme kurulması çabalarına dayanıyor.
Bu süreç ülkeyi ikiye böldü. Bir yanda yargı sürecine gidilmesini isteyen batı yanlısı hükümet, öte yanda buna isteksiz olan Hizbullah var.
Tartışmanın bir boyutunu da Hizbullah'ın elindeki silahlar oluşturuyor.
Örgüt bu silahların ülkeyi İsrail'e karşı korumak için gerekli olduğunu, ve asla ülke içindeki bir başka gruba karşı kullanılmayacağını belirtiyor.
Ancak ülkede bir şekilde dolaşımda olan bu kadar çok silah varken, söylemler bu şekilde kızıştığında, bunun bir çatışma ortamı yaratması kaygıları oluşması da doğal.
Çünkü ülkenin 1975 ile 1990 arasında, 15 yıl süren iç savaş yollarına dönmesi endişesi her zaman bâki.
Hükümet ve muhalefet arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 18 kez ertelenen ve altı aydır yapılamayan Cumhurbaşkanlığı seçimi için 19. girişim gelşecek hafta yapılacak.
BBC Turkish / 07.05.08