16.07.2008 14:11
İran: “ABD-İsrail’i hedef alırız!”
İran yönetimi ABD-İsrail kaynaklı fütursuz tehditlere sert yanıtlar veriyor. İsrail ordusunun geçen ay Yunanistan açıklarında 100 savaş uçağının katılımıyla gerçekleştirdiği tatbikatla gerilimi tırmandırmasına gecikmeden karşılık veren İran, günler süren askeri manevra yaptı. Aynı günlerde nükleer programından vazgeçmeyeceğini ilan eden Tahran yönetimi, olası bir saldırıya karşılık verebilecek güçte olduğu mesajını emperyalist-siyonist güçlere vermiş oldu.
Tatbikatı değerlendiren farklı çevrelerden gözlemciler, İran ordusunun savaşma yeteneğinde kayda değer bir gelişme olduğunu saptıyorlar.
İran, ABD-İsrail ikilisinin tehdit dozunu yükselterek savaş hazırlığını hızlandırmasını uzun menzilli yeni füze denemeleriyle karşıladı. Ürettiği füzelerin menzilini 2 bin km’ye yükselten İran, hem siyonist İsrail devletini hem bölgedeki ABD üslerini vurabilecek güçte olduğunu gösterdi.
Olası bir saldırının yol açacağı yıkım İranlı liderleri kaygılandırmakla birlikte, ABD-İsrail kaynaklı bir saldırıya karşı direnebileceklerini, dahası düşmana ağır bedeller ödetebilecek güçte olduklarını hatırlatmaktan da geri durmuyorlar. Nitekim İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in bir danışmanı, gerilimi tırmandıran ABD-İsrail ikilisini bu konuda uyardı.
“Eğer Amerika veya İsrail ateş açar ya da ülkemize füze atarsa, İran silahlı kuvvetleri İsrail’in kalbini ve bölgedeki 32 Amerikan üssünü hedefleyecektir” diye konuşan danışman, aralarında Adana’daki İncirlik Üssü’nün de bunduğu hedefleri dolaysız bir şekilde tanımlamış oldu.
Bölgedeki ABD üsleri dün olduğu gibi bugün de Ortadoğu halklarına karşı birer saldırı merkezi olarak kullanılmaktadır. Emperyalizmin vurucu gücü siyonist İsrail devletinin de aynı uğursuz işlevi gördüğü bilinmektedir. İşgal altındaki Filistin’in yanısıra Mısır, Suriye, Lübnan, Ürdün, Irak, Sudan emperyalist-siyonist güçlerin saldırılarına maruz kalan ülkeler arasında. Savaş kundakçıları şimdi sıranın İran’a geldiğini vaazediyorlar.
Herkesin kabul ettiği gibi, İran’a saldırmanın yaratacağı sonuçlar, diğer ülkelere yapılan saldırıların sonuçlarından çok farklı olacaktır. Saldırıya uğraması durumunda İran’ın bölgeye dağılan ABD üsleriyle İsrail’i vurma hakkının meşrulaşacağı açıktır. Bu ise tüm bölgenin savaş alanına dönmesi demektir. Yani emperyalist-siyonist güçlerin İran’a olası bir saldırısı, fiilen bölgeyi savaş alanına çevirebileceği için tüm Ortadoğu halklarının geleceğini yakından ilgilendirmektedir.
Olası bir saldırının bölgeyi kapsayacak nitelikte olması, Türk egemenlerinin suç ortaklığına girebilme ihtimaliyle birleştirildiğinde, sorunun boyutu daha iyi anlaşılır. Bu da emperyalist-siyonist saldırganlığa karşı mücadelenin önemini arttırdığı gibi, Türkiye devrimci ve ilerici güçlerine büyük sorumluluklar yüklemektedir.