05.09.2008
18.07.2008 13:30

'Canlılar için de ölüler için de muhteşem bir dönüş' –Robert Fisk

 

Dün, 2006 Lübnan Savaşı'nın son günüydü. İsrail'in budalalığının ve Hizbullah'ın gururunun son faslı. Cesetlerin ve dondurulmuş vücut parçalarının takaslarının yapıldığı korkunç bir gün.

İsrail sınırını geçen kamyonlardaki kasvetli ahşap tabutların yaşlı Ali Ahmed es-Sifeyr ve eşi Vahide'yi boynu bükük ve hüzünlü bıraktığı bir gün. Kır sakallı Ali değneğine dayalı dururken Vahide genç bir adamın siyah beyaz resmini tutuyordu, 1970 senesinde doğan oğlu Ahmed'in resmi. "O şehid olmuştu ama hangi kamyonda geleceğini bilmiyorum" dedi. Yıpranmış resimde buruk yüzlü, gülümsemesiz ve zaten ölü gibi duran bir adam vardı.

Samir Kuntar içinse aynısı denilemezdi -1979 da bir İsrailliyi, onun genç kızını ve bir polisi öldürdüğü için İsrail hapishanesinde 28 yıl yatmıştı. İsrail'den çok canlı bir şekilde döndü, temiz tıraşlı ama düzgün bir bıyıkla birlikte. Yüzlerce Hizbullah taraftarının kuşatılmışlığında, hücre hapsine alışmış bir adam, üç kuşaktır görmediği insanlar tarafından kendisini kahramanlaştırılmış olarak buluyor. Bela bekleyen bir mahkûm gibi gözleri etrafı taradı. Samir, İsrail'de en uzun süre bulunan mahkûmdu. Seyyid Hasan Nasrallah, Samir'in hürriyeti için söz vermişti. Ve verdiği sözü de tuttu.

200 Hizbullah, Emel ve Filistin savaşçısının naaşları, İsrail'den gelir gelmez Sur'da henüz çivilenmiş tabutlar, Lübnan ve Hizbullah bayrakları ile donatıldılar ve çiçeklerle bezenmiş bir kamyonla Beyrut'a doğru yola çıkarıldılar.

Oğlunun tabutunu görmek için çırpınan Vahide, plastik bir sandalyenin üstüne tırmandı. Yaşlı Ali onunla birlikte bakmak istedi ama eşi ona çok yaşlı olduğunu söyledi. Genç Hizbullah savaşçılarının ve televizyon muhabirlerinin ortasında başı eğik ve gözlerinde yaşlarla ayaktaydı. Kim bilebilir, belki de Ahmed'i tabutlardan birindeydi?

Aynı zamanda bir zillet günüydü de. İsrailliler için bir zillet günü. İki esir askerini ele geçirmek için başlattıkları 2006 savaşı, binden fazla Lübnanlı sivilin ölümüne, Lübnan'ın tahribatına yol açmıştı ve İsraillilere çoğu asker 160 kişiye mal olmuştu. Dünse iki kayıp askerden kalanlar ve bir kutudaki ceset parçaları karşılığında, 200 tane Arap cesedini ve beş esiri teslim ettikleriyle kaldılar.

Fuad Sinyora hükümetini destekleyen Amerikalılar için umutsuz bir gündü. Cumhurbaşkanı ve yaşayan diğer bütün eski başbakanlar, Dürzî cemaatinin önderleri, milletvekilleri, Müslüman dini önderler, piskoposlar, yüksek düzeyli bürokratlar, ülkedeki bütün güvenlik birimlerinin başları ve de tabii ki BM temsilcisinin katılımıyla birlikte Fuad Sinyora'nın kendisi, Hizbullah'ın kurtardığı beş Lübnanlı esire yaltaklanmak için, Beyrut havalimanında bekliyorlardı. Beş esir, teslim alındıkları, güney sınırından Lübnan ordusunun kendi helikopterleriyle kuzeye uçuruldular.

Lübnan'ın Şii imamları, davetli Sünni Şeyhleri ve Dürzî seçkinleri 37 derece sıcağın altında cübbeleriyle, bütün bir gün terlerken, Hizbullah, halaylar, bandolar ve şahlanan süvariler eşliğinde muazzam bir tören ortaya koyuyordu. Ama İsraillilerin hiç acelesi yoktu. Hizbullah'ın canlıların ve ölülerin dönüşü için, böyle bir tören düzenleyeceğinin farkında olan İsrail, ilk 12 tabutu beş saat geciktirdi ve beş canlı esiri ise dört saat geç bıraktı. Bu süre zarfında yeşille kaplanmış binekleriyle süvariler -uzun saçlı Che Guevaraya benzeyen biri dâhil- tırıs gidişlerini bitirmiş, halay çekenler yorgun düşmüş ve gaydacının- evet gerçek bir gaydacı- nefesi tükenmiş hatta beyaz eşarplı merasim kıtası bile ayakta zor durur bir hale gelmişti. Rahatsızlıkları son seviyedeydi.

Bütün bunlarda kesinlikle bir el hünerliliği vardı. Seyyid Nasrallah, Filistinli şehidlerin naaşlarını alacağına söz vermişti, dün sınırdan geçen ilk kamyonda naaşı bulunan 19 yaşındaki Zelal Muğrabi de bu şehidlerdendi. Zelal, Tel Aviv'in kuzeyindeki bir sahil yoluna saldıran 11 Filistinli ve Lübnanlı savaşçıya, yolu gösteren kızdı. Lübnan ordusu tarafından çevrelendiği vakit, Zelal savaşmaya karar verdi. 36 kişinin öldüğü çatışmadan sağ çıkan bir videokaset, bir İsrail ajanının, büyük bir ihtimalle Ehud Barak'ın -evet, şu an İsrail Savunma Bakanı olan adam- Zelal'e ateş ettiği ve cesedini yola sürüklediğini gösteriyordu. Barak dün Zelal'in naaşının dönüşü için oy verenlerden biriydi. Ama Filistinliler, cesetlerin Lübnan'a dönmesini istemiyorlardı. Zelal'in annesi Âmine İsmail, kızının İsrail'de gömülü olduğu yerde kalmasını istedi -onun ve milyonlarca mültecinin hala Filistin kabul ettikleri topraklarda-.

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, şehidlerinin, Filistin toprağında kalmasını istedi ve Hizbullah'tan kendi şehidlerinin dönen naaşlardan çıkartılmasını istedi. Ama şansları yoktu. Başka fikirleri- ve de İsrail'le antlaşmaları olan- Hizbullah onları sürgün topraklarına geri getirdi.

Tarih dünün katmanları arasında yığılıydı; İsrail'de uzun zaman önce bir işlenen cinayet ve akıcı bir şekilde İbranice ve İngilizce konuşan Samir Kuntar'ın İsrail hapishane düzeninin bir 'nazikliği' olarak bırakılışı;

Tel Aviv sahil yolundaki ölümlerin yol açtığı İsrail'in 1978 Lübnan'ı ilk işgalinin (2000 civarında ölünün olduğu) müsebbiplerinden bir kızın naaşı, Hizbullah'ın iki askeri esir alışı ve İsrail'in yaptığı kan banyosu (1200 ölü).

Ama, bunun bu muzafferiyet anında Hasan Nasrallah için bir önemi var mıydı?

Bir kez daha, bu yılın başlarında Hizbullah'ın Batı Beyrut'u ele geçirmesi ve Lübnan çapında çatışmaların yaşanmasına karşın (toplam 65 ölü), Hasan Nasrallah İsrail'in lejyonlarına karşı durabilen tek adam olarak eski popülerliğini geri kazandı.

Ve elbette bir savaş daha olacak. Sur'un güneyinde bir yolda 2006 da bir Hizbullah füzesi ile vurulan İsrail savaş gemisinin posteri vardı. Başlık küçümser bir şekilde 'Ve daha da gelecek' diyordu.

Hizbullah'ın eğerlerinde sallanan yorgun binicileri -Che dâhil- ve süvarisini kuzeye doğru yol alırken bitkin gördüm. Demek bütün savaş bunlar içinmiş.

Dünya Bülteni / 18.07.08

 


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5