08.02.2012
24.03.2009 10:17

Tetikçi İsrail askerleri suçlarını itiraf ettiler!

 

Filistin İnsan Hakları Merkezi, İsrail savaş makinesinin Gazze’yi hedef alan vahşi saldırısında 437’si çocuk, 110’u kadın, 123’ü yaşlı olmak üzere, toplam 926 sivil Filistinliyi katlettiğini saptadılar. 22 gün süren saldırıda, yine ezici çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan 5 bini aşkın Filistinli yaralanmıştı. Emperyalist güçlerle gerici rejimlerin suç ortaklığıyla gerçekleştirilen saldırıda Filistin halkının yaşam kaynaklarının kurutulması da amaçlanmış, saldırıda binlerce ev, işyeri, atölye yıkılmış, zaten dar olan tarım alanları, zeytinlik ve narenciye bahçeleri de siyoristlere yakışır bir barbarlıkla tahrip edilmişti. Soykırımcı bir zihniyetle gerçekleştirilen saldırıda fosfor bombaları da kullanılmıştı. 

İnsan hakları savunucularıyla konunun uzmanları, Filistin halkını topyekün hedef alan saldırının savaş suçları kapsamında olduğunu saptamış, Uluslararası Adalet Divanı’nı göreve çağırmışlardı. Emperyalist-siyonist güçlerin hizmetinde çalışan bu mahkeme, Tel Aviv’deki savaş suçlularını mahkum etmekten kaçındı. Buna karşın emperyalistlerin isteğine uyarak Sudan devlet başkanı hakkında tutuklama kararı çıkararak, savaş baronlarının kirli amaçları uğruna iş yaptığını gösterdi.

İsrail savaş makinesinin Filistin halkı şahsında insanlığa karşı işlediği ağır suçları tüm dünya izledi. El Cezire gibi Arapça yayın yapan kanallar, siyonist barbarlığı dünya nezdinde teşhir ettiler. Buna karşın siyonizmin borazanlığını yapan medya araçları, İsrail’in “teröre karşı savaş” verdiği yalanını yaymaya devam ettiler. Tel Aviv’deki rejimin sözcüleri ise, tetikçi askerlerin arkasında durduklarını ilan ederek, bir kez daha soykırımcı zihniyetin siyonizmin resmi çizgisi olduğunu gözler önüne serdiler.

İsrail’in vahşi suçlarına tepki gösterenleri “anti-semitizm” (Yahudi düşmanlığı) yapmakla itham eden medyadaki İsrail borazanları, her zaman yaptıkları gibi, Filistin halkına karşı işlenen savaş suçlarının üstünü örtmek için en iğrenç yollara başvurdurlar. Tel Aviv’deki siyonistler ise, İsrail ordusunun, “operasyonlar sırasında yüksek ahlaki değerlerle hareket ettiğini”  iddia ederek, çocuk katilliğini kutsadılar.

Irkçı-siyonist rejimin şefleri ile medyadaki suç ortakları, gerçekleri tersyüz eden tiksinti verici propagandaya devam ederken, İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesi, bizzat tetikçilerin itiraflarını yayınladı. Bir askeri akademide tetikçi askerlerin deneyimlerini aktardıkları ders notlarına dayanarak hazırlanan haberde, İsrail ordusunun Filistinlileri ayrımsız bir şekilde katlettiği vurgulanıyor.

Anlatımlardan birinde, İsrailli bir keskin nişancının Filistinli bir anne ile iki çocuğunu yakın mesafeden ateş ederek katlettiği dile getiriliyor. Bir diğerinde ise, bir tim şefinin emrindeki askerlere mevzilerine yakın bir yerden yürümekte olan Filistinli yaşlı bir kadını öldürmeleri talimatı verdiği kaydediliyor. Bu anlatımlar, İsrail savaş makinesinin bine yakın Filistinli sivili nasıl katlettiği hakkında fikir veriyor.

Durup dururken Filistinlilerin evlerini yıktıklarını da anlatan İsrail askerleri, Filistinlilerin mallarına büyük zarar verdiklerini, ellerine geçirdikleri her şeyi pencereden dışarı atmaları için emir aldıklarını anlatıyorlar

Askeri akademinin yetkilileri, sivillere yönelik haksız saldırılarla ilgili çok kötü şeyler anlatıldığını, askerlerin şahit olduğu bu olayların öğrenilmesinden sonra, soruşturma başlatılması için genelkurmay başkanlığının konudan haberdar edildiğini belirttiler.

Ancak Filistinliler haklı olarak, İsrail ordusunun kendi işlediği ağır suçları soruşturmasının, “tetikçileri aklama girişimi”nden öte bir anlam taşımadığını belirtiyorlar.

İsrail genelkurmay başkanlığının soruşturma açmak zorunda bırakılmasının bir anlamı var elbette. Ancak insanlığa karşı işlenen ağır suçların hesabının sorulması ile söz konusu soruşturama farklı şeylerdir. Zira saldırıyı bizzat planlayıp hayata geçiren İsrail genelkurmayının soruşturan taraf değil, sanık sandalyesine oturtulan savaş suçlusu kurum olması gerekiyor.

İnsan hakları savunucularının Tel Aviv’deki siyonist canileri sanık sandalyesine oturtabilmek için harcadığı çaba önem taşıyor. Fakat bu ağır suçların hesabını sorabilmek için, mahkemelerden öte halkların birleşik anti-emperyalist/anti-siyonist direnişinin güçlenmesine ihtiyaç var.


YAZICIYA GONDER


Şubat
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4