05.12.2007 18:07
İklim konferansında oklar ABD’ye yöneltildi
Endonezya’nın Bali Adasında devam eden Birleşmiş Milletler İklim konferansında, Kyoto protokolünü imzalamayı reddeden ABD üzerindeki baskılar arttı. Konferansın birinci gününde Kyoto protokolüne imza atan Avustralya başbakanı ABD’ye kendilerini örnek almaya davet ederken, sivil toplum örgütleri ABD’ye karşı tam bir kuşatmaya yöneldi.
Endonezya’nın Bali Adasında, 190 ülke delegasyonları yanı sıra, bilim ve çevreyi sivil toplum örgütlerinden oluşan 10 bin kişinin katıldığı, 14 Aralık’a kadar devam edecek olan BM İklim konferansında ABD üzerindeki baskılar giderek artıyor.
Konferansın ilk gününde, sera gazlarının azaltılmasını öngören Kyoto protokolüne imza atan Avustralya Başbakanı Kevin Rudd, protokole imza atmayan tek ülke olan ABD’ye acil çağrıda bulunarak, kendilerini örnek almasını istedi.
Avustralya radyosuna verdiği demeçte, Kyoto protokolüne ilişkin tutumlarının net olduğunu söyleyen Rudd ‘’tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler global çözümün bir parçası olması gerekiyor. Bunun için biz ABD’yi protokolün tamamını onaylayan bir noktada görmek istiyoruz’’ dedi.
Avustralya başbakanı Rudd’in açıklamaları ABD’yi daha da zora koyarken, sivil toplum örgütlerinin elini güçlendirdi. Dünya’nın Dostları adlı ABD’li sivil toplum kuruluşu, ABD Bush yönetiminin inatçı tutumu ile tam bir izolasyonu yaşadığını söyledi. Örgüt Başkanı Elzabeth Bast ‘’Kyoto protokolünü onaylamayı reddeden tek ülke olarak ABD hükümeti dünya yanı sıra, giderek daha fazla sera gazlarının azaltılmasını savunan Amerikan toplumundan da izole olmuş durumda’’ dedi.
Bush yönetiminin Amerikan toplumu arasındaki uçurum Washington’daki lobi grubu Ulusal İlkim Vakfı (NET) tarafından yayınlanan raporda da ortaya koyuldu. NET raporunda ABD senatosunda sera gazlarının azaltılmasına yönelik destek arttığı belirtilerek ‘’ABD yüksek mahkemesi de Çevre Koruma Ajansının sera gazları artımının gözden geçirilmesi gerektiğini söylemiştir’’ denildi.
ABD hükümetinin Bali konferansına yeni yüzler göndererek eski savundukları şeyleri satmaya çalıştığını söyleyen NET sözcüsü Angela Anderson ‘’1992 yılında Rio’da, işlevsizliği yüzünden reddedilen fikirleri önermekten başka bir şey yapmıyorlar’’ dedi.
NET yetkilileri, Konferansa katılan tüm sivil toplum örgütlerinin tüm oturumlarda ABD’nin tutumunu teşhir ederek, ABD’nin diğer ülkelerin Kyoto protokolüne ilişkin tartışmalarına karışmamasına özen gösterdiklerini aktardı.
Konferansta, sera gazlarının 1990’daki düzeyin yüzde 5 altına çekilmesini öngören, 2012 yılında sona erecek olan Kyoto protokolü 2020 yılına kadar uzatılması hedefleniyor. Ancak protokolü imzalamayan, dünyada atmosfere en fazla sera gazları yayan gelişmiş tek ülke olarak ABD, protokolün uzatılmasına da yanaşmıyor. Bunun yerine ABD, büyük endüstrilerin gönüllü olarak önlemler alması, doğaya zarar vermeyen ürünler üretmesini savunuyor.
Gözlemciler, BM tarafından binlerce bilim adamı tarafından hazırlanarak sunulan 4 ayrı raporda belirtilen, insan eliyle oluşan iklim değişikliğinin yol açacağı felaketlerin önüne geçmek üzere stratejik değişikliği öngören iklimle mücadelede bağlayıcı ciddi bir sonucun Konferansta çıkmayacağı görüşünde. Gözlemciler, ülkeler arası müzakerelerin en az 2 yıl sürebileceğini söylüyor.
BM Bali konferansında, sera gazlarının azaltılmasını öngören Kyoto protokolü yanı sıra; karbon salımı ve sıcaklık artışlarını sınırlayacak uzun vadeli hedeflerin belirlenmesi, gelişmiş ülkelerin ciddi sınırlamalara ikna edilmesi, temiz teknoloji imkanlarının araştırılması ve paylaşımları konusunda işbirliği, iklim değişikliğinin yarattığı risklerden en olumsuz şekilde etkilenecek ülkelerin küresel ısınmaya ayak uydurmasına yardım için kaynak sağlanması ve tropikal ormanların korunması gibi konular ele alınıyor.
ANF/05.12.07