30.10.2006 11:27
Esenyurt'ta "Sınıf bilinci ve sınıf kimliği" semineri
(30.10.06) - İnsanca bir yaşam ve özgür bir gelecek için Sınıfa Karşı Sınıf Kurultayı’na az bir zaman kaldı. Bu kısa süreci daha güçlü bir kurultay örgütlemek için en verimli şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Kurultaya hazırlık çalışmaları kapsamında planladığımız eğitim toplantılarımızdan birini daha Pazar günü Esenyurt’ta gerçekleştirdik.
Toplantının birinci bölümünde İstanbul İşçi Kurultayı’nın amacı ve hedefleri anlatıldı. Şu ana kadarki süreçte kurultay çalışmaları kapsamında çok yönlü bir çalışma yürütüldüğü, kalan sürecin de en iyi biçimde değerlendirilerek kurultaya güçlü bir katılımın örgütlenmesi, bunun için de herkesin bu çalışmaya omuz vermesi gerektiği vurgulandı.
“Geçmişi aşarak geleceği kazanacağız” isimli sinevizyon gösteriminin ardından Tezkoop-İş Örgütlenme Danışmanı Volkan Yaraşır’ın sunduğu “Sınıf bilinci ve sınıf kimliği” başlıklı seminere geçildi. Volkan Yaraşır sade ve anlaşılır bir dille sunduğu semineri üç bölümlük bir anlatımla tamamladı.
İlk olarak, kapitalist toplumda ezen-ezilen, sömüren-sömürülen olmak üzere iki ayrı dünyanın iki ayrı sınıfın varlığı, bu sınıfların çıkarlarının birbirine zıt olduğu vurgulandı. Bundan dolayı bir işçinin her zaman her olaya bu çıkarlar temelinde bakması gerektiği, bunun için de sınıfın bir düşünüş tarzının, olayları değerlendirme yönteminin olması gerektiği belirtilerek, diyalektik yöntem kısa ve özlü bir biçimde anlatıldı.
Ardından işçi sınıfının farklı milliyet, din ve mezheplerden oluştuğu, sınıf kimliğini, sınıf bilincini kuşanmadığı koşullarda kendisini bu alt kimliklerle ifade ettiği vurgulandı. Bu sayede burjuvazinin işçi sınıfını rahatlıkla bölüp parçalayarak yönettiği ifade edildi. Oysa işçilerin üst kimliğinin işçi kimliği olduğu, bu kimliğin enternasyonal bir karakter taşıdığı, bu bilinci ve kimliği kuşandığı koşullarda, bugün sermayenin tüm saldırılarına boyun eğen, dağınık ve güçsüz bir durumda olan işçi sınıfının yarın müthiş yıkıcı ve yeniden yapıcı bir güce dönüşeceği, tıpkı bir sel gibi önüne çıkan her engeli aşacağı ve sınıfsız sömürüsüz bir dünyayı yaratacağı dile getirilerek, tek devrimci gücün işçi sınıfı olduğunu vurguladı.
Volkan Yaraşır son olarak oldukça önemli bir noktaya işaret etti. Bugünkü koşullarda sınıfın içerisinde bulunduğu gerilikten dolayı mücadelede yaşanan bir takım tıkanıklıkların, zorlukların olabileceğini, ama bundan dolayı asla işçi sınıfına karşı güvensiz olunmaması gerektiğini, bugünkü koşullarda sınıfa yapılan her türlü devrimci müdahalenin yarın mutlaka karşılık bulacağını, bu gerçeğin farkında olarak sabırlı ve soluklu bir mücadele hattı izlenmesi gerektiğini vurguladı.
40’ı aşkın işçinin katıldığı etkinliğimizin, bizim dışımızda kaynaklı olarak yaşanan teknik sorunlara rağmen başarılı geçtiğini söyleyebiliriz.
Büyükçekmece İşçi Platformu