04.12.2008
29.06.2007 09:53

Tersaneler cehennem kalmayacak!

 

(29.06.07) - Tersane İşçileri Birliği olarak Urfa’dan gelen ve “bekar evleri” diye tabir edilen yerlerde kalan işçilerin sorunları ile ilgili bir dönemdir çalışmalar yapmaktaydık. Orman kanunlarının hüküm sürdüğü tersanelerde Urfalılar’ın çoğu açıkta ve kaçak olarak çalıştırılıyor. Ücretleri ve sigortaları gaspediliyor. Kuşkusuz bu uygulamalara sadece Urfalı işçiler maruz kalmıyor. Ancak köylerini bırakıp belirli süreler için tersanelerde çalışmaya gelen ve böylece evlerine bir dilim fazla ekmek götürmeyi uman işçiler gözü dönmüş tersane patronları için kolay lokma kabul ediliyor. Bu nedenle tersaneler cehneminin sömürüsünden en çok bu işçiler paylarını alıyor. Son bir ay içerisinde değişik tersanelerde çalışan 100’e yakın işçi ücretlerinin ödenmemesi ya da sigortasız çalıştırma sorununa karşı derneğimize başvurdu. Ücret alacaklarının tamamı derneğimiz çatısı altında yürütülen mücadele sayesinde taşeronlardan ya da tersane patronlarından alınırken sigortasız çalıştırmaya karşı hukuksal girişimler başlatıldı.

Sigortasızlık, ücret gaspı ve insanlık dışı barınma koşulları kıskacında köle muamelesi gören sınıf kardeşlerimiz geçtiğimiz gün başka bir saldırı ile güne başladılar. Pendik Belediyesi’ne bağlı zabıta ekipleri ve çevik kuvvet sabah saat 05.30’da işçilerin evlerini basarak boşaltılmasını istediler. “Biz şimdi nereye gidelim” sorusuna alaycı bir tazda “Urfaya gidin” yanıtı verildi. Boşaltmanın ana gerekçesi binanın sağlık koşullarına uygun olmadığıydı. İşçileri çok düşünürmüş gibi görünen bu yaklaşımın bir aldatmacadan ibaret olduğunu tersaneleri ve çalışma koşullarını bilen herkes bilebilir. Sabahın 05:00’inde “işçilerin sağlık sorunlarını çözmek için” bekar evlerine operasyon düzenleyenler tersanelerdeki yaşam alanlarının, örneğin tuvaletlerin durumundan, sosyal alanların ahırı andıran halini bilmezler mi?

Aydos’ta, Cambaztepe’de emekçilerin yaşadığı gecekondulara göz koyan, sabaha karşı operasyonlarla emekçilerin başına tek odalı evlerini yıkan Pendik Belediyesi seçim döneminde durulmuşa benziyordu, ama bu sefer de herhalde “oy hakları yok” diyerek gurbetçi tersane işçilerini gözüne kestirmiş durumda.

Bu pervasız saldırganlığa karşı sessiz kalmayan yaklaşık 500 işçi, birliğimizin yönlendiriciliğinde 28 Haziran günü anayasada da bulunan barınma hakkını istemek için tersanelerin, hatta Tuzla ve Pendik bölgesinin büyük ağalarının klübü olan GİSBİR’e yürüyüş düzenlediler. Yürüyüşte sadece barınma hakkı değil sigorta, ücret gaspı ve iş kazaları ile ilgili talepler dile getirildi. Önce Güzelyalı’dan Tersane İşcileri Birliği'nin önüne gelen işçilere burada dernek Başkanımız Zeynel Nihadioğlu seslendi “Bizler temel olarak barınma hakkımız için yürüyoruz ama tek sorunumuz bu değil, diğer bütün haklarımızı almak için GİSBİR’e yürüyorıuz. Bu yürüyüşümüzü engellemeye çalışan GİSBİR’in savunucuları olacak. Bizler önümüze çıkabilecek engelleri tanımıyoruz. Yürüyüşümüzü engelleyemezler. Bu coşku, bu kararlılık varolduğu sürece aşamayacağımız hiçbir engel yok. Şimdi GİSBİR telaşa kapılsın. Bizler bugüne kadar gaspedilen haklarımızı almak için onlarla hesaplaşmaya gidiyoruz” şeklinde seslendi. Daha sonra derneğin önünden “Tersaneler cehennem işçiler köle kalmayacak!” ve "Artık yeter iş cinayetlerine son! TİB-DER” imzalı pankartlar açılarak GİSBİR’e doğru yürüyüşe geçildi. Yürüyüşün ilk uğrak noktası iki gün önce elektrik çarpması sonucu iş cinayetine kurban giden İşçi arkadaşımız Yılmaz Aslan’ın katledildiği Çelik Tekne Tersanesi oldu. Tersanenin önünde “Katil GİSBİR hesap verecek!”, “Artık ölmek istemiyoruz!” sloganları arasında Dernek Başkanı Zeynel Nihadioğlu bir konuşma daha yaptı. “İki gün önce Yılmaz Aslan’ı kaybettik. Buralarda sadece barınma hakkı, sigorta hakkı, ücret hakkı değil aynı zamanda yaşam hakkımız gaspediliyor. Bütün bunların hesabını GİSBİR’den soracağız. Hesap sorma durumu ancak havzada gerçekleşebilecek bir grevle mümkün” diyen Nihadioğlu “Bugünden itibaren GİSBİR’e ihtar eylemleri başlamalıdır” dedi. “Yaşasın grev, yaşasın direniş!” sloganları ile Çelik Tersane önünden ayrılan işçilerin önü GİSBİR’e yaklaşınca polis barikaları ile kesildi. “GİSBİR titre biz geliyoruz!”, “Katil GİSBİR hesap verecek!”, “Barınma hakkımız engellenemez!” sloganları ile polis barikatıyla burun buruna gelen işciler burada beklemeye başladı.

Eylem yerine gelen Tuzla Emniyet Müdürü TİB-DER Başkanı’na GİSBİR ile görüştüğünü, işveren derneği yöneticilerinin barınma sorunu ile ilgili bir şey yapamayacaklarını söylediğini iletti. Bunun üzerine dernek yöneticilerimiz  “Barınma sorununun GİSBİR’i ilgilendirdiğini fakat aynı zamanda burada bulunan işçilerin sigorta ve ücret hakkının gaspedildiğini, iş güvenliği tedbirleri almadıkları için işçilerin katledildiğini, bütün bu sorunlarla ilgili görüşmek isteklerini” belirtti. Ancak GİSBİR görüşmeyi kabul etmedi. Burada bir kez daha işçilere seslenen dernek başkanımız bunun bir uyarı eylemi olduğunu söyledi. “Daha büyük eylemlere hazırlanmak üzere buradan ayrılıyoruz. Bir dahaki eylemde daha kalabalık geleceğiz” diyerek görüşmekten kaçan GİSBİR yöneticilerini protesto ederek eylemi sona erdirdi. Eylemin ardından Pendik Belediyesi’ne giden dernek yöneticileri ve işci temsilcileri burada da muhatap bulamadılar.

Bizler tüm sınıf kardeşlerimizi tersanedeki mücadelemizi sahiplenmeye, ilerici, devrimci kamuoyunu yaşananlara karşı daha aktif bir tutum almaya çağırıyoruz. Ve bu vesile ile taşeronlar aracılığıyla Tuzla’yı bir işçi cehennemi haline getiren GİSBİR’i uyarıyoruz. Haklarımızı verin yoksa biz almaya geleceğiz, bugünkü sadece bir ihtardı!

Tersane İşçileri Birliği

 


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4