30.11.2007 21:49
Asgari ücret oyunu başlıyor!
(30.11.07) - Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2008 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi amacıyla 3 Aralık günü biraraya geliyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, önümüzdeki yıl için asgari ücreti belirlemek üzere komisyonu toplantıya çağırdı. Ancak sonuçları bugünden belli olan komisyonun bundan sonraki bir ay içinde yapacaklarını sıralayalım... Hükümet önerisini sunacak, işçi sendikaları adına temsilci olarak katılan Türk-iş göstermelik bir şekilde muhalefet sergileyecek, ardından DİE’den 4 kişilik bir ailenin geçinmesi için gerekli olan “asgari” ücretin oranı istenecek. Ancak görüşmelerde bu oran yokmuş gibi davranılacak. Nihayetinde hükümetin o yıl için bütçesinde belirlenmiş olan oran üç aşağı beş yukarı kabul edilecek. Böylece oyun sona ermiş olacak...
Peki, bu görüşme sürecinin neden bir oyun olduğunu söylüyoruz? Birincisi, sermaye hükümeti zaten daha öncesinden bütçesinde asgari ücret oranını belirlemiştir. Bunu belirlemiş olma ve hayata geçirme kararlılığı ile masaya gelmektedir. 2008 yılı için belirlediği oran ise %6’dır.
İkincisi, Tespit Komisyonu 15 kişiden oluşmaktadır. 15 kişinin 5’i işçi temsilcisi, 5’i patronların temsilcisi, 5’i de hükümet temsilcisidir. Hükümet, bağımsız ve sınıflar üstü olmadığına ve sermaye sınıfını temsil ettiğine göre 10 kişi bir ve aynı tutumu almaktadır. Görüşmelere katılan Türk-iş bürokratları da işbirlikçi hain sendikacılardır. Onlar da sermayenin aldığı kararların “kısmen eleştiriyor gözüküyor olsa dahi” bilinçli ortakları ve uygulayıcılarıdır.
Buradan bakıldığında dahi Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun, sermayenin aldığı kararları doğrudan kabul edecek bir bileşene sahip olduğu rahatlıkla görülmektedir.
Bu oyunu işçi sınıfı bozacak!
Sermayenin temsilcileri ve hain sendika bürokratları, kapalı kapılar ardında bu ülkedeki milyonlarca işçi ve emekçinin kaderini belirlemekte ve aldıkları kararlarla işçi emekçilerin geleceklerini tayin etmektedirler. Asgari ücretin tespiti sadece geçimini “asgari ücretle” sağlayan işçiyi ilgilendirmemektedir. Asgari ücret, işçi ve emekçilerin ücretlerinde veri olmakta ve belirlenen düşük ücret, diğer ücretlerin de aşağıya çekilmesine yol açmaktadır. Asgari ücret sorunu, en at sınırda ücret alan çalışanların değil, tüm emekçilerin sorunudur.
Bugün sınıf hareketinin güçsüzlüğünden kendilerine güç bulan asalak sermaye sınıfı ve onların uşakları, “açlık sınırının” altında bir ücreti emekçilere reva görmektedirler. Gözlerimizin önünde temsil sergilemektedirler.
İşçi sınıfı, örgütlü gücüne kavuştuğunda ve tarih sahnesinde yerini aldığında, hiç biri bu denli pervasız olamayacak. Ücretin oranını da işçi sınıfının örgütlü gücü belirleyecek!