04.12.2008
19.10.2007 11:11

Anadolu Yakası’ndan Telekom işçileriyle grev süreci üzerine konuştuk...

 

 

“Gücümüz birliğimizdir!”

Zafer Yolcu: Şu anda sendikamız çok keskin konuşsa da tabanda bir örgütlülük yok. Şu anda örgütlülüğü geliştirmek için taban örgütlülüklerinin yaratılması gerekiyor. Taban komitelerinin her işyerinde acilen geliştirilmesi lazım. Her işyerinde bizim 9 tane santralimiz var. O dokuz santralin önünde bütün işçi arkadaşlaramızı toplayıp grev çadırları kurmamız gerekiyor. Kurduğumuz çadırlarla emekten yana sendikaları, dostlarımızı ağırlayıp deneyimlerimizi paylaşmamız gerekiyor bizim. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var, çünkü bizim, Türk Telekom işçisinin grev konusunda tecrübesi yok fazla. Biz bu konuda işçi arkadaşlarımızı zorluyoruz. Dün Erenköy Santrali’nin önünde müdür benim pankartımı indirmeye çalışıyordu ama ben buna izin vermedim. Ve bu davranış öyle bir yankı yarattı ki işçi arkadaşlarım, benim temsilcimim, bu tavrına karşı benim davranışımı doğru buldular. Kısacası şunu söylüyorum; bizler en başta kendi gücümüze, birliğimize dayanarak bu mücadeyi ileriye taşımayı düşünmeliyiz. Bizim birliğimiz diğer sendikaların bize destek vermesi, çekim merkezi oluşturmamız açısından önem taşıyor. Tıpkı havayolu çalışanlarının toplu sözleşme sürecinde sermayeye geri adım attırdığı gibi Telekom işçisi de üretimden gelen gücünü kullanarak grev silahını işverene yöneltmelidir. Ama ilk önce örgütlülük diyorum. Ve bu süreçte tüm sendikaları, emekten yana olan herkesi Telekom işçisiyle dayanışma içinde olmaya çağırıyorum.

Tokay Yılmaz: 20 yıllık işçiyim. Biz haklarımızı verdiğimiz şanlı mücadeleler sonucunda kazandık. Bunun bilincinde olarak davranmak gerekiyor. Örneğin maden işçilerinin şanlı direnişleri ve ‘89 Bahar eylemlilikleriyle verilen mücadeleler sonucunda şu andaki haklarımızı kazanabildik. Onurlu bir gelecek, onurlu bir başkaldırı şimdiye kadar Telekom’da sergilenemedi. Telekom işçisi böyle direnişte ilk defa yer alıyor. Ve bu grevin başarıya ulaşması sınıf dayanışmasının güçlendirilmesine, diğer sendikaların, kitle örgütlerinin desteğine bağlıdır. Biz bu tecrübelerden faydalanmak zorundayız. Yoksa sendika ağalarının insafına bırakılmış bir grev süreci Telekom işçisinin başarıya ulaşmasını sağlamayacaktır. Artık Telekom işçisi ekmek mücadelesini pratik olarak yaşıyor ve bu süreç iyi değerlendirildiği taktirde kazanımlar artacaktır diyorum. Telekom işçisinin bu mücadeleyi başarıya ulaştırmasının tek yolu kendi özgücüne dayanarak dayanışmasını, örgütlülüğünü geliştirmesindedir.

Şerafettin Kılıç: Telekom işçisi olarak tüm arkadaşlar budadayız. İşverenin uzlaşmaz tutumuna karşı alanlardayız. Şimdiye kadar gözardı edilen haklarımızı almak için bu mücadeleyi başlattık. Reklam için Cem Yılmaz’a verilen ücretin sadece %5’ini istiyoruz. İşveren bu kadarını bile bize çok görüyor. Tüm kitle örgütlerini, kardeş sendikaları Telekom işçisiyle dayanışma içinde olmaya çağırıyorum. Ayrıca hizmet verdiğimiz tüm aboneleri de bu mücadelede yanımızda görmek istiyoruz.

 

Sabri Önal: Grevin bize birtakım sıkıntılar getireceğini iyi biliyoruz ama buna rağmen biz bunu göze aldık. Çünkü biz ekmeğimize sahip çıkmamız gerektiğinin bilincindeyiz. İşçi örgütü olarak bu kurumun birileri tarafından peşkeş çekildiğini biliyoruz. Çalışanlar, bu kurumu vareden insanlara iftiralar atılıyor. Satılmış basın kamuoyunu yanlış bilgilendirerek patron yanlısı davranıyor. Gerçeklik böyle değildir. Patronlar işçi düşmanı, çalışan düşmanı, yoksul düşmanı oldukları bir kez daha açığa çıkmıştır. Biz ezilenler olarak işçi sınıfı olarak ekmeğimize sahip çıkarak sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu haksızlığa karşı boş durmayacağımızı iyi bilsinler. Bu süreçte işçi kardeşlerimizi, sınıf kardeşlerimizi bizimle dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Gücümüz birliğimizdir!

Kızıl Bayrak/İstanbul

 

 


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4