13.09.2007 22:19
BDSP: “Devletin baskı ve terörüne karşı tersane işçileriyle dayanışmaya!”
Son günlerde peşpeşe yaşanan iş cinayetleriyle gündeme gelen Tuzla tersaneler, işçilerin yaşamını öğüten bir sömürü cehennemi. Tersane patronlarının ve taşeronların kuralsızlığı kural haline getirmeye çalıştığı, yoğun hak gasplarının yaşandığı bir cehennem. Ödenmeyen ücretler, sigortasız çalıştırma, azgın sömürü koşulları, alınmayan iş güvenliği tedbirleri tersanelerde yaygın uygulamalar arasında. Gözünü aşırı kâr hırsı bürümüş tersane patronları ve onların örgütü GİS-BİR, işçinin akan kanının, sömürülen emeğinin, gaspedilen haklarının baş sorumlusudur.
Son dönemde artan iş cinayetleri ve ücret gaspına karşı hakkını aramak için harekete geçen tersane işçileri, öncülüğünü Tersane İşçileri Birliği’nin yaptığı, birçok eylem ve direnişe imza attı. Eylemli tepkilerle iş cinayetlerinin durdurulmasını, iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını istedi. Ücretleri ödenmeyen tersane işçileri de Tersane İşçileri Birliği Derneği’nin öncülüğünde kararlı duruşu, militan tutumu ve eylemleriyle hakkını aramayı öğrendi. Hem mücadele ile hakkını alabileceğini gördü, hem de kendi gücüne güveni arttı, dayanışma duygusu gelişti. İş cinayetlerine ve ücret gaspına karşı hemen her gün eylem yaparak tersane patronlarının ve taşeronların kabusu haline gelen tersane işçilerinin mücadele ve örgütlülük bilinci gelişti.
Tersanede yaşanan mücadele hareketliliği kan emici tersane patronlarını rahatsız etmeye başladı. Bugün Anadolu Tersanesi önünde ücretlerinin ödenmesi talebiyle direnişe geçen tersane işçilerine kolluk güçleri azgınca saldırdı. İşçileri gözaltına aldı. Tuzla Karakolu’na götürülen işçilere yönelik polis terörü burada da devam etti.
Tersane patronlarının direktifi doğrultusunda hareket eden kolluk güçlerinin gözaltındaki işçilere uyguladığı terör korkularının ürünü. Tersane işçilerinin eylemlerinin yaygınlaşmasından, örgütlü mücadelelerinin gelişmesinden, işçilerin bilinçlenmesinden ve hakları için birleşik bir güç olarak karşılarına dikilmesinden korkuyorlar. Tersanelerden yayılan mücadele ateşinin sınıfın diğer bölüklerine örnek olmasından korkuyorlar. Tersane işçilerine bunun için vahşice saldırdılar. Kolluk güçlerini arkasına alarak tersane işçilerinin üzerine salan tersane patronlarının asıl hedefi işçilerin mücadele azmi, direnme kararlılığı ve örgütlü gücüdür. Direniş ateşinin tüm tersane havzasını sarma ihtimalini ezmek, işçilerin mücadele kararlılığını kırmak, örgütlü gücünü dağıtmak için bugün tersane işçilerine bilinçli bir şekilde saldırdılar. Bunun için saldırılarına gözaltında da pervasızca devam ettiler.
Bu nedenle saldırı sadece ücret hakkı için Anadolu Tersanesi önünde eylem yapan işçilere değil özünde tüm tersane işçilerine yöneliktir. Hakkını aramaya kalkışan, örgütlülüğe inanan, mücadeleyi yükseltme kararlılığında olan sınıfın bütün bölüklerine yöneliktir. Çünkü patronların ve devletin asıl hedefi tersane işçilerinin mücadele inancını yoketmek, örgütlü gücünü ezmek, hak alma bilincini köreltmektir. Saldırının eylem yapan tersane işçilerine yönelik kısmını aşan boyutu bugün tersane işçileriyle dayanışmayı daha fazla yükseltmeyi zorunlu kılmaktadır.
Bu nedenle bugün tersane işçilerinin hak alma mücadelesini baskıyla, gözaltılarla, devlet terörüyle ezmeye yönelik saldırılar karşısında tersane işçileriyle dayanışmayı yükseltmek, eylemli tepkiler örgütlemek tüm sınıf bölüklerinin, ilerici, devrimci güçlerin, sendikacıların, demokratik kitle örgütlerinin ertelenemez görev ve sorumluluğudur.
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu
13 Eylül ‘07