06.07.2008
06.12.2007 21:26

Fuat Ercan: “Yaşamı biz üretiyoruz demenin zamanı gelmedi mi?”

 

(06.12.07) - Fabrikalar, atölyeler ve tersaneler. Yaşamımızı yeniden üreten ama sistem tarafından görünmez kılınan yerler. Giydiğimiz, yediğimiz, bindiğimiz her şey ama her şey bu mekanlarda harcanan emekle gerçekleşirken, gözlerden ırak tutulan mekanlar. Cengiz, Günay, Bekir, Kenan, Hasan, Fatih ve Servet bu mekanda hayatlarını kazanırken, başkalarına hayatlar sunarken yaşamlarını kaybettiler. Bu isimleri ve ölümlerini ve dahası ölüm nedenlerini ne televizyonlarda ne gazetlerde ne de radyolardan duyduk. Üretim sürecinde harcadıkları emekleri ile patronların daha rahat yaşamalarını sağladıkça, patronlar daha fazla güzel yaşam ve daha fazla güvenlikli gelecek istiyorlar. Bu isteklerin ardı arkası gelmiyor. İstekler sömürü daha fazla sömürü anlamına geliyor ve bu istekleri karşılamak için sadece emekler harcanmıyor. Canlar da üretim sürecinde harcanıyor.

Yaşamı var eden ve güzelleştiren üretim mekanları ve emekçiler, yaşamlarını ürettikleri mekanlarda harcıyorlar. Harcanan her emek ve kaybedilen her can patronları daha bir güçlendiriyor. Buna dur demenin zamanı geldi de geçiyor bile.

Kapitalizmin acımasız işleyişinin en çok açığa çıktığı tersanede durum daha vahim ve dur demenin ilk duraklarından biri  tersanelerdir. Tersanede çalışmanın ne demek olduğunu çok erken yaşlarda taşeron bir firmaya çalıştığımda yakından izlemiştim değil bir fiil yaşamıştım. Dilovası’ndaki tersanede güvenlik olarak günde üç öğün yoğurt veriliyordu. Biz iki-üç çocuk ise geminin şimdi adını bilemediğim en altındaki küçücük odacıklarda yapılan kaynakları temizliyorduk. Elimize verilen küçücük lambalarla o karanlık ve derin kuyulara dalıyorduk. Demir pası ve karanlığı yutarak işgününü bitiriyorduk ya da işgünü sadece bedenimizden değil yaşama isteğimizden de birçok şeyi alıp götürüyordu.

Sadece tersanelerde değil, üretimin olduğu her yerde yaşamı biz üretiyoruz demenin zamanı gelmedi mi? Mücadelenin ilk aşaması "buraya çalışmaya geldik ölmeye değil"i haykırmak ve ve bu haykırışı örgütlemek olmalı. Bu haykırış örgütlendiğinde ancak emeklerin alınıp-satılan bir dünyanın yıkılmasına yönelik çabalar başlamış olacak.

2. Tersane İşçileri Kurultayı bu zamanı işaret eden başlangıçlarından biri olma umudu ile.


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3