04.12.2008
21.10.2007 20:44

Telekom işçileriyle grev süreci üzerine konuştuk...

 

“Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”

- Telekom işçileri 16 Ekim günü greve çıktılar. Siz grev sürecine ilişkin ne düşünüyorsunuz, süreci nasıl görüyorsunuz?

Ali Küçükoçkaya (Haber-İş 1 No’lu Şb. Sek.): Grevimizin 5. gününde demokratik kitle örgütleri, sendikalar, siyasi partiler, devrimci mücadeleye ve sınıf hareketine inanmış gazete ve dergilerden tüm dostlarımızla birlikte grevimizi devam ettirdik. Biz bu konuda başarılı olacağımıza da inanıyoruz. Üyelerimiz de aynı inançla hareket ediyor. Özellikle İstanbul’da greve %100 katılım var. Bütün oyunlara, tehditlere rağmen işçi arkadaşlarımız işverenin oyununa gelmedi, sendikasının yanında bu kavgayı sürdürüyor.

Türkan Aladağ (Haber-İş Anadolu Yakası Acıbadem Telekom Müdürlüğü Bilişim Ağları bölümü teknisyeni): Toplu sözleşme görüşmelerimiz 1 Mart itibariyle başladı ve 8 ay boyunca yürütüldü. Bu 8 ay boyunca elimizden gelen fedakarlığı sendika olarak gösterdik. Ancak olmazsa olmaz maddelerimiz vardı. Bunun en başında da “eşit işe eşit ücret” talebi yer alıyordu. Örneğin ben teknikerim ve yüksekokul mezunuyum. Ben 1300 YTL maaş alıyorum, benim durumumdaki teknik bir eleman ise 2200 YTL maaş alıyor. Aradaki bu ücret uçurumu ister istemez psikolojimizi de, işe olan motivasyonumuzu da bozuyor. 13 bin ilkokul mezunu arkadaşımız var. En çok canımızı sıkan da bu zaten. Yani bir yerde Türk Telekom yüksekokul mezunu olmamızdan kaynaklı bizi çalıştırmak ister ama 13 bin personel bizim belkemiğimizdir. Türk Telekom’un altyapısını oluşturan arkadaşlarımızdır. Onlara ne olacaksa bize de aynısı olsun istiyoruz. Ya onlarla ya da hiçbirimiz. Biz kesinlikle ve kesinlikle o arkadaşlarımızı yarı yolda bırakmayız. Bence buradaki amaç onları yoketmektir. Ama bu kurumun alt yapısını yapan onlardır. O yüzden sonuna kadar direneceğiz. Bir ay, iki ay veya üç ay olur ama şunu söylemek isterim ki bizde grev kırıcılığı olacağını sanmıyorum. Sonuna kadar devam edeceğiz.

- Şu anda Telekom işçisinin morali ne durumda?

Ali Küçükoçkaya: İşçilerin morali yüksek. Beklediğimizin daha da üzerinde bir moralle devam ediyor.

- Şu anda hizmet üretiliyor mu?

Ali Küçükoçkaya: Şu anda kapsam dışı personelle devam ediyorlar. Ancak bizim bölümlerde onlar çalışmadıkları için bizim esas işimiz olan şebeke işini yapamıyorlar. İdari kısımdalar ama onun da çok büyük bir ağırlığı yok.

- Greviniz Türk Telekom’un altyapısında ne gibi sorunlar doğuruyor veya doğurabilir?

Ali Küçükoçkaya: Yağmurun yağması ve doğal olaylarda Türk Telekom’un şebekesinin çökeceğine inanıyorum ben. Çünkü arızalar giderilmiyor ve sadece bilgisayardan düşürüp göstermelik işlem yapıyorlar. Yani bu iş iki veya üç gün daha uzarsa Türkiye’de ADSL ve buna bağlı çalışan alanlar hepsi çökecek.

- Arıza ihbarlarının her geçen gün arttığı söyleniyor ve bunun Türk Telekom şebekesi için büyük bir sorun olduğu ifade ediliyor. Teknik olarak grev süreci Türk Telekom’un yapısında ne gibi sonuçlar yaratabilir?

Türkan Aladağ: Şu anda arıza sıfırmış gibi gösteriyorlar. Arızaların istatistiğini aldım ve 19 Ekim tarihi itibariyle Türkiye genelinde 60 bin şebeke arızası var. Bunu öyle bir yapıyorlar ki sabunlayıp yok ediyorlar. Bunu vatandaşa hissettirmemeye çalışıyorlar. Bilişim ağlarında çalışıyorum, ADSL arızalarına bakıyorum ve şebekeyi de çok iyi biliyorum. Arıza OTB’ye geliyor ve kapatılıyor. Tabii ki bu birçok alanı (sağlığı, basını, emniyeti, hastaneleri, askeriyeyi) etkiler. Sorunun bir an önce çözülmesini istiyoruz. Biz Genel Başkanımız’ın da belirttiği gibi “vatan haini” değiliz. Gerçek vatan haini bu kurumu Fransız’a, Alman’a, Ürdünlü’ye satanlardır. Türk Telekom işçisi şu anda yabancı sermayenin altında eziliyor.

- Son olarak söylemek istedikleriniz...

Ali Küçükoçkaya: Son olarak şunu söylemek isterim ki, işçi sınıfının sorunlarıyla ilgilenen, sınıf harekinin özünü benimsemiş herkesi grevimizle dayanışmaya çağırıyorum. Sermayeye karşı sınıf mücadelesinin yanında olan, devrimci kişiliği taşıyan ve sosyalizme inanan tüm dostları greve destek vermeye çağırıyorum. Bu grevin de Türkiye’de bir kıvılcım yaratacağını düşünüyorum.

Türkan Aladağ: Vatandaşlarımız bize kesinlikle kızmasınlar. Onlar bizim kendi insanımız. Bizim yanımızda olsunlar. Bir de herkesten isteğim 121 Telekom arızaya kayıt bıraksın. Toplumsal anlamda sendikal örgütlenme ve örgütlenme yok edilmek isteniyor. Bu yüzden grevimize tüm sendikaların ,kitle örgüterinin destek vermesini istiyorum. Ben istiyorum ki benim çocuğum yarın öbür gün üniversiteyi bitirdiği zaman Türk Telekom’a girip asgari ücretle çalışmasın.

- Telekom greviyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Kıvanç Eliaçık (Genç-Sen sözcüsü): Telekom’daki toplu sözleşme sürecini uzun süre takip ettik. Telekom işvereninin uzlaşmaz tutumu yüzünden grev kaçınılmaz oldu. Greve destek veriyoruz ve Telekom işçilerinin kadro, sendika ve ücret konusundaki taleplerini destekliyoruz. Öğrenci arkadaşlarımızla grevin ardından kampüslerdeki Telekom santrallerini ziyaret ettik. 20 Ekim günü de toplu bir şekilde ziyarete gittik. Telekom grevi bütün Türkiye’yi etkileyen bir grevdir. İnanıyoruz ki ileriki günlerde grevle dayanışma daha da artacak. Özellikle bu asılsız sabotaj iddiaları gerçek dışıdır. Fiberoptik kablolar makasla kesilecek bir şey değildir. Bütün işçi ve emekçileri ise Telekom greviyle dayanışma içinde olmaya, Telekom işçisinin haklı taleplerini desteklemeye çağırıyorum.

Kızıl Bayrak/İstanbul

 


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4