21.11.2008
27.08.2007 20:44

Texim işçileri mücadeleyi yükseltiyor!

 

(27.08.07) - Merter'de kurulu bulunan, 13 ülkeye ihracat yapan, dikimhane, ütü-paket, modelhane ve kesimhane bölümleri olan Texim Tekstil Fabrikası’nda 400 işçi çalışıyor. Birkaç sokak yanında ise 200 işçinin çalıştığı Texim Triko işletmesi var. Texim’de her yıl gecikmeli de olsa yılda bir kez zam yapılıyordu. Ancak bu yıl 8. aya kadar hiçbir açıklama yapılmadı. İşçilerin zamlarla ilgili görüşme talebinde bulunması üzerine müdür işçileri yemekhaneye toplayarak sektörün yaşadığı krizi gerekçe gösterdi. "Euro 2 YTL'nin üzerine çıkana kadar zam yapmayacağım" dedi.

Sigortaların 6 ay boyunca 10'ar gün yatırılması, işçilerin sefalet ücretle çalıştırılması, maaş bordrolarının verilmemesi, zorunlu mesailere bırakılması, kimi zaman sabahlara kadar süren zorunlu mesailer ve mesai ücretlerinin sabahlamalar için %75 olması gerekirken %50, pazar günleri için ise %100 olması gerekirken %75 olarak hesaplanması, patronun işçiye çift kart kullandırarak mesai ücretlerini ve sürelerini yasadışı bir şekilde değiştirmesi, servisin geç gelmesine rağmen işçilerin ücretlerinden kesinti yapılması, şeflerin ve müdürlerin küfür ve hakaretleri, yoğun ve kötü koşullardan kaynaklı hastalanan işçilerin fenalaşmasına rağmen hala çalıştırılması, doktorun rapor vermemesi vb. sorunların yaşandığı Texim Fabrikası’nda zamların da yapılmaması üzerine 17 Ağustos günü işçiler hemen hemen her gün kaldıkları zorunlu mesaiye kalmadılar. İşçiler bu uygulamalara tepki göstererek 18.30'da iş bıraktılar.

Küçükçekmece İşçi Platformu olarak, kölece çalışma koşullarının dayatıldığı Texim işçileriyle röportaj yaptık. Röportajın Kızıl Bayrak gazetesinde yayınlanmasının ardından haberi ve röportajı fotokopisi ile çoğaltan işçiler içerideki işçilere ulaştırdılar. Texim işletmesinde işçiler 17 Ağustos gününden itibaren zorunlu mesaiye kalmama eylemini sürdürdüler.

TEXİM patronu 12 öncü işçiyi işten çıkardı!

Karşısında kararlı işçileri gören Texim patronu işçilere gözdağı vermek için 12 öncü işçiyi (birisi raporlu olduğu halde) işten çıkarttı. İçerideki kararlılığı kırmaya çalıştı. Çay saatlerinde işçilere çay, mesailere kalmayan işçilere ise servis verilmemeye başlandı.

"Kaybedecek hiçbir şeyimiz yok!"

Küçükçekmece İşçi Platformu olarak işçilerle yaptığımız toplantıda bu sorunların sadece Texim'de yaşanmadığını, tekstil sektöründeki tüm fabrikalarda aynı sorunların olduğunu vurguladık. Bu saldırıların ancak işçilerin birleşik mücadelesiyle püskürtülebileceğini söyledik. İşçi arkadaşlar da bugüne kadar sorunlar karşısında ses çıkarmadıklarını, her geçen gün sömürünün daha da fazla artarak yaşamlarını çekilmez hale getirdiğini ifade ettiler. Ve "Buradan çıkıp başka bir fabrikada da aynı sorunları yaşayacağımızı gördük" dediler. Bu yüzden bu sefer haklarını alıncaya kadar mücadele edeceklerini, kaybedecekleri bir şeyleri olmadığını belirttiler.

Toplantıda yasal-hukuki sürecin başlatılmasının yanısıra fabrikada yaşanan sorunları ve talepleri içeren bir bildiri çıkartmaya karar verdik. Bildirinin dağıtılmasının ardından değerlendirmek üzere aynı günün akşamı bir toplantı daha yapmaya  karar verdik.

"Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!"

24 Ağustos Cuma günü öğle tatilinde, işten atılan arkadaşların dayanışma çağrısının olduğu bildirileri Texim işçilerine ulaştırdık. Dağıtım sırasında işçilerin yoğun ilgisi ile karşılaştık. Bundan rahatsız olan Texim patronu, kolluk güçlerini çağırarak dağıtımı engellemeye çalıştı. Kolluk güçleri kararlı tutumumuz karşısında Texim yetkilisine bir şey yapamayacaklarını söylediler. Bizler de işçilerle sohbet ederek, öğle tatili bitene kadar dağıtımımızı sürdürdük.

Akşam çıkışta mesaiye kalmama eylemine katılan ve işten atılan işçilerle birlikte toplam 70 işçiyle toplantı yaptık. Öncelikle işçi arkadaşlarla bildiri üzerine bir değerlendirme yaptık. Tek tek işçiler fikirlerini belirttiler. Patronun baskıcı ve insanca yaşam koşullarından uzak bir çalışma ortamı dayattığını ve bu kötü koşullarda çalışmamak için ne gerekiyorsa yapacaklarını söylediler. Bizler de Texim işçilerinin bu mücadelelerinin meşru olduğunu, asıl haksız ve hukuksuz davrananın Texim patronu olduğunu söyledik. Platform olarak Texim işçilerinin yanında olduğumuzu ve her türlü desteği vereceğimizi vurguladık.

Ayrıca tekstil ve triko olmak üzere Merter'de toplam 600 işçisi olan Texim patronuna köle olmadığımızı, işçi olduğumuzu göstermemiz gerektiğini, buradaki hak arama mücadelesinin tüm fabrikaları da etkileyebileceğini görmek gerektiğini belirttik.

Toplantı sırasında işçiler o hafta izinde olup 27 Ağustos Pazartesi günü işbaşı yapacak olan 15 işçinin çıkışını verdiklerini söylediler.
Toplantı sonunda aşağıdaki kararları aldık:

* 27 Ağustos Pazartesi günü saat 12.30'da öğle tatilinde, çalışanların da katılabileceği bir basın açıklaması gerçekleştirerek, Texim'de yaşanan sorunların ve işçilerin dayanışmasının kamuoyuna duyurulması.

* İçerideki arkadaşların zorunlu mesailere kalmama eylemlerini sürdürmeleri.

* İşyeri komitesi oluşturarak her türlü saldırının daha örgütlü bir tarzda karşılanması.
Ayrıca KİP olarak bu süre boyunca iş yavaşlatma, yemek boykotu vb. eylemleri gerçekleştirmeyi söyledik ve bu tür eylemleri önerdik. Bildiri ve afiş gibi önerileri daha sonraki toplantıda netleştirmek üzere toplantıyı sonlandırdık.

"Köle değil işçiyiz, birleşince güçlüyüz!"

27 Ağustos sabahı basın açıklamasından önce işten atılan arkdaşlarla biraraya geldik. Sabah yaptığımız değerlendirmede, işten çıkarılması kararı alınan izindeki 15 işçinin sabah çıkarılmadığını ve işbaşı yaptıklarını öğrendik. Basın açıklamasını haber alan Texim patronunun normal koşullarda 12.30' da olan yemek paydosunu basın açıklamasına katılımı engellemek için saat 13.00'e aldığını öğrendik. Son bir durum değerlendirmesi yaparak her koşulda saat 12.30'da basın açıklamasını yapmaya karar verdik.

Texim önünde basın açıklaması

TEXİM işçilerinin taleplerini içeren dövizler ve "Köle değil işçiyiz birleşince güçlüyüz!/Texim işçileri" imzalı pankartı açarak fabrika önünde alkışlarla eylemi başlattık. "Texim işçisi yalnız değildir!", "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!", "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!" sloganları ile basın açıklamasına başladık. Texim'in sektördeki konumundan dolayı basının yoğun ilgisi ile karşılaştık. Açıklamada öncelikle Texim patronunun yasadışı uygulamaları teşhir edildi.

Açıklamada şunlar söylendi, “Bizler köle değiliz. Bizler insanca yaşam ve çalışma koşulları talep ediyoruz. Bunların bizlerin en doğal hakları olduğunu biliyoruz. Onun için bu haklarımızı elde etmek için sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız. Hak verilmez, alınır. Bizler de haklarımızı alacağız."

Açıklamanın sonuna yetişen Texim patronu can havliyle "Ben fabrikanın sahibiyim” diyerek kendisini basının önüne attı. "Burada işçilere haklarını veriyoruz. Benim işçilerimin hiçbir sorunu yoktur" dedi. Bunun üzerine işçiler sigorta primlerinin yatmadığını, zam istedikleri için işten atıldıklarını söylediler. Texim patronu sorulara cevap veremeyerek, "işçilerimi kışkırtanlar var, ben zam verecektim" dedi. Atılan ve basın metnini okuyan işçi arkadaşa dönerek "seninle konuşmadık mı?" dedi. Atılan arkadaş ise "evet zam için konuşmaya geldiğimde beni odadan attınız ya!" dedi. Bunun üzerine iyice yüzsüzleşen ve ne yapacağını şaşıran Texim patronu "olur böyle şeyler" dedi.

Bu sırada işçiler kararlı ve coşkulu bir şekilde "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" sloganını attı.

Biz dağılırken Texim patronu Haldun Boz "ben de basın açıklaması yapacağım" diyerek basını içeri davet etti.

Atılan arkadaşlarla öğle tatilinde yemeğe çıkacak işçi arkadaşları beklemeye başladık. Çıkan arkadaşlar büyük bir heyecanla yanımıza geldiler. Hemen 60 kadar işçiyle bir değerlendirme toplantısı yaptık. KİP olarak söz aldık ve Merter'de uzun zamandır böyle bir eylemin olmadığını, dostun düşmanın bile şaşırdığını söyledik. Şimdi daha fazla kenetlenmemiz gerektiğini, kölece çalışma koşullarına teslim olmayacağımızı ifade ettik. İçerideki arkadaşlara daha çok görevin düştüğünü söyeleyerek bu eylemin burada sona ermemesi, sürecin işyeri komitesi oluşturularak iş çıkışlarında alkışlı protestolar, yemek boykotu, iş yavaşlatma eylemi ile devam ettirilmesi gerektiğini söyledik. Yanısıra bu yasadışı uygulamaları teşhir eden ve Texim işçilerinin kararlılığını anlatan bildiri ve afişlerle bölgedeki tüm tekstil işçilerine çağrı yapma kararı aldık. Bu çalışmaların maddi yönünü karşılamak için ortak bir bütçe oluşturmaya karar verdik. Değerlendime konuşması ilgiyle dinlendi ve arkadaşlar da düşüncelerini belirttiler. Hemen ardından afiş ve bildiri için bütçe oluşturuldu.

Bugün yaşadığı eylemle birlikte Texim işçisi kendi öz gücünü görmüş oldu. Texim patronu işçilerin birlik olması ve ortak hareket etmesi sonucu köşeye sıkışmıştır ve korkmaktadır. Texim işçileri birlik oldukları koşullarında patronlarının ne kadar aciz olduğunu görmüşlerdir. Ayrıca Texim işçisi Merter'de kurulu bulunan ve Texim'le aynı koşullarda çalışan milyonlarca tekstil işçisinin talebini haykırarak, sesi soluğu oldu.
Texim işçisi bu onurlu mücadelesi önümüzdeki günlerde de sürdürerek işçilerin birliğinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterecektir.

Yaşasın TEXİM işçisinin mücadelesi!

İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!

Küçükçekmece İşçi Platformu

 

Eylemde okunan basın açıklaması metni:

Basına ve kamuoyuna!

Bizler Texim Fabrikası’nda çalışan 400 işçiyiz. Çoğumuz bu fabrikada çalışan 2-3 yıllık işçiyiz. Texim patronu bizleri yıllardır keyfi ve hukuksuz bir biçimde çalıştırıyor.

Bu keyfi ve hukuksuz uygulamaları şöyle sıralayabiliriz:

* Sigortalarımız 6 ayda 10’ar gün olarak yatırılıyor,

* Asgari ücrete yani sefalet ücretine çalıştırılıyoruz,

* Bordrolarımız verilmiyor,

* Zorunlu mesailere bırakılıyoruz. Kimi zaman sabahlara kadar çalıştırılıyoruz. Mesai ücretleri sabahlamalar için %75 olması gerekirken %50, Pazar günleri için ise %100 olması gerekirken %75 olarak hesaplanıyor,

* Servis geç geldiği koşullarda bizim ücretlerimizden kesinti yapılıyor,

* Şeflerin ve müdürlerin sürekli küfür ve hakaretlerine maruz kalıyoruz. Şeflerin ve müdürlerin sürekli küfür ve hakaretlerine maruz kalıyoruz. Şefler ve müdürler ağza alınmayacak küfürler savuruyorlar,

* Yoğun ve kötü koşullarda çalıştırılmamızdan dolayı hastalanan arkadaşlarımız fenalaşıp çalışamayacak halde olduklarında bile çalıştırılıyorlar,

* Hasta olduğumuz durumlarda bile doktor rapor vermiyor,

* Sabahlamalarde sürekli kahvaltı veriliyor.

Yukarıda belirttiğimiz ve örneklerini verdiğimiz gibi Texim patronu, biz işçileri keyfi, hukuksuz ve hiçbir kural tanımadan köle olarak çalıştırmak istiyor. Bu uygulamalara artık tahammül edemiyoruz/etmeyeceğiz. Bu uygulamalara karşı sesimizi yükselttiğimiz için Texim patronunun işten atma saldırına maruz kaldık. İlk olarak 22 Ağustos günü 11 işçi arkadaşımız işten atıldı. Üstelik bir işçi raporlu olduğu halde atıldı. İşten atma saldırısı yine devam ediyor. 24 Ağustos günü 18 arkadaşımız daha işten atıldı. Atılan arkadaşlarımızın ise tazminatları tam olarak ödenmiyor. Tazminatlar neredeyse üçte bir oranında ödeniyor.

Texim patronu bizleri hak-hukuk tanımadan keyfi bir şekilde işten attığı halde gerçeklere aykırı yalanlar söylemeyi de ihmal etmiyor. Güya biz işçiler kendi isteğimizle işten ayrılmışız. Bu kocaman bir yalandır.

Bir kez daha buradan ilan ediyoruz: Texim patronu keyfi ve hukuksuz bir biçimde davranıyor. Hak-hukuk tanımıyor. Bizlere köle muamelesi yapılıyor. Haklarımız verilmiyor.

Elbetteki bu uygulamalara sessiz kalamazdık. Bizler mesaiye kalmayacağız dediğimiz için akşam servisleri kaldırıldı. Çay molalarında artık çay verilmiyor. Ama bizler ne işten atma saldırısına ne de bir takım haklarımızın gaspedilmesine artık boyun eğmeyeceğiz.

Texim patronu bu saldırı ve baskılarla bizi yıldırmaya, birlik ve beraberliğimiz engellemeye çalışıyor. Ama artık biz haklarımıza sahip çıkmak konusunda kararlıyız.

Texim patronu bir taraftan “zor durumdayız, daralmaya gitmemiz zorunlu” diyor. Ama diğer taraftan da 200 işçinin çalışabileceği yeni bir triko bölümünü üretime açıyor. Demek ki Texim patronunun derdi başka. O kendisi için köle olarak çalışacak işçiler arıyor. Ama bizler bu köleliği kabul etmeyeceğiz. Bizlerin sırtından ve alınterimizden çalan, servetine servet katan Texim patronuna artık dur diyoruz.

Değerli basın emekçileri,

Bizleri köle değiliz. Bizler insanca yaşam ve çalışma koşulları talep ediyoruz. Bunların bizlerin en doğal hakları olduğunu biliyoruz. Onun için bu haklarımızı elde etmek için sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız. “Hak verilmez, alınır.” Bizler de haklarımızı alacağız.

Texim İşçileri

 


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30