17.12.2007 12:01
Güven Elektrik işçileri: “Sonuna kadar mücadele edeceğiz”
İşten atılan Güven Elektrik işçileri ve BMİS 2 No'lu Şube Başkanı Yılmaz Bayram'la direniş süreci üzerine konuştuk...
Güven Elektrik işçileri 2006 yılının Aralık ayından itibaren sendikal örgütlenme mücadelesine adım attılar, ancak patronunun işten atma saldırısıyla karşı karşıya kaldılar. Şimdi de fabrika içinde ve dışında direniş sürüyor.
Süreç hakkında ne düşünüyorsunuz?
İşten atılan Güven Elektrik işçisi Recep Çakmak...
Patron bize neden atıldığımızla ilgili herhangi bir şey bildirmedi. Sendikal mücadelemizden dolayı işten çıkartmayla karşı karşıya kaldık. Bir hafta oldu ve şu ana kadar üç arkadaşımız işten atıldı. Tabiiki bizim direnişimiz üç arkadaşımızla beraber devam ediyor. Bu sendikayı “ya içeri sokacağız ya içeri sokacağız!” Bizi işten atmasına rağmen arkadaşlarımızla mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz. Ve son olarak tüm arkadaşlarımızı bize destek vermeye çağırıyoruz. Şimdiye kadar sizler de bize destek verdiniz ama bu desteğin büyümesi gerekiyor. Tüm duyarlı basının direnişimize destek vermesini bekliyoruz. Bu konuda da yanımızda olduğunuz için size özel olarak teşekkür ediyoruz.
İşten atılan Güven Elektrik işçisi Zafer Tekşen...
Örgütlenme sürecimizi hemen hemen hiçbir problem yaşamadan tamamladık. Ufak tefek aksaklıkların dışında sağlıklı bir örgütlenme süreci yaşadık. Daha ziyade en son bizim atılmamız içerideki arkadaşlara daha büyük bir moral oldu. İçerisi ve dışarısıyla olan bağlılık son derece yükseldi. Eylemlerimiz kazanana kadar devam edecek. Kapının önünden ayrılmayacağız. Bugün üç arkadaşız yarın 5 de 15 de olabiliriz. Her ne olursa olsun direnmeye devam edeceğiz. Yağmur da yağsa kar da yağsa asla oradan ayrılmayacağız. Onurlu mücadelemizi, oradaki insanlara verdiğimiz namus sözünü sonuna kadar tutacağız. Sabah Birleşik Metal-İş Sendikası'nın merkez kurulunda kürsüden yaptığım konuşmada sendika yöneticilerimize de, DİSK'ten her türlü yardıma ihtiyacımız olduğunu belirttim. Gene kurulda konuşma hakkı vererek de bizleri destekleyeceklerini söylediler. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki, bu genel kurulda alınacak kararlar bizim toplu sözleşme talebimiz için de önemli bir yerde duruyor. Bir sonraki genel kurulda tabii ki Güven Elektrik işçileri olarak bugünkü misafir durumundan çıkarak, o gün delege konumunda yer alacağız. Bu olayların en başından beri içinde olan sizlere buradan bir kez daha çok teşekkür etmek istiyorum. Her gün her saat bizleri destekliyorsunuz. Ancak bunların diğer basın kuruluşlarına da yansımasını istiyorum.
İşten atılan Güven Elektrik işçisi Savaş Can...
Biz kendimizi kabul ettirinceye, işe dönüşleri sağlayıncaya kadar direnişimize devam edeceğiz. DİSK'i oraya sokana kadar bu eylemlerimiz sürecek. Duyduğum kadarıyla işveren giriş kapısına dışarıyla içerisinin buluşmasını engellemek için 3 metre büyüklüğünde taş kapı yaptırıyormuş. İşveren Çin seddi de yapsa Berlin duvarı da çektirse bizim için farketmez, biz o duvarları aşmasını çok iyi biliriz. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Yeter ki birlik ve beraberlik içerisinde tek yumruk ve tek ses olalım. Sendikamız sonuna kadar arkamızda ve bundan sonra da mücadeleye devam edeceğiz.
BMİS 2 No'lu Şube Başkanı Yılmaz Bayram...
Güven Elektrik işyeri bu örgütün olmazsa olmazlarından...Yaklaşık 1,5 yıldır Güven Elektrik'te bir mücadele veriyoruz. Orada gerçekten 12 Eylül'den beri sınıfın beklentisi DİSK'li olma beklentisidir. Bundan 3 yıl önce sarı ve gangster sendika Türk-Metal'e giderek insanlar örgütlenme çalışması ve faaliyetinde bulunmuşlar. Ancak her zaman malum olan anlayışla oradaki 100-150 arkadaşımız örgütlenme aşamasında işten çıkarılmış. Bizim de 1,5 yıl önce başlattığımız çalışmada işverenin saldırganlıkları halen artarak devam ediyor. Güven Elektrik'te 1,5 yıl önce başlattığımız mücadele biraz sıcak günler yaşıyor. Siz de takdir edersiniz ki 3 tane militan, inançlı arkadaşımızı yani politik görüşleri ne olursa olsun sınıfsal olarak sendikal kültür noktasında inançlı arkadaşlarımızı tespit edip attılar. Dolayısıyla şubede tek profesyonel yönetici olmama rağmen zamanım olduğu sürece, günde birkaç defa giderek ziyaret ediyorum. Biraz önce arkadaşımızın kürsüden ifade ettiği gibi sadece beylik laflar ederek değil bizzat işverenin kapısında arkadaşlarla kavga ederek mücadelemizi yürütüyoruz.
Geçtiğimiz günlerde işveren işkolu itirazında bulundu...
Yani hukuki aşamada şube olarak yapacaklarımız merkezi düzeyde ve konfederal yapıda temyiz aşamasına asılmalarını söylemektir. Ama onun ötesinde biz kavgamızı her geçen gün kapının önünde taçlandırarak bitirmek durumundayız. Sınıf mücadelesi işverenin söylediği gibi “sokaktaki insanların” mücadelesi. Biz de 300 kişinin önünde işçi arkadaşlara işvereni yuhlattırarak “DİSK demek Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu demek. 1960'lı yıllarda DİSK'in ortaya çıktığı koşullar ihanet ve sarı sendikal anlayışa karşıydı. Dolayısıyla bizim mücadeleyi sokakta kazanma gibi bir derdimiz var. İşveren bizim sokakta olduğumuzu ifade ederek doğru bir iş yaptığımızı söylüyor. Sonuç olarak orada biz her zaman varolacağız. Ve ben orada tek başıma şube olarak olmadığımı biliyorum. Sınıf dostlarımız oraya her geldiğinde, dergi ve siyasi çevredeki arkadaşlarımız geldiklerinde, sınıf dostlarının kimler olduğunu açık olarak deklare ediyorum. Eğer başarı olacaksa ve sınıfsal bir ivme kazanılacaksa tüm herkesin ortak başarısı olacaktır. Kısacası orada sınıf dostlarına ihtiyacımız olacak.
Kızıl Bayrak/İstanbul