03.02.2008 19:41
SSGSS karşıtı Adana mitingine 3 bini aşkın işçi ve emekçi katıldı...
“Sağlık haktır, gaspedilemez!”
(03.02.08) - SSGSS saldırısına karşı toplumun birçok kesiminden tepkiler yükselmeye devam ediyor. Bugün Adana’da sendikalar, meslek odaları, reformist ve düzen partileri ve ilerici ve devrimci güçlerin katılımıyla “Herkese sağlık güvenli gelecek için yürüyoruz!” mitingi gerçekleştirildi. Uzun bir süredir tartışmaları ve çalışmaları devam eden miting, bugün 3 bini aşkın işçi ve emekçinin katılımıyla coşkulu bir atmosferde gerçekleşti.
Onbinlerce ortak bildiri ve afişlerle çağrısı yapılan miting, saat: 12.00’de Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu önünde kitlenin toplanması ve çevre illerden gelen emekçilerle buluşmasıyla başladı. Ardından pankartlar açılarak ve düzenli kortejler eşliğinde Uğur Mumcu Meydanı’na doğru yürüyüşe geçildi. Mitinge GSS karşıtı sloganlar hakimdi. AKP’nin yürüttüğü saldırı politikalarına karşı işçi ve emekçiler “Sağlık haktır, gaspedilemez!”, “AKP sağlıktan elini çek, sağlıkta tasarruf ölüm demektir!”, “Savaşa değil sağlığa bütçe!” sloganları attılar.
Yürüyüş en kitlesel katılımı Eğitim-Sen şubeleri ve KESK oluşturdu. Mitingin örgütleyicilerinden olan DİSK zayıf bir katılım sağladı. Öte yandan Türk-İş’in SSGSS karşısındaki işbirlikçi tutumuna rağmen Adana Tüm-Tis, Adana Tek Gıda İş, YOL-İş Mersin, Petrol-İş Mersin ve Kristal İş’in mitinge kendi pankartlarıyla katılmaları anmalıydı.
Tüm katılımcıların miting alanına girmesiyle program başladı. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’daki patlamada ölen 21 kişi için saygı duruşuyla başlayan miting programı tertip komitesi başkanı Eğitim-Sen Şube Başkanı Güven Boğa’nın ortak metni okumasıyla devam etti.
Okunan metinde şunlar söylendi:
“Emekçileri kendi gündemlerinin peşine takmak isteyenlere inat, kendi hak ve çıkarlarımızı ısrarlı bir şekilde savunduğumuzun göstermek için buradayız. Emeğin birleşik mücadelesini dosta, düşmana göstermek için buradayız. SSGSS yasa tasarısı reform değil kazanılmış haklara saldırıdır.”
Susurluk’ta açığa çıkan çetelerin halen varlığını sürdürdüğü ve birbirleriyle bağlantılı olduğuna vurgu yapılan konuşmada şunlar söylendi:
“Ergenekon operasyonunun sanıklarının bir çoğu bir süre sonra, vatan millet için cezaevine girip 'çile çekmiş kahramanlar' olarak salıverilecektir. .. kaldı ki Türkiye’de çete organizasyonları sadece Ergenekon gibi organizasyonlardan ibaret değildir."
Ülkenin gündeminde yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik gibi pek çok problem varken, bütün bunlarla beraber hergün aydınlar yazarlar katlediliyorken, Kürt halkı üzerindeki baskı politikaları devam ediyorken, özgürlük kavramının sadece türban için kullanılması eleştirildi ve “bizler bir türbanla mı özgürleşeceğiz” denildi.
TEKEL’in özelleştirilmesine karşı başlatılan mücadelenin selamlandığı konuşmada, 400 Yörsan işçisinin direnişini devam ettirdiği vurgulandı. Kitlenin “YÖRSAN işçisi yalnız değildir!” sloganlarıyla karşıladığı konuşma, grevlerinin 700’lü günlerine yaklaşan SCT Turbo işçilerinin direnişinin tıpkı Novamed gibi işçi ve emekçilere moral verdiği söylendi.
Konuşmada İstanbul’da meydana gelen patlamada ile ilgili olarak ta şunlar söylendi: “Patlayan bombalar dinmek, kaza denilen cinayetler bitmek bilmiyor. Bombaların pimini çeken kapitalizm ve onun gözünü kâr hırsı bürümüş kurumlarıdır. “
Güven Boğa’nın ortak metni okumasının ardından DİSK Bölge Bakanı Kemal Aslan bir konuşma yaparak saldırılara karşı ortak mücadele çağrı yaptı. Aslan’ın ardından TTB Genel Sekreteri Altın Ayaz bir konuşma yaptı ve GSS’yi teşhir etti. “Reform dedikleri patronların cebini doldurmaktır” diyen Ayaz, sağlık tekellerinini beslenmek istendiğini, hükümetlerin her “reform” dediklerinde emekçilerin yaşamlarının daha da kötüye gittiğini belirtti. “Türban gericiliğin sembolüdür” diyen Ayaz gündemde yoğun olarak tartışılmasını eleştirdi.
Altın Ayaz’ın ardından KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul bir konuşma yaptı. “Herkese sağlık güvenli gelecek diyenlere merhaba” diye sözlerine başlayan Tombul saldırıları teşhir ederek mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
Miting bir işçinin okuduğu şiirle devam etti. Şiirin ardından SCT Turbo işçileri adına işyeri temsilcisi Erdinç Tömük kitleyi selamlayan bir konuşma gerçekleştirdi.
Miting en son Halkevi müzik topluluğunun sunduğu müzik dinletisi ile son buldu.
Mitinge KESK’e bağlı sendikalardan, Adana, Mersin, Antep, Hatay, Niğde, Düziçi, Dörtyol Eğitim-Sen şubeleri, SES, BES, BTS, ESM, DİSK’e bağlı sendikalardan Genel-İş, DİSK/Tekstil, Dev Sağlık-İş, BMİS Mersin, Türk-İş’e bağlı sendikalardan Tek Gıda-İş, Tüm-Tis, Yol-İş Mersin, Petrol iş Mersin, Kristal-İş Mersin katıldı.
Meslek Odaları’ndan TMMOB Adana ve TMMOB Antep, Adana Tabip Odası, Antep-Kilis Tabip Odası, Adana Eczacılar Odası mitingde pankart açan kurumlardandı.
Eğitim- İş’te açtığı pankartla miting katılımcıları arasındaydı.
Mitinge Alevi Bektaşi Birlikleri, Alınteri, Atak, BDSP, ÇHKM, DHP,ESP,HÖC, Kurtuluş, Mücadele Birliği, Partizan, Halkevleri, TÖP, 78’liler Girişimi Devyol-Yaşam, EMEP, TKP, SDP, ÖDP, DSP, CHP ve SHP pankartlarıyla katıldılar.
Komünistler eyleme “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!/BDSP” imzalı pankart ve flamalarıyla katıldılar.
Kızıl Bayrak / Adana