05.07.2008
27.02.2008 13:58

Belediye-İş’ten eylem

 

(27.02.08)-  Belediye İş Sendikası İstanbul 1-2-3 Nolu Şubeler, Tuzla tersanelerindeki iş cinayetlerini ve GSS saldırısını protesto etmek amacıyla, bugün saat 12.00’de Belediye-İş Sendikası’nın Aksaray'da bulunan binası önünden Bölge Çalışma Müdürlüğüne kadar bir yürüyüş gerçekleştirdiler.

“Patronların kâr hırsına kurban ediliyoruz!/Belediye-İş 1-2-3 Nolu Şubeler” imzalı pankartı ve “Birlik, mücadele, zafer!”, “İşçi katliamına son!”, “Sağlık haktır satılamaz!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz1”, “Güvenceli iş güvenceli yaşam!” dövizlerinin açıldığı eylemde işçiler sloganlarla yürüyüşe geçtiler. 

Belediye işçilerinden genel greve çağrısı

Yürüyüş ve eylem boyunca işçiler sınır ötesi operasyonlardan, tersanedeki iş cinayetlerine, kıdem tazminatının gaspedilmesinden genel greve çağrı yapan sloganlarla sokakları çınlattılar...

İstanbul Bölge Çalışma Müdürlügü önüne gelindiğinde, Belediye-İş 3 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Ayrılmaz bir konuşma yaptı. Ardından Belediye-İş adına açıklamayı 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Gülüm yaptı.

Patronun cenneti, işçilerin sömürü cehennemi!

Gülüm, patron için sömürü cenneti olan tersanlerin işçilerin için cehennem olduğunu, 7 ayda 18 işçinin iş cinayetine kurban verildiğini, yasal düzenlemelerin yapılmağından yeni iş cinayetlerinin devam edeceğini ifade etti.

ABD’nin politalarına alet olmayalım!

Gülüm, Türkiye gündeminin türban ve sınırötesi operasyona kilitlendiğini, ülkede başka şeyler olduğunu ama bunların gözardı edildiğini ve ilginin başka yerlere çekildiğini, ülkede kardeşçe, barış içinde yaşamak varken kan ve gözyaşının neden olduğunu ve Amerikanın Ortadoğu’daki çıkarlarına alet olmamız gerektiğini vurguladı. 

Ya kazanacağız, ya da tümden kaybedeceğiz!

Gülüm’ün yaptığı açıklma şu sözlerle sona erdi:

“Ülkemide yaşanan bu sıcak gündemlerin yanısıra, geleceğimizde tartışılıyor. Sosyal güvenlik ve sendikalaar yasası, bir de kıdem tazminatı denilebilir ki; elimizde kalan ve tek kazanımımızdır. Bu nedenle, gün sokakları ısındırmanın günüdür. Başta kıdem tazminatı için sosyal güvenlik yasasının meclisten geçmemesi için, özelleştirme adı altında satılan değerlerimizi dur demek için, bir karar sürecinden geçiyoruz. Ya kanacağız yada tümde kaybedeceğiz.

Başta konfederasyonlar ve sendikal yönetimler olmak üzere, sorumluluk sahibi olan herkes, mevcut durumu idare etmeyi bırakacak, tarihsel sorumluluğuna uygun davranak zorundadır. Ya sermayenin çıkarları, yada temsilettiklerimizin çıkarları deyip, açık ve net bir duruşu ortaya koyma zamanıdır.”

Eylemde “Tuzla işçisi yalnız değildir!”, “Kaza değil iş cinayeti!”, “Kıdeme uzanan eller kırısın!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “Sokağa eyleme genel greve!”, “Suskun Türk-İş istemiyoruz!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Savaşa değil işçiye bütçe!”, “İşçi kıyımına son!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” sloganları atıldı

Eylemlere çağrı!

Basın açıklamasından sonra Gülüm, Tuzla’ya tersane işçilerini ziyaret etmeye ve 28 Şubat günü SSGSS karşıtı eyleme çağrı yaptı. Ardından eyleme katılan İlbek işçileri adına bir konuşma yapıldık ve eylem sona erdi.

Kızıl Bayrak / İstanbul


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3